WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2022/1804 E.  ,  2023/3077 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki inançlı işleme dayalı tapu iptal ve tescil, ikinci kademede tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ve dava dışı ...'ın, 109 ada 2 parsel sayılı taşınmazı satın almak için satıcı ...'a 25.05.2001 tarihinde 2.500.000 TL ödediklerini, davalı kardeşleri .... tarafından devri yapılacağı inancı ile taşınmazın davalı adına tescil edildiğini, imar ifraz işlemi neticesinde 109 ada 2 parselin, 122 ada 1 parselin 64/2400 hissesi ile 131 ada 3 parselin 1887/2400 hissesi olarak değiştiğini, 131 ada 3 parselin imar uygulaması sonucu oluşan 513/2400 hissesi için ... ile anlaşılıp 10.02.2010 tarihinde 25.000,00 TL verildiğini ve taşınmazların tapusunun, inançlı işlem kapsamında davalı adına tescil edildiğini, satış işlemini gerçekleştiren malik tarafından satış sırasında alınmış 25.05.2001 ve 10.02.2010 tarihli belgelerde de görüleceği üzere ..., ...’ın talebi ...’ın muvafakati ile inançlı işlem kapsamında ... adına tescil işlemlerini davaya konu parseller için gerçekleştirdiğini, zaman içerisinde davalının tapuda devre yanaşmadığını belirterek 122 ada 1 parsel ile 131 ada 3 parselin payı nisbetinde tapusunun iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile kardeşi ...'ın atölye işletmeye başladığını, ... isimli şahıs ile tanışıp bu şahsın hayvan çiftliğinin çatı işleri, yemek şirketinin fabrikasının yapımı gibi işleri yaptıklarını ve bunun karşılığı olarak dava konusu arsanın teklif edildiğini, arsanın müvekkili adına tescil edildiğini, davacının bu dönemde askerlik görevini ifa ettiğini, asker dönüşünde de .... fabrikasında çalıştığını, müvekkili ve ...'ın işlettiği atölyede hiç bulunmadığını, ilerleyen zamanda müvekkili ve ...'ın işleri birlikte yürütememesi üzerine müvekkilinin şirketten ayrılmak istediğini, şirketteki hissesine karşılık da 109 ada 2 parseli aldığını, 131 ada 3 parseldeki ... hissesini ise 35.000,00 TL ödeyerek satın aldığını, davacı ya da kardeşi ...'ın bu devirde hiçbir para ödemediğini, inançlı işlem anlaşması olduğu iddia edilen belgelerde ne müvekkilinin ne de davacının imzasının bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı istinafı
1. Tanık ...'ın beyanlarının dikkate alınmadığını, 25.05.2001 tarihli ve 10.02.2010 tarihli satıcı Yılmaz Savurgandan alınmış olan belgelerde de belirtildiği üzere inançlı işlem kapsamında bu parsellerdeki taşınmazlar davalı ... adına tescil edildiğini,

2. İnançlı işlem hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil davasının kabulü gerekirken yerel mahkemece red kararı verilmiş olması sebebiyle kararın kaldırılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

2. Davalı İstinafı
Davalı vekili, dava değeri üzerinden davalı lehine hesaplanan vekalet ücretinin eksik olduğu gerekçesiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; tanık ...'ın beyanlarının hükme esas alınmamasının hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, inançlı işlem kapsamında dava konusu tapuların davalı ... adına tescil edildiğini, 25.05.2001 tarihli ve 10.02.2010 tarihli satıcı ...'dan alınmış olan belgelerde de belirtildiği üzere inançlı işlem kapsamında bu parsellerdeki taşınmazların davalı ... adına tescil edildiğini, istinaf mahkemesinin ''... Telefon görüşmeleri delil olarak kabul edilemez...'' gerekçesine katılmadıklarını, ayrıca yerel mahkeme tarafından vekalet ücretinin fazla hesaplandığını beyanla hükmün bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, inançlı işleme dayalı tapu iptal ve tescil, ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. İnançlı işlemde inanılan, hakkını kullanırken kararlaştırılan koşullara uymayı, amaç gerçekleşince veya süre dolunca hak veya nesneyi tekrar inanana (veya onun gösterdiği üçüncü kişiye) devretmeyi yüklenmektedir. İnançlı işlem, kazandırmayı yapan kişiye yani inanana belirli şartlar gerçekleşince, kazandırmanın iadesini isteme hakkı sağlayan bir sözleşmedir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde bunun dava yoluyla hükmen yerine getirilmesi istenebilir.

3. İnanç sözleşmesi, 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak, yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır.

4. Açıklanan nitelikte bir yazılı delil bulunmasa da, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yeterli sayılmamakla beraber bunun vukuuna delalet edecek karşı tarafın elinden çıkmış (inanılan tarafından el ile yazılmış fakat imzalanmamış olan bir senet veya mektup, daktilo veya bilgisayarla yazılmış olmakla birlikte inanılanın parafını taşıyan belge, usulüne uygun onanmamış parmak izli veya mühürlü senetler gibi) “delil başlangıcı” niteliğinde bir belge varsa 6100 sayılı HMK’nın 202 nci maddesi uyarınca inanç sözleşmesi “tanık” dahil her türlü delille ispat edilebilir.

5. Yazılı delil veya “delil başlangıcı” yoksa inanç sözleşmesinin ikrar (HMK m.188) yemin (HMK m.225 vd) gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır. Davacının yemin deliline dayanması halinde hakimin davacıya bu hakkını hatırlatması gerekir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.12.2015 tarihli, 2014/14-516 Esas, 2015/2838 Karar sayılı kararı da bu doğrultudadır.)

İnanç sözleşmesinden doğan davalar için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden Borçlar Kanunu'nun 125 inci maddesi hükmü gereğince inanç sözleşmesinden kaynaklanan davalarda zamanaşımı süresi on yıl olarak kabul edilmektedir.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.