WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Temmuz 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2024/567 E.  ,  2024/5322 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/706 E., 2023/143 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nda (5607 sayılı Kanun) yapılan değişiklikler dikkate alınmadan, sanığın lehine olan deliller toplanmadan hakkaniyete aykırı şekilde hüküm kurulduğuna, dava konusu eşyalar ve değerlerinin hukuka aykırı usullerle belirlendiğine, delillerin hukuka aykırı toplandığına, eksik inceleme ile karar verildiğine ve re'sen tespit edilecek sebeplere ilişkindir.

II. GEREKÇE
Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğünün 04.12.2012 tarihli ve 349-2608 sayılı yazısı ile internet üzerinden tablet bilgisayar, cep telefonu, fotoğraf makinesi ve lensleri, laptop, netbook, ultrabook ve video kameralar gibi elektronik ürünlerin yurda kargo yoluyla ticari mahiyet arz eden miktarlarda sokulduğunun belirlendiği ve www.sanalpazar.com adlı internet sitesi üzerinden en çok satış yapan satıcıların listesinin gönderilerek araştırma yapılmasının istenmesi üzerine yapılan incelemede; 17.12.2012 tarihinde yapılan belirlemelere göre sanığın söz konusu site üzerinden ... ve ... isimli iki ayrı sanal dükkandan 2011-2012 yılları içerisinde, 17.12.2012 tarihine değin toplam 1845 parça ürünü posta muafiyetinden yararlanarak gümrük vergisi ödemeden ülkeye soktuğu ve 3. kişilere sattığının belirlendiği anlaşılmıştır.

Sanık hakkında tespiti yapılan yurtdışından posta muafiyeti ile getirilen 1845 parça ürünün satışına ilişkin olarak, 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık savunmalarında; eylemleri kabul etmekle birlikte suç olduğunu bilmediğini ifade etmiştir.

Sanığa 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı tanınmıştır.

02.03.2015 tarihli bilirkişi raporu dosya arasında bulunmaktadır.

Sanığın stoksuz satış yöntemi ile sanal mağazada yaptığı teşhir sonrası yurtdışındaki gönderici firmaya müşteriye ait bilgileri ulaştırarak, müşteriler tarafından sipariş edilen ürünlerin doğrudan müşterilere ulaşmasını sağlamak suretiyle satış gerçekleştirdiği, böylece iki ayda en fazla 1, yılda en fazla 5 kere kullanılabilecek olan yurtdışından posta ve hızlı kargo yoluyla gelen 150 Euro'yu aşmayan değerdeki eşyalar için tanınan gümrük muafiyetini suistimal ederek, muafiyet kapsamında yurda soktuğu gümrük vergisi alınmayan yabancı menşeili eşyaları satarak atılı kaçakçılık suçunu işlediği anlaşılmakla; 5237 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan ''Ceza Kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz'' şeklindeki düzenleme karşısında, sanık hakkında zincirleme kaçakçılık suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Sanığın 16.11.2015 tarihli celsede, kamu zararı olarak kendisine bildirilen ve lehe olan soruşturma aşamasındaki kaçak eşyaya mahsus tespit varakalarındaki vergiler toplamından dahi düşük olan 111.021,84 TL'yi, asgari ücretle çalıştığından ödeyecek gücünün olmadığını belirtmesi karşısında; ödeme gücü olmadığı anlaşılan sanık hakkında etkin pişmanlık ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması müesseselerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olmadığı anlaşılmış, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

Dava konusu kaçak eşyalar ele geçmediği halde 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsadere kararı verilmesi, isabetli bulunmamış olup, söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği eşya müsaderesine ilişkin bölümün hükümden çıkartılması suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.05.2023 tarihinde karar verildi.