WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2021/8011 E.  ,  2023/3072 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1806 E., 2021/1120 K.
DAVA TARİHİ : 18.07.2007
DAVA TARİHİ : 18.07.2007
KARAR : Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/471 Esas, 2020/61 Karar
BİRLEŞEN DAVA MAHKEMESİ : ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
BİRLEŞEN DAVA NUMARASI : 2009/428 Esas

Taraflar arasındaki mirasta denkleştirme olmadığı takdirde tenkisi istemine yönelik yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekili ve davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların 30.03.2006 tarihinde vefat eden mirasbırakan ...'nin mirasçıları olduklarını, mirasbırakan adına kayıtlı ait ..., ... ... Mahallesi 4904 ada 19 parsel sayılı taşınmazının 1991 tarihinde mirasbırakana vekaleten davalı ... tarafından 60.000.000 TL bedelle 3. kişilere satıldığını ve satış bedelinin davalıya bırakıldığını, yine mirasbırakan adına kayıtlı ..., ..., .., 8790 ada 1 parsel sayılı taşımazın 16.12.1998 tarihinde mirasbırakana vekaleten davalı ... tarafından 3. kişilere satıldığını ve satış bedelinin davalıya bırakıldığını, ayrıca mirasbırakan adına kayıtlı İstanbul, ..., ... Mahallesi, 699 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 2 numaralı bağımsız bölümünün de 3. kişilere satıldığını ve satış bedelinin 1/2'sinin davalıya bırakıldığını, yine mirasbırakan adına kayıtlı ..., Merkez,...3966 ada 7 parseldeki taşınmazın 9/12 hissenin de davalı ...'nın yönlendirmesi ile davalı ...'nın kocası Tuncer Ağanoğlu'na 30.05.1990 tarihinde bedelsiz olarak temlik ettirildiğini, bunların yanı sıra davalı ...'nın mirasbırakanla beraber mirasbırakandan bağımsız olarak SS ... Konut Yapı Kooperatifine üye olduğunu, davalı ...'nın tüm kooperatif ödemelerinin mirasbırakan tarafından yapıldığını, kooperatifin tasfiyesi ile beraber davalı ...'nın ..., ... ...Köyü'nde yazlık ev sahibi olduğunu, mirasbırakan tarafından davalıya yapılan tüm bu sağlararası kazandırmaların miras payına mahsuben yapıldığını, kaldı ki mirasbırakan bu kadar malvarlığı varken ölüm tarihinde adına kayıtlı aktif malvarlığına rastlanmadığını, açıklanan nedenlerle dava konusu sağlararası kazandırmaların miras payına mahsuben yapılması nedeniyle denkleştirme hükümleri gereğince fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla şimdilik 6.000,00 YTL'nin faizi ile birlikte davalıdan alınmasına olmadığı takdirde davalıya yapılan kazandırmaların tenkisi ile müvekkilinin saklı payı oranında faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların 30.03.2006 tarihinde vefat eden mirasbırakan ...'nin mirasçıları olduklarını, mirasbırakan adına kayıtlı İstanbul, ..., ... Mahallesi, 699 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 2 numaralı bağımsız bölümünün de 3. kişilere satıldığını ve satış bedelinin 1/2'sinin davalıya bırakıldığını, yine mirasbırakan adına kayıtlı ..., Merkez,...3966 ada 7 parseldeki taşınmazın 5/12 hissenin de davalı ...'a 30.05.1990 tarihinde bedelsiz olarak temlik ettirildiğini, davalı ...'a karşı ayrıca ... Asliye Hukuk Mahkemesinde ..., ..., ...Köyü 2522 parseldeki 2 numaralı bağımsız bölüm için tapu iptal tescil davasının da açıldığını, mirasbırakan tarafından davalıya yapılan tüm bu sağlararası kazandırmaların miras payına mahsuben yapıldığını, kaldı ki mirasbırakan bu kadar malvarlığı varken ölüm tarihinde adına kayıtlı aktif malvarlığına rastlanmadığını, açıklanan nedenlerle dava konusu sağlararası kazandırmaların miras payına mahsuben yapılması nedeniyle denkleştirme hükümleri gereğince fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla şimdilik 6.000,00 YTL'nin faizi ile birlikte davalıdan alınmasına olmadığı takdirde davalıya yapılan kazandırmaların tenkisi ile müvekkilinin saklı payı oranında faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.

3. Davacı vekili 10.10.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile; asıl davada dava değerini 167.806,27 TL yükselterek, birleşen davada değerini 19.348,44 TL yükselterek ıslah talebinde bulunmuştur.

II. CEVAP
1. Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davaya yönelik zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davalının mirasbırakanın sahip olduğu hiç bir malı karşılıksız edinmediğini, satış bedelini almadığını, dava konusu edilen taşınmazların satış bedellerinin hiç birinin davalının uhdesinde bırakılmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.

