WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2024/2376 E.  ,  2024/6571 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/345 E., 2023/834 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; cezaevinde bulunması sebebiyle adlî para cezasını temyiz etme talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE
Yapılan incelemede; sanığın 24.01.2008 tarihinde bir başka suçtan 2. Kor. K.lığı Askeri cezaevinden tahliyesini müteakip Gümüşsuyu Asker Hastanesinde tutuklu koğuşunda tedavi altında olduğundan, ... Askerlik Şubesi Başkanlığınca 24.01.2008 tarihinde 1 gün yol süresi verilip, katılacağı tarih olarak 26.01.2008 tarihi yazılarak Birliğine sevkinin yapıldığı, ancak sanığın 26.01.2008 tarihinde saat 23.59'a kadar Birliğine katılması gerekirken katılmayarak firar ettiği, 31.05.2014 tarihinde sivil suçtan Ümraniye Polis Amirliği ekiplerince İstanbul'da yakalanarak Maltepe 2 Nolu L Tipi Kapalı cezaevine kapatıldığı anlaşılmıştır.

Sanık hakkında firar suçundan 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66/1-a maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanığın aşamalardaki savunmaları dosyada mevcuttur.

Antisosyal kişilik bozukluğu tanısıyla askerliğe elverişsiz olduğu belirlenen sanık hakkında bilirkişi mütalaası doğrultusunda adli gözlem altına alınan sanık hakkında GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Komutanlığının, 26.08.2015 tarihli ve 8461 sayılı sağlık kurulu raporunda; sanığın ileri derecede antisosyal kişilik bozukluğu tanısıyla askerliğe elverişli olmadığı, askerliğe elverişsizlik halinin 18.06.2013 tarihinden itibaren geçerli olduğu, müsnet suçundan ötürü 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 32/1,2. fıkralarından yararlanamayacağı (menfi) bildirilmiştir.

Sevk belgesi ve yakalama tutanağı dosyada mevcuttur.

Sanığın firarda kaldığı sürenin uzunluğu göz önüne alındığında; 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde eksik ceza tayin edilmesi hukuka aykırı ise de; aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma sebebi sayılmamıştır.

Tetkik edilen tüm dosya kapsamına göre; TSK sağlık raporu doğrultusunda belirlenen suç tarihlerinde askerliğe elverişliliği ve cezai ehliyeti konusunda şüphe bulunmayan sanığın, firar suçunu işlediği belirlenmekle, atılı suça konu eyleminin Mahkemece sabit görülerek sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

Yargıtay bozma ilâmının sanık lehine olduğu gözetilmeksizin, bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanıktan tahsiline karar verilmesi isabetli bulunmamıştır.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yargılama giderlerine ilişkin paragrafın çıkarılarak yerine "Bozma ilamı sonrası yapılan yargılama giderlerinin lehe bozma olması sebebiyle Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına" ifadesinin eklenmesi ve diğer yönlerinin aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

09.09.2024 tarihinde karar verildi.