7. Hukuk Dairesi 2022/128 E. , 2023/2782 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/692 E., 2021/1397 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Urla 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/43 E., 2019/94 K.
Taraflar arasındaki satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 23.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belirlenen günde temyiz eden davacı vekili Av...... ile karşı taraftan davalı vekili Av. .....geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının İzmir ili, Urla ilçesi, Zeytinalanı Mahallesinde kain 5374 parsel (eski 122 parsel) sayılı taşınmazdaki hissesini İzmir 10. Noterliğinin 20.03.2014 tarih ve 4345 yevmiye No.lu düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesi ile müvekkiline satmayı vadettiğini, satış bedelinin nakden ve peşinen ödendiğini, zilyetliğin teslim edildiğini, bu hususların sözleşmede de yazılı olduğunu ancak, davalının tapuyu devretmeye yanaşmadığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazda davalı adına kayıtlı payın iptali ile müvekkili adına tescilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, taşınmazın el birliği mülkiyetine tâbi olması nedeniyle satış vaadi sözleşmesinin ifa kabiliyeti olmadığını, ayrıca 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu'na tâbi olması nedeniyle de ifa olanağının bulunmadığını; müvekkilince, sözleşmeden dolayı davacıdan herhangi bir para alınmadığı gibi taşınmazın zilyetliğinin teslim edilmesinin de söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının satış vaadi sözleşmesi ile el birliği hâlinde malik olduğu taşınmazdaki payını davacıya satmayı vadettiği, davacının paydaşlardan biri olmayıp üçüncü kişi konumunda olduğu, bu durumda sözleşmenin henüz ifa olanağının bulunmadığı,
2. Davacı vekilinin 17.01.2019 tarihli dilekçesinde, el birliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi konusunda dava açmak üzere kendilerine süre verilmesini talep etmiş ise de, taşınmazın vasfının dava tarihi itibarıyla değerlendirilmesi gerektiği, paylı mülkiyete dönüştürme davasını ancak ortakların açabileceği, bu konuda davacı tarafa süre verilmesinin mümkün olmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine ve davalı lehine dava değeri üzerinden hesaplanan 14.590,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazdaki el birliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi için dava açmak üzere talepte bulunmalarına rağmen Mahkemece yetki ve süre verilmediğini, alacaklı durumunda olan gerçek veya tüzel kişilerin de bu yönde dava açabileceklerini,
2. Mahkemece, davayı bedele dönüştürme talepleriyle ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, ayrıca haklı mazeretlerinin reddedilerek yokluklarında karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın açılmasına müvekkili sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her ne kadar davacı vekili, el birliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi için kendilerine dava açmak üzere yetki ve süre verilmesi gerektiğini belirtmiş ise de yasal düzenlemeler kapsamında, el birliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi hakkının sadece mirasçılardan birine tanındığı ve davacının el birliği maliklerinden olmayıp, böyle bir yetkiye dayanılarak işlem yapılması hâlinde diğer iştirakli maliklerin hakları ihlâl edileceğinden bu şekilde el birliğinin sonlandırılmasının mümkün olmadığı;
2. Davacı vekilinin, tapu iptali ve tescil taleplerinin ifa imkânsızlığı nedeniyle mümkün olmaması hâlinde davalarını bedele dönüştürmek üzere kendilerine süre verilmesi gerektiği ancak, Mahkemece bu yönde süre verilmeden karar verilmiş olduğu yönündeki istinaf itirazlarına gelince; dava açılırken davacı vekilinin sadece gayrimenkul satış vaadine dayalı tapu iptali ve tescil talebinde bulunduğu, TBK'nın 96 ncı maddesi gereğince ifa imkânsızlığı nedeniyle uğramış olduğu zarara ilişkin eldeki dosyada açtığı bir davanın veya terditli bir talebinin bulunmadığı, Mahkemece davacıya davasını bedele dönüştürmesi yönünde süre verileceğine dair yasal bir düzenlemenin de bulunmadığı, bu nedenlerle davanın reddine dair İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf itirazlarını tekrar ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazda el birliği ortaklarından biri olmayan davacının, el birliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi için dava açma hakkının bulunup bulunmadığı ve tapu iptali ve tescil istemiyle açtığı davasındaki talebini, usulüne uygun şekilde bedele dönüştürüp dönüştürmediği noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 8.400,00 TL’nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine; kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!