7. Ceza Dairesi 2024/188 E. , 2024/4293 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/29 E., 2019/7 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün aynen infazı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Sanığın, Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.01.2019 tarihli ve 2018/29 Esas, 2019/7 Karar sayılı kararı ile üzerine atılı 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, aynı Kanun'un 3/5-10. maddeleri ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62. maddesi gereğince sonuç olarak 2 yıl 6 ay hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu kararın istinaf edilmeden kesinleştiğinin Mahkemesince belirlenmesinden sonra 15.04.2020 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 5607 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikler gereğince lehe hükümlerin değerlendirilmesi sonucunda, Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.09.2021 tarihli ve 2018/29 Esas, 2019/7 Karar sayılı ek kararı ile önceki hükmün aynen infazına karar verildiği, bu kararın itiraz edilmediğinden bahisle 12.04.2022 tarihinde kesinleştiği Mahkemesince belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 20.11.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.12.2023 tarihli ve KYB-2023/124939 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.12.2023 tarihli ve KYB-2023/124939 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“...Somut olayda, Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 17/09/2021 tarihli ve 2018/29 Esas, 2019/7 sayılı ek kararı ile sanık hakkındaki 23/01/2019 tarihli hükmün aynen infazına karar verilmiş ise de; suça konu kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında eşyanın gümrüklenmiş değerinin 3.894,27 Türk lirası olduğu, hükümden sonra 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenleme uyarınca eşyanın değerinin pek hafif nitelikte olduğu ve düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, bu nedenle mahkemece uyarlama yargılaması yapılması gerektiği gözetilmeksizin, mahkumiyete ilişkin hükmün aynen infazına karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir.
2. Sanığın gıyabında verilen asıl kararın, gazete ile ilân edilmesi yoluna gidilmiş ise de, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 29. maddesine aykırı olarak kolayca ulaşma ve tebligatı öğrenme olanağını kısıtlayan gazete yoluyla yapılan ilânen tebligatın geçerli sayılamayacağı cihetle, gıyapta verilen kararın dosya kapsamına göre sanığın yargılama aşamasında bildirdiği bilinen en son adresine, 7201 sayılı Kanun'un yabancı ülkede ikamet eden yabancı ülke vatandaşlarına tebligat usulünü düzenleyen hükümleri uyarınca tebliğ edilmesi gerekirken bu hususa uyulmadan sanığa ilanen yapılan tebligatın usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında asıl kararın kesinleşmediği ve asıl karara bağlı olarak verilen aynen infaza dair ek kararın da hukukî değerden yoksun olduğu belirlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un 272 vd. maddeleri uyarınca henüz kesinleşmediği anlaşılan asıl kararın, istinaf kanun yoluna tabi olduğu, usulüne uygun biçimde kesinleşmeyen asıl karara bağlı olarak verilen ek kararın ise hukukî değerden yoksun olduğu, bu itibarla olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği gözetilerek, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!