7. Ceza Dairesi 2024/2333 E. , 2024/5641 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/660 E., 2021/136 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 27.12.2023 tarihli ve 2021/27646 Esas, 2023/11740 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.04.2024 tarihli ve 7-2021/49396 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrası gereği yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, ''Sanık ...'ın, ... isimli internet sitesinden 2008-2012 yılları arasında "..." kullanıcı adlarıyla satışa sunduğu ikinci el eşya, telefon aksesuarları, tekstil ürünleri ve elektronik eşya aksesuarları gibi ürünleri piyasadan ve Çin'den tedarik ederek alıcıların isim ve adreslerine kargo yolu ile gönderdiği, satışa sunulan ürünlerde ilgili olarak müşterilerle temas kurduğu, alıcılara gönderilen ürünlerin 2007-2008 yıllarında ithalinin serbest olduğu, ürünlerin değerinin 150 Euronun altında kalması nedeniyle Gümrük Kanunu’nun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkındaki 2009/15481 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 45. maddesi uyarınca muafiyet kapsamında 2009 yılından sonra da muafiyet kapsamında serbestçe ithalinin yapıldığı, gönderilen malların yurda girişinde muafiyet kapsamında olmalarından dolayı ilgili Gümrük İdareleri tarafından herhangi bir yasal müdahalede bulunulmadığı, ürünlerin yurt dışından her alıcı adına ve adresine tek olarak, ayrı ayrı kargolanması nedeniyle eşyanın ticari miktar ve mahiyet arz etmediğinin kabulünün gerektiği, bu itibarla her bir alıcı adına yurt dışından kargo yolu ile gönderilen ve değeri 150,00 Euronun altında kalıp yasal muafiyet kapsamında olan malların kaçak olduklarından söz edilemeyeceği, yurda kaçak olarak girmiş mal bulunmadığından kaçakçılık eyleminden de söz etmenin mümkün olmadığı gibi şikayetçi kurumun şikayet dilekçesinde de beyan ettiği üzere sanığın eylemlerinin suç teşkil etmese de şikayette bulundukları anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nun 2. maddesi ile kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi gereğince, unsurları itibarıyla oluşmayan kaçakçılık suçu nedeniyle sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi usul ve yasalara aykırıdır. Usul ve yasalara aykırı mahkumiyet kararının bozulması yerine onanması hukuka aykırılık oluşturmaktadır.'' talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Dosya kapsamına göre, Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığının ihbarı üzerine İstanbul Gümrük Muhafaza ve Kaçakçılık İstihbarat Müdürlüğü ekiplerince yapılan araştırma sonucunda sanık ...'ın www.... isimli internet sitesi üzerinden ''...'' kullanıcı adıyla satışını yaptığı 2.789 adet elektronik eşya ve muhtelif ürünlerin yasal yollardan ithal edildiğine dair belge ibraz edemediğinden bahisle sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca kamu davası açıldığı, sanık ...'ın bozma öncesi tüm aşamalarda suça konu ürünlerin bir kısmını fatura karşılığı yurt içinden satın aldığını, bir kısmını ise Çin'deki internet sitesinden satın aldığını, yurt dışından aldığı ürünlerin posta kargo yolu ile kendisine gönderildiğini, bu ürünleri aldıktan sonra sattığı şahıslara kargoladığını, bu eşyaların değeri küçük olduğu için gümrük vergisi ödemediğini beyan ettiği, bozma sonrası ise sanığa 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince etkin pişmanlık ihtaratının yapıldığı, sanığın ise ödeme yapmadığı anlaşılmış olup, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün onanmasına dair kararda hukuka aykırılık görülmediğinden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy çokluğuyla REDDİNE,
2.5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 27.12.2023 tarihli ve 2021/27646 Esas, 2023/11740 Karar sayılı mahkûmiyet kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2024 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Sanığın 2007-2008 yıllarında ithali serbest olan ve Çin’den temin ederek internet üzerinden temas kurduğu müşterilere satışa arz ettiği ürünlerin değerinin 150 Euronun altında kalan ve Gümrük Kanunu’nun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkındaki 2009/15481 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 45. maddesi uyarınca muafiyet kapsamında olmalarından dolayı Gümrük İdarelerince serbestçe ithalinin yapıldığı, söz konusu eşyanın yurt dışından her alıcı adına ve adresine tek olarak ayrı ayrı yollanması nedeniyle kaçak kapsamında sayılamayacağından, unsurları oluşmayan suç yönünden beraat hükmü verilmesi gerekir iken mahkûmiyetin onanmasına ilişkin karara muhalifim.
KARŞI DÜŞÜNCE
Sanık ...'ın, ... isimli internet sitesinden 2007-2008 yılları arasında "..." kullanıcı adlarıyla satışa sunduğu ikinci el eşya, telefon aksesuarları, tekstil ürünleri ve elektronik eşya aksesuarları gibi ürünleri piyasadan ve Çin'den tedarik ederek alıcıların isim ve adreslerine kargo yolu ile gönderdiği, satışa sunulan ürünlerde ilgili olarak müşterilerle temas kurduğu, alıcılara gönderilen ürünlerin değerlerinin 150.00 Euronun altında kalmaları nedeniyle, Gümrük Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkındaki 2009/15481 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 45. maddesi uyarınca muafiyet kapsamında oldukları, gönderilen malların yurda girişinde muafiyet kapsamında olmalarından dolayı ilgili Gümrük İdareleri tarafından herhangi bir yasal müdahalede bulunulmadığı, ürünlerin yurt dışından her alıcı adına ve adresine tek olarak, ayrı ayrı kargolanması nedeniyle eşyanın ticari miktar ve mahiyet arz etmediğinin kabulünün gerektiği,
Bu itibarla her bir alıcı adına yurt dışından kargo yolu ile gönderilen ve değeri 150,00 Euronun altında kalıp yasal muafiyet kapsamında olan malların kaçak olduklarından söz edilemeyeceği, yurda kaçak olarak girmiş mal bulunmadığından kaçakçılık eyleminden de söz etmenin mümkün olmadığı, eylemin ancak ticari amaçla kabul edilse bile ancak maliyeyi ilgilendiren husus olduğu gibi, şikayetçi kurumun şikayet dilekçesinde de beyan ettiği üzere sanığın eylemlerinin suç teşkil etmese de şikayette bulundukları anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nun 2. maddesi ile kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi gereğince, unsurları itibarıyla oluşmayan suç nedeniyle sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi gerekçesiyle yapılan itirazın KABULÜ gerekirken, sayın çoğunluğun itirazın reddine ilişkin kararına katılmıyorum. 24.04.2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!