WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2023/9995 E.  ,  2024/3065 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/355 E., 2023/103 K.
SUÇ : 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; usul ve kanuna aykırı olarak verilen kararın bozularak lehe olan hükümlerin uygulanması talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE
04.03.2015 tarihinde İl Denetim Komisyonu üyelerince sanığa ait iş yerinde yapılan denetimde raflarda dizili ve satışa hazır vaziyette 360 adet bandrolsüz kitap; 24.10.2014 tarihinde alınan arama kararına istinaden sanığa ait iş yerinde yapılan aramada ise 490 adet bandrolsüz kitap ele geçirildiği anlaşılmıştır.

Bilirkişi raporlaru ile ele geçen kitapların usulsüz olarak çoğaltıldığı ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat

Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 81 inci maddesi uyarınca bandrol yükümlülüğüne tabi olmasına rağmen bandrollerinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

Sanık aşamalardaki savunmalarında, bandrolsüz ürün satmanın suç olmadığını bilmediğini beyan etmiştir.

Türkiye Basım Yayın Meslek Birliği'ne yapılan bildirim üzerine 5846 sayılı Kanun'un 75 inci maddesi uyarınca altı aylık kanuni şikâyet süresi içerisinde ele geçen ürünlerle ilgili hak sahipliğini ispatlamaya yönelik belgeler sunulmuştur.

Dairemizin bozma ilâmının gereği yerine getirilmek suretiyle 5846 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin onüçüncü fıkrasının Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilmiş olması ve sanığın eylemlerinin zincirleme suç kapsamında bulunmaması nedeniyle 5846 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sanık hakkında ayrı ayrı 10'ar ay hapis ve 80'er TL adlî para cezasına hükmedildikten sonra bozma öncesi kurulan hükmün yalnızca sanık tarafından temyiz edilmesi nedeniyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği cezanın bozma öncesi kurulan hüküm olan 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası üzerinden infazına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "24.10.2014, 04.03.2015" yerine "24.10.2014" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen "1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği kazanılmış hak nedeniyle cezanın 10 ay hapis cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi gerekirken, sanığın sonuç olarak 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi" dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının 4. paragrafında yer alan "sanığın sonuç olarak 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin çıkartılması ve yerine "1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği cezanın 10 ay hapis cezası üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

21.03.2024 tarihinde karar verildi.