2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya yönelik zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, ...'daki taşınmaz yönünden davacının saklı payını etkisiz kılmak amacaıyla yapılmış bir işlemin bulunmadığını, İstanbul, ..., ... Mahallesi, 699 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 2 numaralı bağımsız bölümünün bedelinin 1/2'sinin davalıya verildiği iddiasının asılsız olduğunu, dava konusu edilen taşınmazların satış bedellerinin hiç birinin davalının uhdesinde bırakılmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mirasbırakan adına kayıtlı dava konusu taşınmazların bir kısmının davalı ... tarafından mirasbırakana vekaleten satıldığı, bir kısmının da birleşen dosya davalısına temlik edildiği ve bedelin alınmadığı, satış bedellerinin mirasbırakana verildiği veya onun adına kullanıldığı hususunun ispatlanamadığı, mirasbırakanın, davalılara yaptığı kazandırmaların karşılıksız kazandırma niteliğinde olduğu, davacının saklı payının ihlal edildiği ve tenkise tabi tutulması gerektiği, mirasbırakanın ölüm tarihi itibari ile mal varlığının değeri dikkate alındığında, mirasbırakanın tasarruf serbestisini aşmak suretiyle davacının saklı payını ihlal ederek davalılara bağışta bulunduğu, söz konusu bağışların tenkise tabi tutulması gerektiği, kazandırmaların bölünebilir olması nedeniyle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 564 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince tercih hakkının kullanılamayacağını, buna göre yapılan tenkis hesabına göre asıl davanın kabulü ile 167.806,27 TL alacak bedelinin, 6.000,00 TL'sinin dava tarihinden, 161.806,27 TL'sinin ıslah tarihi olan 10/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen davanın kabulü ile 19.348,44 TL alacak bedelinin, 6.000,00 TL'sinin dava tarihinden, 13.348,44 TL'sinin ıslah tarihi olan 10/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... mirasçıları vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; faiz başlangıcının dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerektiğini, tenkis hesabında taşınmaz değerlerinin düşük belirlendiğini, Mahkemece alınan bilirkişi raporlarında dava konusu 4904 ada 19 parsel ile 3966 ada 7 parsel sayılı taşınmazların emsalleri ve rayiçlerine göre düşük belirlendiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu vekaleten satılan taşınmazların satış bedelinin mirasbırakana ödendiğinin dosyada mevcut ibraname ile sabit olduğunu, davalı ... ile mirasbırakan ...arasındaki vekalet ilişkisinin "inanç sözleşmesi" niteliğinde olduğunu, buna karşı davanın yazılı delille kanıtlanması gerektiğini, satış tarihleri ile mirasbırakanın ölüm tarihleri arasında 20 yılı aşkın bir sürenin geçtiğini, mirasbırakanın Ankara ve ...'daki taşınmaz satışlarından bazılarında davacının kendi payını da sattığını, dava konusu ...'deki taşınmazın ise mirasbırakan tarafından bizzat satıldığını, dava ile ilgisinin bulunmadığını, Beyoğlu'ndaki taşınmazın da davayla bir ilgisinin bulunmadığını, dava konusu taşınmazların yapıldığı tarihler dikkate alındığında Türk Lirasından altı sıfırın atılmasına dair kanun hükümlerinin göz önünde bulundurulmadığını, mirasbırakanın ölümünden 25 yıl önceki geçim kaynaklarının hesap dışı bırakıldığını ileri sürmüştür.

3. Davalı ... mirasçıları vekili istinaf dilkeçesinde; dava konusu vekaleten satılan taşınmazların satış bedelinin mirasbırakana ödendiğinin dosyada mevcut ibraname ile sabit olduğunu, kaldı ki bu satışların birleşen davaya da teşmil edilerek karar verilmesinin hukuki bir dayanağının bulunmadığını, öte yandan mirasbırakan tarafından davalı ...'ye devredildiği iddia olunan taşınmazın ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2007/22 Esas, 2009/439 Karar sayılı dosyada zaten tenkise tabi tutulduğunu, Mahkemece mükerrer olarak bu taşınmazın da tenkis hesabına alındığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince, tenkis istemi yönünden asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik olmadığından davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, asıl ve birleşen davada belirsiz alacak niteliğindeki tenkis bedeline dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken, bir kısmına ıslah tarihinden itibaren yasal faize karar verilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile asıl dava yönünden 167.806,27 TL tenkis bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen dava yönünden 19.348,44 TL tenkis bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... mirasçılarından tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, asıl ve birleşen davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tenkis hesabında taşınmaz değerlerinin düşük belirlendiğini, Mahkemece alınan bilirkişi raporlarında dava konusu 4904 ada 19 parsel ile 3966 ada 7 parsel sayılı taşınmazların emsalleri ve rayiçlerine göre düşük belirlendiğini ileri sürmüştür.

