WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2024/1391 E.  ,  2024/3889 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/235 E., 2022/252 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracı atların satış bedelinin
hazineye irad kaydına
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret

Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 24.10.2023 tarihli ve 2023/16400 Esas, 2023/9215 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.02.2024 tarihli ve 7 - 2023/92585 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrası gereği yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, zincirleme şekilde akaryakıt kaçakçılığına konu olan sanığın 22.07.2008 tarihli eylemi "arazide terk edilmiş halde 30 adet at ve bu atlara yüklü 2880 litre mazotun ele geçirilmesi" 09.08.2008 tarihli eylemi ise "arazide terk edilmiş halde 22 adet at ve bu atlara yüklü 2160 litre mazotun ele geçirilmesi" şeklindedir. Her iki eylem arasında zincirin kesilmesine imkan verecek iddianame ve irade yenilemesini gösterir bir bulgu mevcut değildir. Her iki suç için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43/2. maddesi anlamında zincirleme suç hükümleri oluştuğu kuşkusuzdur. Böylece zamanaşımı hesaplaması zincirin son suçu olan 09.08.2008 tarihinden başlayacaktır. Sanığın eylemine uyan suç tarihi itibarıyla yürürlükte olan Kanun maddeleri 5607 sayılı Kanun'un 3/1.1.cümlesi ve gümrük girişi olmayan yerden kaçak eşyanın gümrük bölgesine sokulması nedeniyle aynı Kanun'un 3/1.2.cümlesi olacaktır. Buna göre suçun temel şeklinin azami cezası (m.3/1.1.cümle 5 yıl+ 3/1.2.cümle ile 1/2 oranında arttrım nedeniyle) 7 yıl 6 ay olmaktadır. Suç tarihinden sonra yürürlüğe giren gerek 6455 ve gerekse 6545 sayılı Kanunlar ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinde yapılan değişiklikler suçun asgari süresinde arttırım yapmış olup, üst sınırında herhangi bir değişiklik mevcut değildir. Bu kabulle suçun tabi olduğu zamanaşımı süresi de 5237 sayılı Kanun'un 66/1-d maddesi uyarınca kesintisiz 15 yıl ve kesintili 22 yıl 6 ay olmaktadır. 09.08.2008 suç tarihinden sonra zamanaşımını kesen işlemler de dikkate alındığında kesintili zamanaşımı süresi dolmadığı halde yazılı şekilde düşme kararı verilmesinin hukuka aykırılık oluşturduğu gözetilerek, usul ve yasalara aykırı olduğundan bahisle düşme ilâmının kaldırılmasına ve sanık hakkında kaçakçılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE
Ana dosyada; 22.07.2008 tarihinde saat 02.40 sıralarında İran ülkesinden Türkiye'ye yasa dışı geçiş yapan bir grup görülmesi üzerine yapılan müdahale sonucu 30 adet at ve jelikanlar içerisinde 2880 litre motorin ele geçirildiği yine birleşen dosyada; 09.08.2008 tarihinde 03.25 sıralarında İran ülkesinden Türkiye'ye yasa dışı geçiş yapan bir grup görülmesi üzerine yapılan müdahale sonucu 22 adet at ve jelikanlar içerisinde 2160 litre motorin ele geçirildiği ve ele geçen eşyaların sanığa ait olduğunun tespit edildiği olayda; sanığın yargılama konusu eylemi için suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, sanığa atılı son suçun işlediği 09.08.2008 tarihinden mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 08.02.2022 tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilerek davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmakla, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi üzerine yapılan temyiz incelemesinde sanık hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesinde hukuka aykırılık görülmediğinden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

III. KARAR
1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE,

2.5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 24.10.2023 tarihli ve 2023/16400 Esas, 2023/9215 Karar sayılı zamanaşımı nedeniyle düşme kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.04.2024 tarihinde karar verildi.