7. Ceza Dairesi 2023/8347 E. , 2024/3021 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/337 E., 2022/240 K.
SUÇ : 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2012 tarihli ve 2010/87 Esas, 2012/61 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun (5411 sayılı Kanun) 160 ıncı maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesi gereği 8 yıl 4 ... hapis ve 62.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, hak yoksunluğuna, mahsuba karar verilmiştir.
2.Mahkemenin söz konusu kararının katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 09.07.2013 tarihli ve 2012/28256 Esas, 2013/16567 Karar sayılı ilâmıyla;
"...Sanığın Şanlıurfa ve Siverek şubelerinde, TEDAŞ, BOT AŞ ve TEİAŞ hesaplarından gerçekleştirdiği usulsüz işlemler sırasında düzenlediği 8 adet tediye fişine mudiler adına sahte imzalar attığı, diğer işlemlerin tediye fişlerinin ise bulunmadığı anlaşılmakla tamamı 5411 sayılı yasanın yürürlük tarihinden sonra gerçekleşen eylemlerde;
Zimmetin, banka içi kayıtların olağan bir denetimi, araştırma ve karşılaştırılması suretiyle kesin bir biçimde ortaya çıkarılabilecek durumda olması halinde basit olarak nitelendirilmesi mümkün olup ayrıca;
Tediye fişleri kullanılarak banka parasının zimmete geçirilmesinde fiilin, basit ya da nitelikli zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi bakımından; Tediye fişleri bulunamamış ya da bulunan tediye fişlerinde mudi imzası yok ise, eylem basit zimmet;
Mudinin yanıltılarak veya kandırılarak imzalatılan boş bir tediye fişini kullanıp, mudinin bilgi ve talimatı olmaksızın hesabından para çekerek mal edinilmiş ise, eylem nitelikli zimmet;
Tediye fişine mudi yerine sahte imzalar atmak suretiyle gerçekleştirilen işlemler ile ilgili olarak, fişler üzerindeki sahte imzaların ilk bakışta ve basit bir inceleme ile sahteliğinin anlaşılması halinde eylem basit zimmet, sahteciliğin aldatıcılık özelliğinin bulunması halinde ise eylem nitelikli zimmet suçunu oluşturacağı gözetilerek, sahte imzalı 8 adet dekonttaki mudilerin hesap kartonları getirtilerek, hesap kartonlarının bulunmaması durumunda örnek imzalarının temini sureti ile eylemin nitelendirilmesi yapılarak, nitelikli zimmet suçunun sübutu halinde, adli para cezasının tayini yönünden 5411 sayılı Yasa'nın 160/2. maddesinde yer alan "hükmolunacak adli para cezası miktarının bankanın uğradığı zararın üç katından az olamayacağına" ilişkin düzenleme uyannca, üç katı uygulamasında nitelikli zimmet kapsamında değerlendirilen eylemler nedeniyle oluşan ve tazmin edilmeyen toplam zarar miktarının dikkate alınması gerektiği hususu da değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eylemlerin tamamı basit zimmet olarak kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi, ..." nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2022 tarihli ve 2013/337 Esas, 2022/240 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5411 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, aynı Kanun'un 160 ncı maddesinin birinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesi gereği 8 yıl 4 ... hapis ve 62.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, hak yoksunluğuna, mahsuba, 331.355.97 TL banka zararının sanıktan tahsiline karar verilmiştir.
4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 11.04.2023 tarihli ve 7-2022/102541 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II.TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanığın nitelikli zimmet suçundan cezalandırılması gerektiği belirtilerek hükmün bozulması istemine ilişkindir.
2.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini sırasında gerekçesi açıklanmadığından karar verilmesi nedeniyle hükmün bozulması istemine ilişkindir.
