7. Ceza Dairesi 2024/1390 E. , 2024/3647 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/252 E., 2023/195 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, suç eşyasının müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İTİRAZA KONU KARAR : Kamu davasının zamanaşımından düşmesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 13.12.2023 tarihli ve 2023/17224 Esas, 2023/11143 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.02.2024 tarihli ve 7-2023/95784 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrası gereği yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, "Suç tarihi olan 28.02.2010 tarihinde saat 09.15 sıralarında Saltuk Piyade Hudut Takım Komutanlığı askerlerince 274 numaralı sınır taşı civarında termal kamera ile yapılan gözetleme sırasında atlı bir grubun İran ülkesi topraklarından Türkiye Cumhuriyeti topraklarına geçtiklerinin tespit edildiği ve olay yerine yeteri kadar Jandarma personeli hareket etmek suretiyle müdahale edildiği olay yerinde sanık ...'ın 2 adet at ile 4 adet 60 litrelik Jelikanlar içerisinde toplam 210 litre mazot ile yakalandığı ele geçen mazot ile ilgili alınan Tübitak MAM raporunda ele geçen mazotun marker seviyesinin geçersiz çıktığının belirtildiği, sanığın alınan savunmasında ise ele geçen kaçak akaryakıtları babasının minibüsü ve traktörü için aldığı yönünde savunmada bulunduğu, ele geçen kaçak akaryakıtın miktarına göre sanığın bu savunmasına itibar edilmediği ve suçtan kurtulmaya yönelik olarak değerlendirildiği, her ne kadar sanık hakkında 5015 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kamu davası açılmış ise de, sanığın Türkiye- İran sınırından kaçak akaryakıt alma eyleminin lehine olan 5607 sayılı Yasa kapsamında kaldığı sonuç ve kanaatine varılmış olmakla mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
Sanığın eylemine uyan suç tarihi itibariyle yürürlükte olan Kanun maddeleri 5607 sayılı Kanun'un 3/1.1.cümle ve gümrük girişi olmayan yerden kaçak eşyanın gümrük bölgesine sokulması nedeniyle aynı kanunun 3/1.2.cümle olacaktır. Buna göre suçun temel şeklinin azami cezası ( 5607 sayılı Kanun'un 3/1.1.cümle 5 yıl+ 3/1.2.cümle ile 1/2 oranında arttrım nedeniyle) 7 yıl 6 ay olmaktadır. Suç tarihinden sonra yürürlüğe giren gerek 6455 ve gerekse 6545 sayılı Kanunlar ile 5607 sayılı Kanunun 3. maddesinde yapılan değişiklikler suçun asgari süresinde arttırım yapmış olup, üst sınırında herhangi bir değişiklik mevcut değildir. Bu kabul ile suçun tabi olduğu zamanaşımı süresi de 5237 sayılı Kanun'un 66/1-d maddesi uyarınca kesintisiz 15 yıl ve kesintili 22 yıl 6 ay olmaktadır.
28.02.2010 suç tarihinden sonra zamanaşımını kesen işlemler de dikkate alındığında kesintili zamanaşımı süresi dolmadığı halde yazılı şekilde düşme kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğundan mahkûmiyet hükmünün onanması." talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Dosya kapsamına göre 28.02.2010 tarihinde Saltuk P. Hd. Takım Komutanlığı askerlerince Van ... ... sayılı yerde icra edilen pusu faaliyeti sırasında sanık ... ile birlikte 2 adet ata yüklü şekilde 4 adet 60 litrelik bidon içerisinde yaklaşık 210 lt. ulusal marker seviyesi geçersiz motorin ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; sanığın eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve ikinci cümleleri kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası kapsamında bulunduğu, buna göre de 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca eyleme suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan hükümlerin tatbikinin gerektiği, 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, suçun 28.02.2010 tarihinde işlendiği, suç tarihinden itibaren 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin temyize konu 29.03.2023 tarihli hükümden önce tamamlanmış bulunduğu gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesis edildiği anlaşıldığından sanık hakkındaki hükmün bozulmasına ve davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine dair kararda hukuka aykırılık görülmediğinden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle
REDDİNE,
2.5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 13.12.2023 tarihli ve 2023/17224 Esas, 2023/11143 Karar sayılı kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine dair karar ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!