7. Ceza Dairesi 2024/1339 E. , 2024/4069 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/665 E., 2023/811 K.
SUÇ : 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde
Kararname'ye muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz süresinin 15 gün olarak belirtilmesi nedeniyle sanığın kanun yolu başvuru süresinde yanıltıldığından, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; dava konusu ürünün büfede çalıştığı dönemde yaşlı bir kadın tarafından satması ve satılması durumunda paranın yaşlı kadına verilmesi amacı ile büfeye getirildiğine, aramada tek bir oyuncağın ele geçtiğine, taklit olduğunu bilebilecek durumda olmadığına, ürünün büfede satılan ürünler ile alakasının bulunmadığına, suç kastının bulunmadığına, buna dair dosyada delil de mevcut olmadığına, belirtilen ve re'sen tespit edilecek nedenler ile mahkûmiyet kararının bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Katılan vekili şikâyet dilekçesi ile içlerinde sanığın işlettiği ... isimli iş yerinin de bulunduğu dokuz farklı iş yeri hakkında, hak sahibi oldukları tescilli markalı ürünlerin, marka haklarına tecavüz edilerek satışa arz edildiği iddiası ve arama yapılması talebi ile şikâyetçi olmuştur.
Muğla 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 12.05.2015 tarihli ve 2015/620 Değişik İş sayılı kararı doğrultusunda ilgili iş yerinde sanık hazır bulunduğu halde yapılan aramada, raflarda ... markalı bir adet oyuncak bebeğe el konulmuştur.
Sanık hakkında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/A-1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 ve 54. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmalarında; tanıdığı bir kişinin, suça konu ürünü satması için getirdiğini, onu kırmamak için ürünü aldığını ve satacağını ancak taklit markalı olduğunu bilmediğini, olay tarihinde zaten büfe sahibi değil çalışanı olduğunu beyan etmiştir.
Savunma tanığı H.A. 21.01.2016 tarihli beyanında; torunlarına hediye olarak gelen oyuncakları satması için sanığa verdiğini, amacının torunlarına harçlık yapmak olduğunu ifade etmiştir.
Dosyada mevcut 01.09.2015 tarihli bilirkişi raporunda; suça konu ürünün orijinal olmayıp taklit markalı olduğu ve katılanın marka haklarını ihlal ettiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Dosya kapsamı uyarınca, aşağıda yer alan hukuka aykırılık nedenleri dışındaki sübuta yönelen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
02.12.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle 5271 sayılı Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/7. maddesinin; aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A maddesinde düzenlenen satışa arz etme veya satma suçu yönünden de uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. ve 254. maddelerinin uygulanmasında zorunluluk bulunması nedeniyle sanık hakkında verilen hükmün bozulması gerekmiş,
Kabule göre ise;
1.Suç tarihine göre sanık hakkında mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/1-A maddesi uyarınca uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, hükümde; uygulama maddesi olarak 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu'nun 30/1. maddesine de yer verilmesi,
2.Dava konusu eşyanın müsaderesine karar verilirken, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi yerine 54/1. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
3.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin hatalı gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 17.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!