7. Ceza Dairesi 2024/1401 E. , 2024/3579 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/398 E., 2023/740 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık
KARARLAR :Yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüyle yapılan yargılama sonucu önceki hükmün onaylanması ve aynen infazı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükme yönelik yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüyle yapılan yargılama neticesinde önceki hükmün onaylanmasına ve aynen infazına dair kararın; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık ... hakkında, (Kapatılan) Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığının 29.05.2009 tarihli ve 2009/0457 Esas, 2009/708 Karar sayılı iddianamesi ile büyük zararlar veren emre
itaatsizlikte ısrar suçunu işlediğinden bahisle 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 89/1. maddesi uyarınca cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.
2.(Kapatılan) Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 22.06.2010 tarihli ve 2010/354 Esas, 2010/1097 Karar sayılı kararıyla; büyük zararlar veren emre itaatsizlikte ısrar suçundan 1632 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 5327 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.(Kapatılan) Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 22.06.2010 tarihli ve 2010/354 Esas, 2010/1097 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askeri Yargıtay 4. Dairesinin 20.09.2011 gün ve 2011/739 Esas ve 2011/762 Karar sayılı ilâmıyla; hükmün onanmasına karar verilmiştir.
4.Sanık tarafından; hakkındaki kesinleşmiş hükme konu kararı veren (Kapatılan) Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin bağımsızlığı ve tarafsızlığına ilişkin şikâyetlerinin bulunması sebebiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuruda bulunulmuştur.
5.Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 19.03.2019 tarihli ve 11.04.2019 tarihinde açıklanan 23640/12 başvuru sayılı (Dirik/Türkiye) kararıyla "Davalı hükümetin deklarasyon metninde yer alan, sözleşmenin 6 ncı maddesi ile ilgili açıklamalarını ve böylelikle verilen taahhütlere riayet edilmesini sağlamak için öngörülen özel koşulları dikkate almayan; başvurunun sözleşmenin 37 nci maddesinin 1 inci fıkrasının (c) bendi uyarınca başvurunun davalar listesinden çıkarılmasına" karar verilmiştir.
6.Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Dairesi Başkanlığının 22.05.2019 tarihli yazısıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ilhami Dirik/Türkiye (23640/12) kararının kesinleştiği bildirilmiş; kararın kesinleşmesinden sonra sanık müdafii tarafından yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulmuştur.
7.Sanık müdafiince yapılan yargılamanın yenilenmesi talebi 5271 sayılı Kanun'un 311 inci maddesinin (f) bendi uyarınca kabul edilerek; Yüksekova 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.06.2023 tarihli ve 2020/398 Esas, 2023/740 Karar sayılı kararıyla; sanık ...'in büyük zararlar veren emre itaatsizlikte ısrar suçundan mahkûmiyetine dair (Kapatılan) Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 22.06.2010 tarihli ve 2010/354 Esas, 2010/1097 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun'un 323 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca onaylanmasına, karar kesinleştiğinde sanık hakkında daha önce verilerek (Kapatılan) Askeri Yargıtay 4. Dairesinin 20.09.2011 gün ve 2011/739 Esas ve 2011/762 Karar sayılı ilâmıyla onanmak suretiyle kesinleşen 2 yıl 11 ay hapis cezasına dair hükmün aynen infazına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığa FETÖ tarafından kumpas kurulduğuna, tanık beyanlarının çelişkili olduğuna, tanıklardan ...'