WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2024/1883 E.  ,  2024/4723 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/21 E., 2013/40 K.
SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının
Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet
İNCELEME KONUSU KARAR: Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 23.06.2022 tarihli ve 2013/21
Esas, 2013/40 Karar sayılı ek kararı ile uyarlama sonucu
mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçundan sanık ...'ın, anılan Kanun’un 8/4, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına dair Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 12.06.2013 tarihli ve 2013/21 Esas, 2013/40 Karar sayılı kararının Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 13.01.2015 tarihli ve 2014/1083 Esas, 2015/233 Karar sayılı ilâmı ile hükmün onanmasına karar verilmek suretiyle 13.01.2015 tarihinde kesinleşmesini müteakip, 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla 5607 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik sebebiyle yapılan uyarlama yargılaması sonucunda, sanığın 4733 sayılı Kanun'un 8/4, 5607 sayılı Kanun'un 3/22, 5237 sayılı Kanun’un 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 4.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 07.12.2021 tarihli ve 2013/21 Esas, 2013/40 Karar sayılı ek kararını kapsayan dosya, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 15.01.2024 tarihli ve 94660652-105-24-20702-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.02.2024 tarihli ve KYB-2024/12276 sayılı Tebliğnamesi ile Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.02.2024 tarihli ve KYB-2022/12276 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesinde “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesinde "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklinde yer alan düzenlemeler karşısında,
4733 sayılı Kanun'un 8/4. maddesinin 11.04.2013 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Gümrük Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına dair Kanun'un 31. maddesi ile yürürlükten kaldırılarak, anılan Kanun'un 54. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinde yapılan değişiklik üzerine atılı suçun 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinde düzenlenmiş olduğu nazara alındığında,

1.Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 12.06.2013 tarihli ilk kararında sanığın eyleminin, 4733 sayılı Kanun'un 8/4. maddesi kapsamında olduğu değerlendirilmek suretiyle suç tarihi olan 08.12.2012 itibariyle sanığın lehine olan 4733 sayılı Kanun'un 8/4. maddesinin uygulanmış olması karşısında, 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesinde "21.3.2007 tarihli ve 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir. Eşyanın değerinin hafif olması hâlinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması hâlinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklinde yer alan düzenlemenin sanık lehine hükümler içerebileceğinden bahisle Cumhuriyet savcılığınca uyarlama yargılaması yapılması yönündeki talep üzerine, sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3/18. maddesi ile 4733 sayılı Kanun'un 8/4. maddesinin karşılaştırmalı olarak değerlendirilerek, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi ve 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddesi uyarınca lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi gerekirken karma uygulama yapılarak hüküm kurulduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,

2.Benzer bir olayla ilgili Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 25.06.2019 tarihli ve 2019/1832 Esas 2019/3352 Karar sayılı ilamında yer alan, " İnfaza esas alınacak olan uyarlama kararı ile uyarlamaya konu kesinleşmiş hüküm tüm sonuçları ile ortadan kalkacağından, uyarlama sonucu verilen kararda vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin de karara bağlanması gerektiğinin düşünülmemesi," şeklindeki açıklama dikkate alındığında, uyarlama kararı ile birlikte önceki hükmün geçerliliğini kaybedeceği nazara alınarak, uyarlama yargılamasına ilişkin kararda ilk kararda uygulanan vekalet ücreti ve yargılama giderleri hakkında bir karar verilmemesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
A.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (2) nolu Kanun Yararına Bozma İstemi Yönünden
Olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma müessesesinin konusunu oluşturabilecek kanuna aykırılık halleri, olağan kanun yolu olan temyiz nedenlerine göre dar ve kısıtlı tutulduğunda kesin hükmün otoritesi korunmuş olur.

26.10.1932 tarihli ve ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve bu karar esas alınmak suretiyle verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Özel Dairelerin süreklilik arz eden kararlarında da belirtildiği üzere, kabul edip etmemenin hakim veya mahkemenin takdirine bağlı olduğu istekler hakkında verilen kararlar ile kanıtların değerlendirilmesine ve şahsi hakka ilişkin kararlar kanun yararına bozma konusu olamayacağı belirlenmekle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2 nolu kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (1) nolu Kanun Yararına Bozma İstemi Yönünden
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için suç tarihinden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin eklendiği ve 10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmi ikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği belirlenmiştir.

2. Dosya kapsamında yer alan Kaçak Eşyaya Mahsus Tespit Varakasına göre, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin 3.591,54 TL olduğu, bu nedenle suç tarihi olan 08.12.2012 tarihi itibarıyla 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrası gereğince eşyanın değerinin pek hafif kapsamda kaldığı anlaşılmıştır.

3. Buna göre, 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin ve yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 89 uncu maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun'da hüküm altına alınmış olması nedeniyle ancak anılan Kanun uyarınca belirlenecek temel cezaya tatbik edilebileceği, suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının, sonradan yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları ayrı ayrı uygulanarak lehe Kanun'un tespiti yerine, 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasına göre belirlenen temel cezayla birlikte 7242 sayılı Yasa ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci maddesinin uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması, Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (2) nolu Kanun Yararına Bozma İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (B) paragrafında açıklanan nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (1) nolu Kanun Yararına Bozma İstemi Yönünden
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin, 2013/21 Esas, 2013/40 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca aleyhe tesir etmemek ve yeniden yargılamayı gerektirmemek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.04.2024 tarihinde karar verildi.