7. Hukuk Dairesi 2022/1746 E. , 2023/3583 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/150 E., 2021/1369 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/278 E., 2019/258 K.
Taraflar arasındaki tapu kaydındaki şerhin terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; duruşma isteminin davanın niteliği gereği reddine karar verilerek; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşma isteminin davanın niteliği gereği reddine karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında daha önce görülen Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.04.2009 tarih ve 2008/189 Esas ve 2009/130 Karar sayılı kararı ile Antalya ili, Kundu Köyü, 12803 ada 1 parsel sayılı imarlı arsa niteliğindeki taşınmazda müvekkili adına kayıtlı 139213/3932260 hissenin tapu kaydının iptali ile davalı Ant İnşaat. Taah. Ltd. Şti. adına kayıt ve tesciline karar verildiğini, kararın Yargıtay incelemesinden geçerek 11.12.2010 tarihinde kesinleştiğini, bu karar uyarınca Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından tapu kaydına İİK'nun 28 inci maddesi uyarınca şerh konulduğunu, kararın kesinleşmesine rağmen davalının tescile yönelik işlem yaptırmadığını aradan geçen zamanda taşınmazın bulunduğu alandaki imar düzenlemesinin 2011 yılında iptal edildiğini, imar düzenlemesinin iptal edildiği dönemde müvekkili şirketin davalının hak kazandığı hisse dışında, Kundu köyü 12791 ada 2 parsel, 12799 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6 ve 7 parsel ve 11 numaraları imar parsellerinin de maliki olduğunu, imar planının iptal edilmesi ile birlikte davalının mahkeme ilamı ile hak sahibi olduğu 12803 ada 1 parsel ile müvekkiline ait Kundu köyü 12791 ada 2 parsel, 12799 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6 ve 7 olan parsellerdeki hisselerin imar öncesindeki halleri olan 865 parsele geri döndüğünü, yine müvekkilinin hissedar olduğu Kundu köyündeki 12799 ada 11 parseldeki hissenin de eski hali olan 866 parsele geri döndüğünü, davalının da aynı bölgede başkaca taşınmazları bulunduğundan yapılan geri dönüşüm işlemleri sonucunda davalının da davacı ile birlikte 865 parsel sayılı taşınmaza hissedar edildiğini, imar düzenlemesinin iptalinden sonra da davalı şirketin mahkeme ilamını infaz ettirmediğini, bu kez 2013 yılında Aksu Belediyesi tarafından yeni imar düzenlemesi yapıldığını, müvekkilinin 865 parseldeki hissesinin yeni imar düzenlemesi neticesinde 12804 ada 4 parsel sayılı taşınmaza ve 12791 ada 7 parsel sayılı taşınmazlara intikal olduğunu, müvekkilinin 866 parsel sayılı taşınmazdaki hissesinin ise yine 12804 ada 4 parsel sayılı arsada hisse olarak tapuda kayıtlı olduğunu, mahkeme ilamı ile davalı adına tescili gereken payın yüzölçümü 319,90 m2 olduğu halde İİK'nun 28 inci maddesi gereğince konulan şerhin yeni oluşturulan 12804 ada 4 parsel sayılı arsadaki davacıya ait 698,07 m2 yüzölçümündeki hisseye ve 12791 ada 7 parseldeki 20.575,55 m2'lik arsanın tamamına konulduğunu, bahse konu ilam nedeniyle İİK'nun 28 inci maddesi şerhinin müvekkili adına kayıtlı olan 12804 ada 4 parsel sayılı taşınmazın 698,07 m2'lik hissesi üzerine 319,90 m2'lik kısım için nakil ve tescilinin gerektiğini, müvekkilinin bu şekilde mağdur olduğunu belirterek; 12791 ada 7 parsel sayılı taşınmazdaki ve 12804 ada 4 parsel sayılı taşınmazdaki 3908,55 m2'lik hissesi üzerindeki şerhlerin iptali ile tapu kayıtlarından terkinine, şerhin Antalya ili, Aksu ilçesi, Kundu Köyü 12804 ada 4 parseldeki davacı adına kayıtlı bulunan 23269/158963 payına tekabül eden 698,07 m2'lik hissenin 319,90 m2 lik kısmına ilişkin geçerli ve sınırlı olmak üzere tapunun beyanlar hanesine şerh edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 12803 ada 1 numaralı parselde bulunan İİK'nun 28 inci maddesi şerhinin tarafların muvafakatı olmadığından 865 parselin gittiği tüm imar parsellerine taşındığını, bu durumun tapu mevzuatı gereği olduğunu, hukuka aykırı herhangi bir işlemin yapılmadığını, davanın haksız ve yersiz yere açıldığı belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Aksu ilçesi, Kundu Mahallesinde bulunan 12803 ada 1 parsel sayılı taşınmazın imar uygulamasının iptal edilmesi üzerine bu taşınmazdaki davacı hissesinin geldi parseli olan eski 865 parsele geri döndürüldüğü ve belediye tarafından yapılan parselasyon sonucunda bu kez 865 parselin imar uygulamasıyla oluşan 127091 ada 7 parselde davacının tam hissedar olduğu, 12804 ada 4 numaralı parselde de 23269/158963 (698,07 m2) ile davacıya hisse tahsisi yapıldığı, Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/189 Esas sayılı dosyasına istinaden 28 madde şerhinin 12803 ada 1 numaralı parselin gitti parseli olan 