7. Hukuk Dairesi 2022/1644 E. , 2023/2902 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/355 E., 2017/319 K.
KARAR : Davanın kabulü
KANUN YARARINA TEMYİZ EDEN : Adalet Bakanlığı
Taraflar arasında, İlk Derece Mahkemesinde görülen muhdesat aidiyetinin tespiti davasında davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf incelemesinden geçmeden kesinleşen İlk Derece Mahkemesi kararının kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan...'nun tarafların üvey annesi olduğunu, babaları...'nın ölümü ile taraflara Aktekke Köyünde 3 parça taşınmaz miras kaldığını, bu taşınmazlardan 169 ada 7 parsel üzerinde müvekkillerinin inşaatı devam eden iki ayrı ev bulunduğunu, bu evleri şantiyelerde çalışarak ve makine operatörlüğü yaparak kazandıkları paralar ile yaptırdıklarını, ...'nun bu 3 parça taşınmazlardaki paydaşlığın giderilmesi için Bafra Sulh Hukuk Mahkemesinde 2015/1005 Esas sayılı davayı açtığını, bu davada bilirkişinin düzenlediği krokide davacı ...'nun yaptığı binayı 1 No.lu bina, Hasan Nemlioğlu'nun yaptırdığı binayı ise 2 No.lu bina olarak gösterdiğini, açıklanan nedenlerle Bafra Sulh Hukuk Mahkemesince paydaşlığın giderilmesi davasında yapılan keşifte Fen Memuru bilirkişisi tarafından düzenlenen rapor krokisinde 1 No ile gösterilen binanın ... adına, 2 No.lu binanın Hasan Nemlioğlu adına tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Yakup Nemlioğlu 10.10.2016 tarihinde sunduğu cevap dilekçesinde; davayı kabul etmiştir.
2. Davalı Fatma Nemli 05.10.2016 tarihinde sunduğu cevap dilekçesinde; davayı kabul etmiştir.
3. Davalı Asiye Ünlü 06.10.2016 tarihinde sunduğu cevap dilekçesinde; davayı kabul etmiştir.
4. Davalı Sabri Nemlioğlu 03.10.2016 tarihinde sunduğu cevap dilekçesinde; davayı kabul etmiştir.
5. Davalı Emine Süleymanoğlu 06.10.2016 tarihinde sunduğu cevap dilekçesinde; davayı kabul etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne; Samsun ili, Bafra ilçesi, Aktekke Mahallesi, 169 ada 7 numaralı parselde 22.05.2017 havale tarihli bilirkişi raporunda A harfi ile krokide gösterilen 3 katlı bina ve yanındaki tek katlı ahır amaçlı kullanılan müştemilatın ... tarafından, B harfi ile krokide gösterilen 3 katlı binanın Hasan Nemlioğlu tarafından yapıldığının tespitine karar verilmiş, hüküm istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşmiştir.
IV. KANUN YARARINA TEMYİZ
A. Kanun Yararına Temyiz Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından talep edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Adalet Bakanlığı kanun yarına temyiz isteminde özetle;
1. Gerekçeli kararın (2) numaralı bendinde, karar tarihi itibarıyla alınması gerekli karar ve ilâm harcının 14.282,80 TL olduğu, bu miktardan peşin alınan 2.561,63 TL ve ıslahta yatırılan 1.007,60 TL'nin mahsubu ile bulunan bakiye 10.713,57 TL'nin 2.678,40 TL'lik kısmının kendi üzerine düşen miras payı dikkate alınarak davada kabul beyanı olmayan davalıdan, 1.913,15 TL'lik kısmının ise kabul beyanında bulunan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, kalan 6.122,02 TL'nin ise davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği; yine kararın (4) numaralı bendinde ise, kabul edilen dava değeri üzerinden karar tarihi itibarıyla davacılar lehine 18.495,28 TL vekâlet ücreti hesaplanmış ise de kabul beyanı bulunmayan davalının miras payına karşılık gelen 3.082,55 TL'lik kısmının anılan davalıdan, diğer davalılar ön inceleme duruşmasından önce davayı kabul ettiklerinden 7.706,35 TL'sinin ise bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiğini,
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326 ncı maddesinin birinci fıkrasında, kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, aynı Kanun'un 312 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre, davalının davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmeyeceği, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22 nci maddesinde ise davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilâm harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisinin alınacağı, aynı Kanun'un (I) sayılı tarifesinin "Yargı Harçları" başlığı altında düzenlenen "III- Karar ve İlam Harcı" maddesinde ise anılan harcın, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi hâlinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden hesaplanacağı belirtilmiş, karar tarihinde yürürlükte olan 2017 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6 ncı maddesinde ise anlaşmazlığın, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilmesi hâlinde, tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilmesi hâlinde ise tamamına hükmolunacağının düzenlendiğini,
