7. Ceza Dairesi 2024/4019 E. , 2024/6637 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/3259 E., 2022/5289 K.
SUÇ : 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye muhalefet
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, temyiz talebinin reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın temyize tabi olduğu anlaşılmakla, temyiz isteğinin reddine dair 28.12.2022 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan incelemede;
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiin temyiz sebepleri; Yargıtay'ın bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda verilen kararın da temyiz yasa yoluna tabi olması gerektiğine, kararın kesin olarak verilmesinin savunma
ve adil yargılanma hakları ile silahların eşitliği ilkelerine aykırı olduğuna, ek kararın bozularak temyiz incelemesi yapılması gerektiğine, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de bu kararın hukuka aykırı olduğuna, yargılama konusunun çanta klipsi şeklindeki marka ile ilgili olduğuna, üretilen ürünlerin üretilme kriterleri ve çanta modellerine ilişkin özelliklerin herhangi bir yasal tescil koruması altında bulunmadıklarına, sanığın aşamalarda tespit edilen savunmaları ve işletmede bulunan 200 adet çantanın sadece 6 tanesinde klipsin sahteliğinin tespit edilmesi uyarınca da sanığın suç işleme kastının bulunmadığının anlaşıldığına, dosya kapsamı ile sanık tarafından katılana ait markalı ürünler satılarak haksız kazanç sağlama amacı bulunmadığının sabit olduğuna, sanığın hissedarı olduğu şirkette satılan ve imal edilen ürünlerin toplamı dikkate alındığında, iş yerinde bulunmadığı zamanlarda ürün alımının diğer çalışanlarca da yapıldığı göz önünde alındığında, klips niteliğindeki küçük aksesuarlarda yer alan ibarenin taklit olduğunun sanık tarafından bilinmesinin mümkün olmadığına, muhalefet şerhi de dikkate alınarak bozma ilâmına uyulup uyulmaması hususunda bir değerlendirme yapılmadan karar verildiğine, belirtilen nedenler ile kararın bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Katılan vekili şikâyet dilekçesi ile Bag Shop isimli iş yeri hakkında, hak sahibi oldukları tescilli markalı ürünlerin, marka haklarına tecavüz edilerek satışa arz edildiği iddiası ve arama yapılması talebi ile şikâyetçi olmuştur.
İstanbul 10. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 29.03.2016 tarihli ve 2016/1792 Değişik İş sayılı kararı doğrultusunda ilgili iş yerinde yapılan aramada, iş yerinde raflar üzerinde tespit edilen 6 adet çantaya el konulmuştur.
Sanık hakkında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/A-1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu' nun (5237 sayılı Kanun) 53 ve 54. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmalarında; çantalar üzerinde ibare bulunmadığını, açma kapama mekanizmalarının özel olduğunu bilmediğini, çantaları piyasadan temin ettiklerini ve tescilli olduklarını bilmediğini beyan etmiştir.
Dosyada mevcut 11.10.2017 tarihli bilirkişi raporunda; suça konu ürünün orijinal olmadığı, sahte olarak üretildiği, çanta tokalarında katılan adına tescil edilen şekil markasının aynısının kullanıldığı, katılana ait marka hakkının ihlal edildiği yönünde görüş bildirilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi tarafından, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından; atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmaması nedeniyle beraat kararı verilmiştir.
Anılan karar katılan vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 09.06.2022 tarihli ve 2022/2516 Esas, 2022/11432 Karar sayılı kararıyla, atılı suçun unsurlarının oluştuğu ve sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine dair gerekçe ile oy çokluğuyla bozulmuştur.
Dosyanın incelenmesinde; Dairemizin 09.06.2022 tarihli bozma ilâmı ile Bölge Adliye Mahkemesinin 18.10.2018 tarihli kararının ortadan kalkması sonucunda bu hükme bağlı olan ilk derece mahkemesi kararının da tamamen ortadan kalktığı dikkate alındığında, bozma ilâmından sonra Bölge Adliye Mahkemesince 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesine göre yeniden hüküm kurulması gerektiği ve istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinin yeterli olmadığının gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle kararın BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!