7. Ceza Dairesi 2023/8488 E. , 2024/2051 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/31 E., 2021/173 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve suçta kullanılan nakil vasıtasının
müsaderesi
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Gümrük İdaresi vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebebi, sanığa üst sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğine ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası uyarınca verilen cezada 1 kat arttırım yapılması ve hapis cezasının ertelenmemesi gerektiğine ilişkindir.
2.Sanık müdafiin temyiz sebebi; müvekkili hakkında verilen mahkûmiyet hükmü kaldırılarak beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Olay tutanağına göre, 16.10.2013 tarihinde kolluk görevlilerince icra edilen devriye sırasında sanığın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile geldiği ve şüphe üzerine durdurulduğu, fener ile araçta yapılan kontrolde aracın arka koltuklarının olmadığı ve arka tarafta kolilerin görülmesi üzerine sanığa kolilerde ne olduğunun sorulduğu, sanığın da kolilerde faturasız sigaraların olduğunu beyan etmesi üzerine gecikmesinde sakınca olan hâl kapsamında alınan arama kararına istinaden araçta yapılan aramada toplam 600 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmasında, akrabalarını karşılamak için Suriye sınırındaki köye gittiğini, ancak o akrabalarının başka köyden çıkacaklarını öğrendiğini, oradaki kişilerin de ellerindeki çuvalları o köye götürmesini istediklerini ve çuvallarda ne olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.
Malen sorumlu ... beyanında, söz konusu aracı 6 ay önce.........'e sattığını, ancak parasının tamamını alamadığı için devrini vermediğini, bildiği kadarıyla..........,'un söz konusu aracı rent a car şirketine kiraladığını beyan etmiştir.
Tanık ......., beyanında, arabayı ...'den aldığını ve kalan borcu taksitle ödediğini beyan etmiştir.
Alınan bilirkişi raporunda belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Bozma sonrası mahkemece savunması alınan sanığın gümrüklenmiş değerin iki katını ödeyecek maddi gücünün olmadığını açıkça beyan etmesi nedeniyle tebliğnamedeki bu yönde bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Tüm dosya kapsamına göre sanığın sevk ve idaresindeki araçta yapılan aramada 600 karton kaçak sigara ele geçirilmesi karşısında, sanığın atılı suçu işlediği sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki bilgi ve belgelerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, sanık müdafii ve katılan Gümrük İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
1.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ile 16.05.2017 tarihli ve 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 16.10.2013, iddianame düzenleme tarihinin 05.11.2013 olduğu,
Yapılan Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) sorgulamasında, yargılaması devam eden Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/1366 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 27.08.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 04.06.2014 olduğu,
Yapılan UYAP sorgulamasında, Bismil 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/725 Esas, 2015/555 sayılı dosyasında suç tarihinin 04.09.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 26.08.2014 olduğu,
Bu dosyadaki eylemin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi, kesinleşmiş ceza var ise mahsup edilip edilemeyeceği hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2.Mahkemece, ele geçen kaçak sigaraların gümrüklenmiş değeri " hafif değer" aralığında olması nedeniyle verilen cezada takdiren 2/3 oranında indirim yapılmasına rağmen hükümde 1/2 oranında indirim yapılarak çelişki yaratılması,
3.Sanık hakkında verilen hapis cezasının ertelenmesi üzerine 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin yedinci ve sekizinci fıkralarının ihtaratına karar verildiği halde uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası olarak gösterilmesi,
4.Mahkemece, suçtan doğrudan zarar gören ve katılma hakkı bulunan Gümrük İdaresinin davaya katılmasına karar verilmesine rağmen gerekçeli kararda sıfatının ''suçtan zarar gören'' olarak gösterilmesi,
5.Suçta kullanılan nakil aracının 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ve katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 28.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!