3. Mahkemece, öncelikle aidiyetinin tespiti istenilen muhdesatın bilirkişi marifetiyle tespit edilecek değeri dikkate alınarak davalıların paylarına isabet eden değeri üzerinden, harç, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin belirlenmesi, bu bedeller belirlenirken Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 312 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağına mezkur davaya dayanak teşkil eden Bafra Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/1005 Esas sayılı ortaklığın giderilmesi davasında iş bu davada kabul beyanı sunan davalıların, beyanları dikkate alınarak, davanın açılmasına sebebiyet verip vermedikleri noktasında yapılacak incelemeyle karar verilmesi, ayrıca Harçlar Kanun'un yukarıda anılan hükümleri uyarınca belirlenecek karar ve ilâm harcının davanın kabulü cihetinde karar verilmiş olması nedeniyle tamamının anılan hükümler dikkate alınarak kabul beyanında bulunmayan davalı veya Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 312 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında yapılacak incelemenin sonucuna göre tüm davalılardan tahsili yönünde hüküm kurulması, öte yandan kabul beyanı sunan davalıların Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 312 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında yapılacak incelemenin sonucuna göre davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinin anlaşılması hâlinde karar ve ilâm harcı ile vekâlet ücreti dahil hiçbir yargılama giderinden sorumlu olmayacakları da dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabul beyanında bulunan davalılardan da vekâlet ücreti ile karar ve ilâm harcını içeren yargılama giderlerinin tahsiline hükmedilmesi ve ayrıca en azından bir davalı tarafından kabul beyanında bulunulmamış olmasına ve davanın kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen karar ve ilâm harcının bir kısmının davacı tarafa yüklenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla hükmün kanun yararına bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muhdesat aidiyetinin tespiti istemli davada, davanın kabülüne dair verilen ve istinaf incelemesi yapılmadan kesinleşen kararın; yargılama gideri, harç ve vekâlet ücreti hesabı yönünden usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle kanun yararına temyiz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 363 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar ile istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur.
2. Temyiz talebi Yargıtayca yerinde görüldüğü takdirde, 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca karar kanun yararına bozulur ve bu bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz.
3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326 ncı maddesinin birinci fıkrasında, kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, aynı Kanun'un 312 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre, davalının davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmeyeceği,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22 nci maddesinde ise davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilâm harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisinin alınacağı,
5. Aynı Kanun'un (I) sayılı tarifesinin "Yargı Harçları" başlığı altında düzenlenen "III- Karar ve İlâm Harcı" maddesinde ise anılan harcın, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi hâlinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden hesaplanacağı belirtilmiştir.
3. Değerlendirme
1. 6100 sayılı Kanun'un “Yargılama Giderlerinin Kapsamı” başlıklı 323 üncü maddesinde, karar ve ilâm harçları yargılama giderleri arasında sayılmış, “Yargılama Giderlerinden Sorumluluk” başlıklı 326 ncı maddesinde, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlenmiştir.
2. Bu kapsamda Mahkemece dava kabul edildiğinden harcın davayı ilk celseye kadar kabul eden ve etmeyen davalılar yönünden hesaplanması doğru ise de; davacı vekiline harç yükletilmesi doğru görülmemiştir.
3. Harç, kamu düzenine ilişkindir. Dava kabul edildiği hâlde davacıya harç yükletildiğinden, Adalet Bakanlığının harç yönünden kanun yararına temyiz istemi kamu düzeni bakımından yerindedir.
4. 6100 sayılı Kanun'un “Temyiz İncelemesi ve Duruşma” başlıklı 369 uncu maddesinde; Yargıtayın tarafların ileri sürdükleri temyiz sebepleriyle bağlı olmayıp, kanunun açık hükmüne aykırı gördüğü diğer hususları da inceleyebileceği hükme bağlanmıştır.
5. 6100 sayılı Kanun'un “Yargılama Giderlerine Hükmedilmesi” başlıklı 332 nci maddesinde; yargılama giderlerine, mahkemece re’sen hükmedileceği düzenlenmiştir.
6. Tüm bu yasal düzenlemeler uyarınca Mahkemece davanın bir kısım davalılar yönünden kabul nedeniyle davalı... yönünden ise kabulüne karar verildiğine göre; en azından bir davalı tarafından kabul beyanında bulunulmamış olmasına ve davanın kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen karar ve ilâm harcının bir kısmının davacı tarafa yüklenmesi, öte yandan kabul beyanı sunan davalıların Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 312 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında yapılacak incelemenin sonucuna göre davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinin anlaşılması hâlinde karar ve ilâm harcı ile vekâlet ücreti dahil hiçbir yargılama giderinden sorumlu olmayacakları da dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabul beyanında bulunan davalılardan da vekâlet ücreti ile karar ve ilâm harcını içeren yargılama giderlerinin tahsiline hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün kanun yararına bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin birinci fıkrasına dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine,
29.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!