7. Hukuk Dairesi 2022/16 E. , 2023/2495 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/64 E., 2021/1252 K.
KARAR : İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/639 E., 2018/141 K.
Taraflar arasındaki tapu kaydındaki şerhin terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin 16.03.2018 tarih ve 2017/639 Esas, 2018/141 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin Topallı Köyü 606 ada 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazların maliki olduğunu, taşınmazın evvelden Hazineye ait iken, 1939 tarih ve 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkında Kanun hükümlerine göre deliceler aşılattırıldıktan, bakımı yaptırıldıktan sonra külfetsiz ve takyitsiz olarak tevzii, tahsis ve tescil edildiğini, 1939 tarih 3573 sayılı yasanın 28.02.1995 tarih 4086 sayılı Yasa ile değiştirilerek, Zeytincilik Yasası'na göre tahsis edilen yerlerin başka amaçla kullanılamayacağı, miras dahil paylaştırılamayacağı, veriliş tarihindeki yüzölçümün, küçültülemeyeceği, aksi halde Hazinece geri alınacağı hükmü getirildiğini ve bu hükme göre, sonradan tapu kaydı üzerine şerh konulduğunu belirterek, şerhin silinmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, şerhin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 606 ada 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazlara 28.02.1995 tarihinde yürürlüğe giren 4086 sayılı Kanunla değişik 3573 sayılı Kanun gereğince ilgili şerhin konulduğu, ancak kanunun değiştirilmeden önceki halinde böyle bir düzenleme bulunmadığı, taşınmazların kadastro tespitinin önceden yapılmasına karşın 2003 yılında davaya konu şerhin konulduğu, ancak tasarruf özgürlüğüne ve mülkiyet hakkına aykırı şekilde 4086 sayılı kanunda aksinin düzenlenmemesine rağmen kanunun geriye yürütülerek kazanılmış hakların çiğnenmesi mümkün olmadığı belirtilerek, davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf başvurusunda, dava konusu taşınmazlar üzerine konan şerhin 3573 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinde 4086 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik gereğince konulduğunu, belirtilen hükmün kanun koyucunun yabani zeytinliklerle ilgili düzenlemesine uyumlu olduğunu, kanundan beklenen amacın ileride bertaraf edilmesini engelleyici nitelik taşıdığını, Anayasa Mahkemesince ilgili kanun hükmü iptal edilmediği sürece herkes tarafından nazara alınması gerektiğini, şerhin dayanağını kanundan alması sebebi ile bir hukuka aykırılığın bulunmadığını Anayasa'nın 44 üncü maddesinde, "Devlet, toprağın verimli olarak işletilmesini korumak ve geliştirmek amacıyla gerekli tedbirleri alır." hükmüne; 45 inci maddesinde ise, "Devlet, tarım arazileri ile çayır ve meraların amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önlemek maksadıyla tarım ve hayvancılıkla uğraşanların işletme araç ve gereçlerinin ve diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırır." hükmüne yer verildiğini, Anayasa'nın 45 inci maddesinin gerekçesinde de belirtildiği gibi bu kural ile Devlete, tarım arazilerinin sanayi ve şehirleşme sebebiyle yok edilmesini ve tarım arazileri ile çayırlar ve meraların amaç dışı kullanılmasını önleme görevi yüklendiğini, tapu kaydına düşülen şerhle hak sahiplerine verilen zeytinlik vasfındaki taşınmazların bu niteliklerinin korunmasının amaçlandığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu şerh tapu siciline keyfi olarak değil kanun hükmünün bir gereği olarak yazıldığından, bu hüküm ilga edilmediği veya iptal edilmediği sürece şerhin tapu kaydından silinmesi için haklı ve hukuka uygun bir gerektirici sebebin de olmadığı belirtilerek, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, İlk Derece Mahkemesinin 2017/639 Esas 2018/141 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyizinde, yasa değişikliğinin yürürlük tarihinden itibaren geçerli olması gerektiğini, yasanın geriye yürütülerek taşınmaza şerh konulmasının hukuka uygun olmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu kaydındaki şerhin kaldırılması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun'un (4086 sayılı Yasa ile değişik) 3 üncü maddesi, Anayasa'nın 44 üncü ve 45 inci maddeleri
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
(Karşı Oy)
KARŞI OY
Davacı taraf, maliki olduğu taşınmazının tapu kaydında önceden bulunmayan ve mülkiyet hakkını kısıtlayan şerhin tek taraflı bir işlemle konulduğunu belirterek, bu şerhin terkinini talep etmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun;
1- Taşınmaz yükünün tescilini ve kazanılmasını düzenleyen 840. maddesinin üçüncü fıkrasında; “Aksine bir hüküm yoksa, taşınmaz yükünün kazanılmasında ve tescilinde taşınmaz mülkiyetine ilişkin hükümler uygulanır.”,
2- Yolsuz tescilin terkinini ve değiştirilmesini düzenleyen 1025 inci maddesinde; “Bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmiş veya bir tescil yolsuz olarak terkin olunmuş ya da değiştirilmiş ise, bu yüzden aynî hakkı zedelenen kimse tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir. İyiniyetli üçüncü kişilerin bu tescile dayanarak kazandıkları aynî haklar ve her türlü tazminat istemi saklıdır.”
3- “Düzeltme” başlıklı 1027 nci maddesinde; “İlgililerin yazılı rızaları olmadıkça, tapu memuru, tapu sicilindeki yanlışlığı ancak mahkeme kararıyla düzeltebilir. Düzeltme, eski tescilin terkini ve yeni bir tescilin yapılması biçiminde de olabilir. Tapu memuru, basit yazı yanlışlıklarını, tüzük kuralları uyarınca re'sen düzeltir.”, hükmüne yer verilmiştir.
Anılan hükme göre; bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmiş veya bir tescil yolsuz olarak terkin olunmuş ya da değiştirilmiş ise, bu yüzden aynî hakkı zedelenen kimse tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir. Tapu sicilindeki bir yanlışlığın tapu memuru tarafından düzeltilebilmesi için ilgililerin rızası, bu olmadığı takdirde de bir mahkeme kararının varlığı şarttır. Tapu memuru ancak basit yazı yanlışlarını tüzük kurallarını da gözeterek kendiliğinden düzeltebilir.
Eldeki davada davacı, daha önce tapu kayıtlarında yer almayan şerhin idarece tek taraflı konulduğundan bahisle şerhin terkinini istemiştir.
Dosya kapsamına göre: davaya konu taşınmaza ait tapu kaydında taşınmazın evveliyatından beri bahsi geçen şerhin yer almadığı, sonradan konulan şerhin ise tapuda yapılan tek taraflı işlem ile gerçekleştirildiği, bu şerhin ilgilisinin rızasına göre yapılmış bir işleme de dayanmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; evveliyat kaydında olmayan bir kaydın konulması basit bir yazım hatasının düzeltilmesi olmadığı gibi, tapu memurunca bu işlem ilgililerin rızası alınarak da tesis edilmiş değildir. Hukuk Genel Kurulunun 06.07.2011 tarihli ve 2011/396 Esas, 2011/463 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi, tek taraflı idare işlemi ile usulsüz konulan bu şerhin terkini gerekir.
Mahkemece, tek taraflı bir idari işlemle, usulsüz olarak konulan ve mülkiyet hakkını sınırlayan dava konusu şerhin terkinine karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesi doğru değildir. Hükmün bu gerekçeyle bozulması gerekirken onanması yönündeki sayın çoğunluğun kararına iştirak edemiyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!