III.OLAY VE OLGULAR
1.Katılan ... A. Ş. Siverek şubesinde, daha sonra da Şanlıurfa şubesinde servis görevlisi olarak gişede çalışan sanığın görev yaptığı 07.12.2005-06.02.2008 tarihleri arasında, BOTAŞ, TEDAŞ ve TEİAŞ kurumlarına ait kamulaştırma bedellerinin yatırıldığı hesaplardan toplam 65 adet işlemden; 57 adet işlemde tediye fişi yazdırılmayan ya da ulaşılamayan toplam 295.866,38 TL, 8 adet işlemde sanığın sahte imza atarak tediye fişi düzenlediği toplam 30.589,59 TL tutarında ve en son 08.02.2008 tarihinde, sanığın tediye fişi düzenlemeden vezneden nakit olarak aldığı 4.900,00 TL olmak üzere toplam 331.355,97 TL tutarındaki parayı zimmetine geçirdiği, kanuni soruşturma raporu ve ekindeki tüm kayıt ve belgelerinden anlaşıldığı, böylece sanığın zimmet suçunu işlediği iddiası ile eylemine uyan 5411 sayılı Kanun'un 160 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereği cezalandırılması istemiyle 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü ve 53 üncü maddeleri gereği sanık hakkında kamu davası açıldığı, katılan bankanın Siverek şubesinde söz konusu tarihlerde sanığın gerçekleştirdiği eylemler nedeniyle açılan kamu davasının yapılan yargılamasında asıl dava ile birleştirilerek, yargılamaya devam edildiği anlaşılmıştır.
2.Sanık bozma öncesinde alınan savunmasında; kumar alışkanlığı bulunduğundan bankanın parasını zimmetine geçirdiğini, geri ödeyemediğini, bozma sonrası alınan savunmasında ise önceki beyanlarını tekrar ettiğini, bozma ilamı uyarınca işlem yapılmasını istediğini, kimsenin yerine imza atmadığını beyan etmiştir.
3.Bozma sonrasında katılan bankanın Şanlıurfa ve Siverek şubelerinde, TEDAŞ, BOTAŞ ve TEİAŞ'a ait hesaplarda sanığın gerçekleştirdiği usulsüz işlemler sırasında mudiler adına sahte imza atarak düzenlediği 8 adet tediye fişinde isimleri bulunan ..., ..., ... ve ... isimli şahısların Mahkemece beyanları ve imza örneklerinin alındığı, adı geçen şahısların Mahkemede, kendilerine gösterilen ilgili dekontlardaki imzaların kendilerine ait olmadığını beyan ettikleri anlaşılmıştır.
Sanık tarafından düzenlenen diğer dört adet tediye fişinde isimleri bulunan ...’ın adres ve kimlik bilgileri için katılan banka ve ilgili kurumlarla yapılan yazışmalardan ve kolluk araştırmasından olumlu sonuç alınamadığı, dört adet tediye fişinde isimleri bulunan ...'a ait tatbike esas imza örneklerine ulaşılamadığı belirlenmiştir.
4.Bozma öncesinde dosyaya eklenen 30.12.2011 havale tarihli bilirkişi heyeti raporunda, suça konu toplam 65 adet işlemden; 8 adet sahte imzalı dekont ile 30.589,59 TL, bilgisayar kaydında olup dekontu olmayan 57 adet işlemde 295.866,38 TL, sanığın vezneden aldığı son işlemle 4.900,00 TL olmak üzere toplam 331.355,97 TL zimmet tutarı bulunduğu, 8 adet dekonttaki imzaların karalama şeklinde atıldığının ilk bakışta anlaşılacağı, sanığın aldatıcı nitelikte bulunmayan eylemlerinin, basit zimmet kapsamında olduğunun değerlendirildiği bildirilmiştir.
5.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır.
IV.GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu
olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2022 tarihli ve 2013/337 Esas, 2022/240 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ve sanık ... müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, tazmine hükmedilen miktar üzerinden hesaplanan 22.634,92 TL nispi temyiz onama harcının sanıktan tahsiline,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!