12791 ada 7 ve 12804 ada 4 parseldeki davacı şirket paylarına aktarıldığı, yapılan bu aktarmanın tapu mevzuatına uygun olduğu, davalının muvafakatı olmadan bu şerhlerin tamamının davacının da hissedar olduğu 12804 ada 4 parsele aktarılmasının mümkün olmadığı sonuç ve kanatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunda imar uygulaması öncesi 865 sayılı kadastro parselinin mülkiyet durumu, davalının bu parselde hissedar olduğu hususları hiç değerlendirilmeksizin ezbere görüş beyan edildiğini, davalının mahkeme ilamını imar uygulaması iptal edilmeden önce tescil ettirmiş olsa idi söz konusu hisse ile başka yerlerden geldi parselde toplanan hisseleri ile birleştirileceğini, bilirkişi raporunda ikinci ihtimal olarak belirtilen, davacının ve davalının zaten pay sahibi oldukları 12804 ada 4 parselde davacının dava konusu hissesinin davalık olan kısmı alınıp yine aynı taşınmazda hissedar olan davalının hissesi ile birleştirilmesi gerektiğine yönelik görüş yapılması gereken isabetli uygulama olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda atlanan hususun, mahkeme ilamı ile tapu kaydının iptaline karar verilen davacı hissesinin bulunduğu 12803 ada 1 parselin imar uygulamasının iptali sonrası döndüğü 865 sayılı kadastro parselinde davalının da şahsi hissesinin bulunduğu hususu olduğunu, davalının 865 parseldeki şahsi hissesinin bir kısmının 12804 ada 4 parsele tevzi edildiğini, davalı mahkeme ilamını vaktinde uygulatıp adına hisseyi tescil ettirmiş olsa idi, şerhli hisseyle birlikte 865 parseldeki kendi hissesi 12804 ada 4 parselde birleşerek bu taşınmaza intikal edeceğini, davalının 865 parselde bizzat sahibi olduğu dava dışı 21596 m2’lik hissenin yeni oluşturulan 12804 ada 4 parsel sayılı arsada 162,27 m2’lik hisse ile 12782 ada 2 parsel, 12799 ada 12 parsel sayılı taşınmazlarda muhtelif hisseler olarak tevzi edildiğini, davalının kazandığı ve “davalıdır şerhinin konulmasına sebep olan Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/189 sayılı kesinleşmiş mahkeme kararını tescil ettirmediğini, bunu bilerek ve kötüniyetli olarak yaptığını, kararın gerekçesinde belirttiğinin aksine müvekkilinin davalının muvafakatı ile bağlı olmadığını, zaten davalının kötüniyetli olarak sırf davacıyı mağdur etmek için şerhi kaldırmadığını, gerekçede belirtilen hususların hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, davalının tescil etmemesi nedeniyle kalkmayan ve imar uygulaması ile müvekkiline ait olan taşınmazların yüzölçümünün 12791 ada 7 parselde 20.575,55 m2, 12804 ada 4 parsel 4768.89 m2 olduğunu, şerh konusu olan miktarın ise bunun yüzde 1.3'üne karşılık geldiğini, bu yüzde 1.3'lük şerhin davacıyı satımda, ipotek koymada …vs zora soktuğunu, davacının mülkiyet hakkını kasıtlı olarak kısıtlanması ve taraflar haricindeki 3 üncü iyiniyetli şahısların hakkının da korunmamasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesine göre hakkın kötüye kullanılması olduğunu, şerhin müvekkilinin tam malik olduğu 20.575 m2'lik 12791 ada 7 parselden kaldırılarak davalı ile birlikte hissedar olunan ve değeri daha fazla olan köşe başı parsel niteliğindeki 12804 ada 4 parsele konulmasının esasen davalının lehine olduğunu, herhangi bir hak kaybına da sebebiyet vermeyeceğini, bilirkişi raporuna itirazları üzerine mahkemenin ek rapor almadığını, itirazlarının değerlendirilmediğini belirterek kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporu ve ekli kroki incelendiğinde davacının hali hazırda malik olduğu 12971 ada 7 parsel ve 12804 ada 4 parsel sayılı taşınmaz ile Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.04.2009 tarih ve 2008/189 Esas ve 2009/130 Karar sayılı ilamına konu 12803 ada 1 parsel sayılı taşınmazın fiilen farklı yerlerde olduğu, aralarında fiilen irtibat kalmadığı, Tapu Sicili Tüzüğü’nün 64 üncü maddesinde belirtildiği üzere söz konusu şerhin hangi taşınmaz üzerinde devam ettiğinin hukuken ve teknik açıdan belirlenemediğinden şerh kaydının yeni oluşan taşınmazların sayfalarına aynen nakledildiği, söz konusu hükmün de henüz infaz edilmediği anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair yazılı şekilde karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesindeki sebeplerle temyiz talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıya ait taşınmazların tapu kayıtlarında yer alan şerhlerin terkini ile davalının payı oranında tek taşınmaz üzerinde tesis edilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İcra ve İflas Kanununun 28 inci maddesi, Türk Medeni Kanununun 1010 uncu maddesi, Tapu Sicili Tüzüğünün şerhler ve beyanların taşınmasına ilişkin 64 üncü maddesi
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!