WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2024/1180 E.  ,  2024/4939 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/419 E., 2023/572 K.
SUÇ : 4389 sayılı Bankalar Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Uyarlama sonucu mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan banka vekilinin temyiz istemi, banka zararının giderilmediğine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2.Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın eylemi birden fazla kez gerçekleştirmediğine, cezasında zincirleme suç nedeniyle artırım yapılarak fazla ceza tayin edildiğine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

II. GEREKÇE
Sanığın katılan bankanın ... şubesinde müdür olarak görevli bulunduğu dönemde, banka kaynaklarını kullanarak hisse senetleri alıp sattığı, borç dekontlarını zamanında ödemeyerek bankayı zarara uğrattığı tespit edilerek cezalandırılması istemiyle açılan kamu davası neticesinde, Ankara 9.Ağır Ceza Mahkemesinin 18.06.2023 tarihli ve 2002/130 Esas, 2003/107 Karar sayılı kararıyla 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 202 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince 6 yıl ağır hapis ve 19.663,017,474 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün sanık tarafından temyizi üzerine sanığın temyiz isteminin süreden sonra olması nedeniyle Dairemizin 05.07.2007 tarihli ve 2005/210 Esas, 2007/5414 Karar sayılı ilamıyla temyiz isteminin reddine karar verildiği, temyize konu yargılamanın ise uyarlama yargılamasına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.

Yapılan incelemede Dairemizin 30.06.2021 tarihli ve 2021/3501 Esas, 2021/8922 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, sanığın 2000 ve 2001 yılları içerisinde zincirleme suretle birden fazla suç işlediği, borç dekontlarında sanığın kendi imzalarının bulunması nedeniyle eylemlerinin aldatıcılık niteliği olmadığından basit zimmet kapsamında olduğu ve soruşturma başlamadan önce banka zararı olan ana parayı ödediği tespit edilmiştir.

Tüm dosya kapsamına nazaran sanığın zincirleme biçimde basit banka zimmeti suçunu işlediği ve soruşturma aşamasında banka tarafından hesaplanan zimmet miktarını karşıladığı anlaşılmakla, sanık savunması ile tüm dosya kapsamından sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle suçun sübûtuna yönelen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 4389 sayılı Bankalar Kanunu ile birlikte mülga 765 sayılı Kanun'un ilgili hükümlerinin ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile birlikte 5237 Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) ilgili hükümleri birlikte ele alınıp, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca önceki ve sonraki Kanunların bütün halinde somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerekirken, bu karşılaştırma denetime olanak verecek şekilde somut olarak yapılmaksızın hüküm tesisi isabetsiz görülmüş ise de, soruşturmadan önce banka zararının giderilmesi nedeniyle 5411 sayılı Kanun hükümlerinin lehe olduğu anlaşılmakla bu husus sonuca etkili görülmemiştir.

Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

5411 sayılı Kanun hükümlerinin lehe olarak kabul edilmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun hükümleriyle birlikte uygulama yapılması gerektiği halde, sanık hakkında kurulan hükümde mülga 765 sayılı Kanun'un 80 inci ve 59 uncu maddeleri ile 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkralarının birlikte uygulanması suretiyle karma uygulama yapılarak karar tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, katılan banka vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği;
1.Hükmün 2 nci fıkrasından "765 sayılı TCK'nun 80 maddesi" ifadesi çıkartılarak yerine "5237 sayılı Kanun'un 43/1.maddesi" ifadesinin eklenmesi,

2.Hükmün 4 üncü fıkrasından "...765 sayılı TCK'nın 59 maddesi" ibaresi çıkartılarak yerine " 5237 sayılı Kanun'un 62/1.maddesi" ibaresinin eklenmesi,

3.Hükmün 7 inci fıkrası tamamen çıkartılarak yerine " 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı TCK’nın 53/1-2-3 madde fıkralarının tatbikine," ifadesinin eklenmesi ve diğer kısımları aynen bırakılmak suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.05.2024 tarihinde karar verildi.