ın ifadesinin gerçek olmadığına, cezalandırmaya esas teşkil edemeyeceğine, sanığın atılı suça konu emri vermediğini gösterir delillerin bulunduğuna, aynen infazına şeklinde verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın cezalandırılması için şüpheden uzak delil bulunmadığına ve beraatine karar verilmesi talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Yapılan incelemede; Kara Kuvvetleri Komutanlığının 04.06.2007 tarihli ve El Yapımı Patlayıcılara Karşı Alınacak Tedbirler konulu emri ile el yapımı patlayıcılara (EYP) müdahale esaslarının belirlendiği, bu emirle, acil ve zorunlu hâllerde ancak yerinde imha kursu görmüş olanlara yerinde imha yetkisi verildiği, Jandarma Genel Komutanlığının 15.06.2007 tarihli emrinde de, patlayıcı maddenin tespiti veya bulunması durumunda, yetkisiz personelin müdahalesinin engellenerek gerekli emniyet tedbirlerinin alınması ve patlayıcının uzman personel tarafından etkisiz hâle getirilmesi gerektiğinin belirtildiği, bu emirlerin sıralı komutanlıklarca yayımlanarak sanığa 3. Motorlu Piyade Tabur Komutanlığı görevini yürütmekte olması nedeniyle tebliğ edildiği, ayrıca önceki bir tarihte, patlayıcı madde tespit edilip kendisine bildirildiği bir olayda, aynı emrin şifahi olarak sanığa 21. Jandarma Sınır Tugay Komutanı tarafından da verildiği; müteveffa J.Ütğm. ...’ın Yeşiltaş 5’inci J.Snr.Bl.K.nı olarak görev yaptığı ve söz konusu Bölüğün 10.04.2007 tarihli emirle sanığın Tabur Komutanı olarak görev yaptığı 3.Motorlu Piyade Tabur Komutanlığı harekat komutasına verildiği, müteveffanın EYP’lerin imhası ile ilgili herhangi bir kurs görmediği; 06.08.2007 tarihinde, saat 17.00 sıralarında, Çelik Üs Bölgesindeki mevzileri dolaşan müteveffa ile J.Atğm. ..., J.Er ... ve J.Er ...’ın Şehit Kamil Üs Bölgesine dönmek üzere araçla intikale başladıkları, yol ayrımına geldiklerinde yolda bulunan taşların dikkat çekmesi nedeniyle taşları kaldırmaları üzerine, kabloları bulunan bir EYP tespit ettikleri, uzaktan kumandalı olabileceğini değerlendiren müteveffanın yakın bölgelere atış yaptırdığı, olay kendisine bildirildiğinde sanığın, müteveffaya patlayıcı madde düzeneğinin kablolarının kesilmesi yönünde emir verdiği, bunun üzerine müteveffanın hava karardıktan sonra olay yerine gidip kabloları kestiği ve basma düzeneğini çıkardığı, durumun sanığa bildirildiği, sanık tarafından telefon görüşmesinde kendisine hakaret edildiğini söyleyen müteveffanın saat 04.00 sıralarında Çelik Üs Bölgesine gittiği, saat 04.00-04.30 sıralarında Bölüğü telefon ile arayan sanığın, santral görevlisi vasıtasıyla çağırdığı J.Üçvş. ...'dan olayla ilgili başlatılan tahkikat konusunda bilgi aldıktan sonra, Bölük Komutanı bugün veya yarın patlayıcı düzeneğini dikkatli bir şekilde çıkartsın emrini verdiği, J.Üçvş. ...’ın bu emri Çelik Üs Bölgesinde bulunan müteveffaya telsizle ilettiği, emri alan müteveffanın iki korucuyu yanına alarak olay yerine tekrar gittiği, yerinden çıkartmaya çalıştığı sırada EYP’nin patladığı ve patlama neticesinde şehit olduğu, patlama sırasında iki geçici köy korucusunun da yaralandığı dosya kapsamındaki delillerden maddi vakıa olarak anlaşılmıştır.
2. Sanık aşamalardaki savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Hükme esas alınan ve usulüne uygun olarak yeminli beyanları tespit edilen tanıkların ifadeleri dosyada mevcuttur.
4. Üçlü heyetten oluşan 24.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda; EYP niteliğindeki patlayıcılara nasıl müdahale edilmesi gerektiğine ilişkin hususlara yer verilerek, müdahalenin bu konuda eğitim görmüş ve gerekli kurs bilgisine sahip uzman kişilerce yapılması gerektiği belirtilmiştir.
5. Dosya kapsamından; Kara Kuvvetleri Komutanlığının el yapımı patlayıcılara karşı alınacak tedbirler konulu emrinin sanığa tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
III. GEREKÇE
Yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü ile yeniden yapılan yargılama sonucunda, dava dosyası kapsamına uygun ve gerekçeleri denetime imkân verecek şekilde tutanaklara yansıtılarak mahkemece kabul ve takdir kılınan önceki hükmün onaylanmasına dair kararda hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yüksekova 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.06.2023 tarihli ve 2020/398 Esas, 2023/740 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!