7. Ceza Dairesi 2023/9260 E. , 2024/4002 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/109 E., 2022/874 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na aykırılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiin temyiz isteği; sanığın atılı suçu işlemediğine, sanığın görev yapmadığı sırada düzenlenmiş olan tutanaklar ve envanterde eksik olan eşya ve malzemeler nedeniyle hiçbir sorumluluğunun bulunmadığına, davaya konu olay tarihinde sanığın taşınır mal saymanı olarak görev yaptığına dolayısıyla asıl sorumlunun taşınır mal sorumlusuna ait olduğuna, görev yaptığı sürece görevini tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğine, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut bir delil bulunmadığına ve hakkında beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Aydın İli ... Jandarma Komutanlığında görevli personelin başka bir ilçe komutanlığı emrine atanması üzerine zimmetinde bulunan malzemelerin teslim edildiği esnada 3 adet başlık koruyucu, 2 adet
balistik koruyucu yelek ve 1 adet kamuflaj desenli çantanın olmadığının tespit edildiği, eksik çıkan malzemelerin 29.01.2015 tarihinde o tarihte İl Jandarma Komutanlığı emrinde birlik mal saymanı olarak görevli iken 08.07.2018 tarih ve 701 sayılı KHK ile Jandarma Genel Komutanlığından ihraç edilen J.İkm.Tğm....'e teslim edildiği, sonrasında ise akıbetinin bilinmediği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında görevi kötüye kullanmak suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2 nci maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmalarında; bir operasyon kapsamında bütün ilçelerdeki balistik yeleklerin ve başlık koruyucuların Alay Komutanlığında toplanmasının istendiği, o tarihte taşınır mal saymanı olduğunu, talimat gereği yaşanan yoğunluktan dolayı taşınır mal sorumlusuna yardım ettiğini, malzemelerden bir kısmını kendisinin teslim aldığını ve teslim aldığına dair tutanak altına imza attığını ancak operasyon bittikten sonra toplanan malzemelerin ait olduğu ilçelere iadesinin taşınır mal sorumlusu olan ... tarafından yapıldığını, malzemeleri mal sorumlusunun teslim aldığını, eski olan malzemelerin iadesi sırasında bir karışıklık yaşanmış olabileceğini, sayımlar ile ilgili sonraki tarihte tutulan tutanağın değil, olay tarihinde tutulan tutanakların incelenmesinin gerektiğini beyan etmiştir.
29.01.2015 tarihli ikmal maddesi teslim senedi, 31.08.2018 tarihli eksik malzemelerin tespitine ilişkin tutanak, 03.09.2018 tarihli disiplinsizliğin öğrenilmesine ilişkin tutanak dosyada mevcuttur.
İlk Derece Mahkemesi tarafından, sanığa teslimi gerçekleştirilen malzemelerden eksik olanlara ilişkin hayatın olağan akışına uygun makul bir açıklamada bulunamadığı, birlik mal saymanı olarak görev yaptığı esnada imzasına mukabil teslimi gerçekleştirilen eşyaların her türlü sorumluluğunun sanığa ait olduğu ancak sanığın 08.07.2018 tarihinde ihraç edildikten sonra teslimi yapılan eşyaların akıbetinin belirlenemediği, bu nedenle sanığın eksik olduğu tespit edilen malzemeler yönünden görevini açıkça kötüye kullandığı kabul edilerek, savunmalarına itibar edilmemiş ve suçun sübuta erdiği sabit görülerek sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılarak yapılan yargılamada; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanığın eksik olduğu tespit edilen malzemeler yönünden görevini kötüye kullandığı görüş ve kanaatine varıldığı ancak 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nda (1632 sayılı Kanun) yer alan özel düzenleme gereği sanığa atılı eylemin askeri eşyayı kaybetmek suçuna vücut vereceği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verildiği belirlenmiştir.
Tetkik edilen dosya kapsamına göre;
1. 1632 sayılı Kanun'un “Mallara karşı diğer cürümler” başlıklı 130’uncu maddesinde, askerî eşyayı özürsüz kaybedenlerin cezalandırılacakları düzenlenmiş olup; bu suçun genel olarak koruduğu hukuki menfaat, askerî eşyaların korunmasıdır. Bu suçla korunan özel menfaat ise, askerî eşyaların kullanıcıları tarafından gerektiği gibi korunmasıdır. Suçun oluşması için, failin, askerî hizmet nedeniyle zilyetliğinde bulundurduğu askerî eşyanın korunması için gerekli olan dikkat ve özeni göstermemesi ve bunun sonucu olarak askerî eşyanın kaybolması gerekmektedir. Eşyanın korunması için gerekli olan dikkat ve özenin ne olması gerektiği, eşyanın özelliklerine, önemine ve kullanım durumuna göre, nesnel olarak belirlenmelidir. Keza, kaybedilen askerî eşyanın, failin yapmakta olduğu askerî hizmetin gereği olarak kullandığı ya da sorumluluğunda bulundurduğu bir eşya olması gerekmektedir. Mal saymanı sıfatıyla
zimmetinde bulundurduğu askerî eşyalardan bir kısmının kaybına sebebiyet verilmesi hâlinde, askerî eşyayı özürsüz kaybetmek suçunun değil, unsurlarının varlığı hâlinde, 1632 sayılı Kanun'un 144. maddesi kapsamında memuriyet görevini ihmal etmek suçunun varlığı kabul edilmelidir.
Bu açıklamalar kapsamında dava konusu olaya bakıldığında; sanığın, Birliğine tertip edilmiş malzemeleri tutanakla teslim aldığı, görevi gereği bunların alınmasını, saklanmasını, depolanmasını, mevzuata uygun olarak dağıtımını ve harcanmasını sağlamak, bunlara ait hesap ve kayıtları tutmak ve yetkili teftiş kurullarına veya müfettişe hesap vermekle yükümlü olduğu, bu hâliyle eksik olan malzemelerle ilgili ihmali eylemlerinin 1632 sayılı Kanun'un 130 uncu madde kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmaması karşısında, suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde eyleminin askerî eşyayı özürsüz kaybetmek suçunu oluşturduğunun kabulü,
2. 2015-2017 yılları arasında sanığa teslim edilen ve açığı olarak kabul edilen malzemeler içinde sarfa tâbi veya miatlı malzemeler olup olmadığının ve bunların kayıt silme işlemine tâbi tutulup tutulmadıklarının ilgili mal saymanlıklarından sorulması ve sayım tutanaklarının getirtilmesinden ayrıca sanığın aşamalardaki savunmalarında operasyon bittikten sonra toplanan malzemelerin ait olduğu ilçelere iadesinin taşınır mal sorumlusu olan ... tarafından yapıldığını, malzemelerin mal sorumlusu tarafından teslim aldığını belirtmesi karşısında; o dönem ...'in taşınır mal sorumlusu olarak görev yapıp yapmadığı belirlenerek tanıklığına başvurulmasından sonra, sanığın sorumluluğunu bilebilecek nitelikte bilirkişi vasıtasıyla gerçek açık ve buna göre kesin hazine zararının miktarının tespitini müteakip, sanığın ihmal ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığının, suç kastı ile hareket edip etmediğinin her türlü şüpheden uzak bir şekilde ortaya konulmasından sonra bir karara varılması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 13.04.2022 tarihli ve 2022/109 Esas, 2022/874 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren izmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!