2. Asıl ve birleşen davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl dava yönünden, dava konusu vekaleten satılan taşınmazların satış bedelinin mirasbırakana ödendiğinin dosyada mevcut ibraname ile sabit olduğunu, davalı ... ile mirasbırakan ...arasındaki vekalet ilişkisinin "inanç sözleşmesi" niteliğinde olduğunu, buna karşı davanın yazılı delille kanıtlanması gerektiğini, satış tarihleri ile mirasbırakanın ölüm tarihleri arasında 20 yılı aşkın bir sürenin geçtiğini, mirasbırakanın Ankara ve ...'daki taşınmaz satışlarından bazılarında davacının kendi payını da sattığını, dava konusu ...'deki taşınmazın ise mirasbırakan tarafından bizzat satıldığını, dava ile ilgisinin bulunmadığını, Beyoğlu'ndaki taşınmazın da davayla bir ilgisinin bulunmadığını, dava konusu taşınmazların yapıldığı tarihler dikkate alındığında Türk Lirasından altı sıfırın atılmasına dair kanun hükümlerinin göz önünde bulundurulmadığını, mirasbırakanın ölümünden 25 yıl önceki geçim kaynaklarının hesap dışı bırakıldığını, birleşen dava yönünden mirasbırakan tarafından davalı ...'ye devredildiği iddia olunan taşınmazın ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2007/22 Esas, 2009/439 Karar sayılı dosyada zaten tenkise tabi tutulduğunu, Mahkemece mükerrer olarak bu taşınmazın da tenkis hesabına alındığını, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mirasta denkleştirme olmadığı takdirde sağlararası kazandırmaların tenkisi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, 565. maddesi şöyledir;

"Aşağıdaki karşılıksız kazandırmalar, ölüme bağlı tasarruflar gibi tenkise tâbidir:

1. Mirasbırakanın, mirasçılık sıfatını kaybeden yasal mirasçıya miras payına mahsuben yapmış olduğu sağlararası kazandırmalar, geri verilmemek kaydıyla altsoyuna malvarlığı devri veya borçtan kurtarma yoluyla yaptığı kazandırmalar ya da alışılmışın dışında verilen çeyiz ve kuruluş sermayesi,

2. Miras haklarının ölümden önce tasfiyesi maksadıyla yapılan kazandırmalar,

3. Mirasbırakanın serbestçe dönme hakkını saklı tutarak yaptığı bağışlamalar ve ölümünden önceki bir yıl içinde âdet üzere verilen hediyeler dışında yapmış olduğu bağışlamalar,

4. Mirasbırakanın saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yaptığı açık olan kazandırmalar. "

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. Maddesi şöyledir;
"Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür."

3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 190. Maddesi şöyledir;
"İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir."

3. Değerlendirme
1. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davalı ... mirasçıları aleyhine hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar 19.348,44 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL'nin altında kalmaktadır. Bu itibarla davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin davalı ... mirasçıları yönünden miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. Davalılar vekilinin davalı ... yönünden temyiz dilekçesindeki itirazlarına gelince; mirasbırakan ...'nin dava konusu ..., 4. Bölge, ... Mahallesi, 699 ada 9 parsel sayılı taşınmazın intifa hakkını üzerinde tutarak kuru mülkiyetini 18.10.1989 tarihinde davalı ...'na satış yoluyla temlik edildiği, 24.12.1991 tarihinde ise davalı ...'nın taşınmazın kuru mülkiyetini tekrar mirasbırakan ...'ye devrettiği...'nin ise taşımazı bizzat üçüncü kişilere devrettiği anlaşılmaktadır. Bahsi geçen taşınmazın doğrudan mirasbırakan ...tarafından satılmış olduğundan, bedelin davalı ... tarafından alınıp alınmadığına ilişkin ispat yükünün davacıda olduğu kuşkusudur. İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporuna göre taşınmazın bedelinin davalıya verildiği kabulü ile tenkis hesabına alınması doğru görülmemiştir.

4. Öte yandan dosya incelemesinde, mirasbırakan ... tarafından düzenlenen ... 6. Noterliği 25.02.2004 tarih ve 06394 yevmiye numaralı ibraname içeriğinde mirasbırakan ...'nin dosyada tenkis hesabına alınan ve davalı ...'nın vekaleten satış suretiyle devrettiği mirasbırakana ait taşınmaz olan ..., ... Mahallesi, 4904 ada 19 parselin satış bedelini nakden ve tamamen aldığını, kendilerinden hiç bir hak ve alacağının kalmadığını beyan ederek ...'nu satış tarihlerinden itibaren kayıtsız şartsız olarak ibra etmiştir. Bu ibraname içeriği göz önüne alındığında, davalı ...'nın vekil olarak devrettiği taşınmaz hakkında satış bedelini mirasbırakana ödediği anlaşılmakta olup, bu ibraname karşısında davacı tarafından aksi delil de sunulamamıştır.

5. Ne var ki; Mahkemesince, mirasbırakanın düzenlemiş olduğu ibranameye karşılık, taşınmazların satış bedellerinin mirasbırakana ödenmediği, davalı ... uhdesinde kaldığına ilişkin ispata yarar bir delil olduğu söylenemeyeceğinden, ibraname karşısında davacının iddialarının ispatladığından bahisle sonuca gidilmesi hatalı olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı ... mirasçıları yönünden temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

2.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Davalı ...'nun temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.