7. Ceza Dairesi 2024/507 E. , 2024/886 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/613 E., 2023/202 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
Sanığın, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan, netice 1 yıl 3 ... hapis ve 40,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ve bu karar istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02.01.2024 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.01.2024 tarihli ve KYB - 2024/2446 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.01.2024 tarihli ve KYB - 2024/2446 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, yapılan yargılama sonucunda Kahramanmaraş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/07/2023 tarihli kararı ile sanığın 5607 sayılı Kanun'un 3/18, 3/5, 3/10, 3/23 ve 5237 sayılı Kanun’nun 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmişse de;
Anayasanın 141, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34, 230 ve 232. maddelerinde gerekçeli
kararın nitelikleri açıklanmış olup, mahkeme hükümlerinde, kararın dayandığı deliller, hukuka uygun ve aykırı olanların tespiti, bunlardan hangisine üstünlük tanınıp hükme esas alındığı, tüm deliller açıklanıp tartışıldıktan sonra eylemin ve yüklenen suçun yasal unsurlarının ne olduğunun gerekçeye yansıtılması gerektiği,
5271 sayılı Kanun'un 206/2-a ve 217/2. maddelerinde yasa ve hukuka aykırı delillerin hükme esas alınamayacağının öngörüldüğü,
Benzer bir olaya ilişkin;
Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 28/06/2022 tarihli ve 2020/17162 esas, 2022/10819 karar sayılı ilamında yer alan "...Cumhuriyet Savcılığının 09.11.2015 tarihli arama ve el koyma kararına istinaden sanığın evinde Cumhuriyet Savcısı hazır bulunmadan kolluk güçlerince yapılan aramada ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulması yerine sadece muhtar bulundurularak CMK'nın 119/4. maddesine aykırı davranıldığı, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, Anayasa'nın 38/2, 5271 sayılı CMK'nın 206/2-a, 217/2, 230/1. madde ve fıkralarına göre, hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulamayacağı gözetilerek sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,...", şeklindeki açıklamalar ile,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06/02/2020 tarihli ve 2016/18-1146 esas, 2020/68 karar sayılı ilamında, 5271 sayılı Kanun'un 119/4. maddesinin "Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapabilmek için o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur" açık, amir hükmüne aykırı olarak aramanın, o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi hazır bulundurulmaksızın yapılması nedeniyle icrası bakımından hukuka aykırı olduğu ve bu arama işlemi sırasında ele geçirilen delillerin de hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesinde hâkimin ancak hukukun izin verdiği yöntemlerle elde edilen delilleri dikkate alabileceğinin hüküm altına alındığı, anılan Kanun’un 206. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde de ortaya konulmak istenen delilin kanuna aykırı olarak elde edilmiş olması hâlinde reddolunacağının ifade edilerek hukuka uygun elde edilmeyen delillerin ispat aracı olarak kabul edilmeyeceği ve hükme esas alınmayacağı belirtildiği nazara alındığında,
Somut olayda; Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının 31/08/2021 tarihli kararı gereği yapılan aramanın icrasının, 5271 sayılı Kanun'un 119/4 maddesi kapsamında hukuka uygun olarak yerine getirilip getirilmediği, arama kararının icra edildiği iş yerinin ... ... isimli kişiye ait olması, ...isimli kişinin de sanık ...'nin kız kardeşi olması karşısında 31/08/2021 tarihli arama kararında aranılacak kişiye ait bilgilerde sanığa ait bilgilerin mevcut bulunmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 119/2-b maddesine uygun bir arama kararı bulunup bulunmadığı, bu kapsamda elde edilen delillerin hukuka aykırı olup olmadığı ve ispat aracı olarak kullanılıp kullanılmayacağı tartışılıp, hukukun izin verdiği yöntemlerle elde edilen delillere göre sanığın hukuki durumu tartışılmaksızın karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Dosyanın tetkikinde, kolluk görevlileri tarafından yapılan araştırmada, iş yerinde kaçak tütün mamülleri satıldığına dair bulgulara ulaşıldığı, işyerinde bulunan kişinin ...olduğunun tespit edildiği, bu bilgiler doğrultusundan, Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle iş yerinde, mahalle muhtarı ve ...huzurunda arama yapıldığı, arama sırasında iş yerinde bulunan Azize Çuhadar'ın ve sanığın arama işlemine bir itirazının olmadığı, sanığın aşamalardaki savunmalarında iş yerindeki ürünlerin kendisine ait olduğunu kabul ettiği anlaşılmakla, ayrıntıları Dairemizin 17.10.2023 tarihli ve 2023/7441 Esas, 2023/8952 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, arama işleminde herhangi bir hukuka aykırılık
görülmemiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!