7. Ceza Dairesi 2024/1172 E. , 2024/4800 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/480 E., 2018/1133 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma
Sanık ... yönünden, Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün niteliği gözetildiğinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığı anlaşılmıştır.
Sanık ... yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan vekilinin temyiz istemi, sanıklar hakkında eksik ceza tayin edildiğine, suça konu kaçak eşyanın tasfiyesi ile müsaderesi gerektiğine ve Gümrük İdaresi lehine hak edilen tüm vekâlet ücretlerine ayrı ayrı hükmolunması gerektiğine ilişkindir.
2.Sanık ... müdafiin temyiz istemi, sanığın içmek maksadı ile kaçak sigaraları aldığına,
hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyetine hükmolunmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
II. GEREKÇE
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, 01.11.2016 tarihinde güvenlik güçleri tarafından kaldırım kenarında sanık ... ile sanık ...'un beyaz poşet içerisinde kaçak sigara alış verişi yaptıklarının görülmesi üzerine yanlarına intikal edildiği ve ağzı açık, dışarıdan bakıldığında görünür vaziyetteki beyaz renkli poşet içerisinde toplam 2320 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirildiği anlaşılmış olup, sanıkların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
Ele geçirilen gümrük kaçağı sigaralar hakkında düzenlenen kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dosya arasına alınmış olup, sigaraların gümrüklenmiş değerinin Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre "hafif değer" aralığında olduğu görülmüştür.
Sanık ..., aşamalardaki savunmalarında, sanık ...'ın elinde mevcut olan toplam 2320 paket gümrük kaçağı sigaranın tamamını paketi 2,50 TL üzerinde satın almak üzere kendisiyle anlaştığını, ...'in sigaraların tamamını satın alacağını söylediğini, teslim edeceği sırada polislerin geldiğini beyan etmiştir.
Sanık ... savunmasında, sigaraların tamamını değil yalnızca 2-3 kartonunu içmek amacıyla satın almak istediğini beyan etmiştir.
İlk derece mahkemesince, sanık ...'ın yakalanış tarzı dikkate alındığında, sanığın suça konu sigaraları ticarî amaçla bulundurduğuna ya da sattığına dair herhangi bir somut delil ya da bilgi olmadığı, bu nedenle sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair inkar yollu savunmalarının aksini gösterir delil elde edilemediği kanaatine varılmakla sanık ... hakkında beraat karar verildiği, diğer sanık ... hakkında ise mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ile sanık ...'un istinaf başvurusu üzerine, duruşma açılmak suretiyle yapılan yargılamada; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanıkların mahkûmiyetine karar verildiği ancak sanık ... hakkındaki ilk derece mahkemesince verilen cezanın artırılmadığı görülmüştür.
A. Sanık ... Yönünden
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün niteliği gözetildiğinde 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, katılan vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık ... Yönünden
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 19.06.2018 tarihli ve 2018/480 Esas, 2018/1133 Karar sayılı kararındaki kabulü doğrultusunda sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Olayın oluş şekline ve tüm dosya kapsamına göre, katılan vekili ile sanık ... müdafiin aşağıda belirtilen hususlar dışında yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8
inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de mahkemesine ait bulunması zorunluluğu, bozmayı gerektirmiştir.
III. KARAR
A. Sanık ... Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün niteliği gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, katılan vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi uyarınca REDDİNE,
B. Sanık ... Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle katılan vekili ve sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği BOZULMASINA,
Dava dosyasının, sanık ... yönünden Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine, diğer sanık ... yönünden ise, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!