WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2023/8262 E.  ,  2023/10426 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/168 E., 2022/146 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.(Kapatılan) Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 03.08.2012 tarihli ve 2012/73 Esas, 2012/94 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında üste fiilen taarruz suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 91 inci maddesinin birinci fıkrasının az vahim hal cümlesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ... hapis cezasıyla cezalandırılmasına, askeri eşyayı kasten tahrip etmek suçundan 1632 sayılı Kanun'un 130 uncu maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca hapis cezasından çevrili 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve meydana gelen hazine zararının sanıktan tahsiline karar verilmiştir.
2. (Kapatılan) Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 03.08.2012 tarihli ve 2012/73 Esas, 2012/94 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askeri Yargıtay 2. Dairesinin 15.01.2014 tarihli ve 2014/81 Esas, 2014/80 Karar sayılı ilamıyla; istinabe olunan Konya 2. Asliye Ceza Mahkemesince; 23.02.2012 tarihinde icra edilen istinabe duruşmasında 5271 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Her tanık, ayrı ayrı ve sonraki tanıklar yanında bulunmaksızın dinlenir” şeklindeki, mutlaka uyulması gereken, kamu düzenine ilişkin usul kuralına aykırılık bulunduğu öte yandan, Askerî Mahkemece; antisosyal kişilik yapısında olan sanığın, askerliğe elverişliliğinin ve cezai ehliyetinin tespiti açısından gözlem altına alınmasına gerek olmadığına ilişkin psikiyatri uzmanı bilirkişinin mütalaasına itibar edilmiş ise de; sanığın aşamalardaki sorgu ve savunmalarında uyuşturucu bağımlısı olduğunu beyan etmesi, bu hususun dinlenen bazı tanıklarca da doğrulanması karşısında; sanık hakkında düzenlenen kıta anket formu, danışmanlık kartı ve benzeri belgeler ile bu konuda gördüğü muayene ve tedavilerine ait bilgi ve belgeler de temin edildikten sonra, TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin eki Hastalıklar ve Arızalar Listesi’nin 17/D-2 maddesi uyarınca, sanığın askerliğe elverişsizliğini gerektirecek objektif şartlara sahip olup olmadığı ve cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunun, usulüne uygun bir şekilde uzman doktora muayene ettirilmesi ve gerek görülmesi hâlinde, adli gözlem altına alınarak, bu suretle şüpheden uzak bir şekilde tespit edilmesi gerekirken, bu hususta hiçbir değerlendirme içermeyen bilirkişi mütalaasına itibarla hükme varılması, sebepleriyle mahkumiyet hükümlerinin usul ve noksan soruşturma nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; (Kapatılan) Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 01.04.2015 tarihli ve 2014/44 Esas, 2015/93 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında üste fiilen suçundan 1632 sayılı Kanun'un 91 inci maddesinin birinci fıkrasının az vahim hal cümlesi ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına, askeri eşyayı kasten tahrip suçundan 1632 sayılı Kanun'un 130 uncu maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 ... 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ortaya çıkan hazine zararını ödemesi koşuluyla sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim sürelerine tabi tutulmasına ayrı ayrı karar verilmiş, söz konusu kararlar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 14.05.2015 tarihinde kesinleşmiştir.
4. Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının 14.05.2015 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde 01.05.2019 tarihinde bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık suçunu işlediğinin İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza
Mahkemesinin 31.03.2021 tarihli ve 2021/7 Esas, 2021/369 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine; Konya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2022 tarihli ve 2022/168 Esas, 2022/416 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında (Kapatılan) Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, açıklanmaları geri bırakılan 01.04.2015 tarihli ve 2014/44 Esas, 2015/93 Karar sayılı hükümlerinin açıklanmalarına, sanığın üste fiilen taarruz suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 91 inci maddesinin birinci fıkrasının az vahim hal cümlesi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca uyarınca 5 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, askeri eşyayı kasten tahrip suçundan 1632 sayılı Kanun'un 130 uncu maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 ... 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; sebep belirtmeksizin hükmü temyiz etme iradesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Yapılan incelemede; sanığın, 01.10.2011 tarihinde, 20.00-22.00 saatleri arasındaki nöbeti nedeniyle, nöbet yerine gitmekte iken, Nöbetçi Onbaşı olan mağdur Bkm.Onb. ... ile tartıştığı, akabinde de mağdura yumruk ile vurduğu, nöbet hizmetinden döndükten sonra da koğuşta bulunan kapının camına yumruk atarak kırdığı maddi vakıa olarak belirlenmiştir.
2. Sanık aşamalardaki savunmalarında özetle; olay günü nöbet listesinde adını göremediğini, daha sonra temin ettiği uyuşturucu madde içerikli hapı içerek uyumaya başladığını, askere gelmeden önce de uyuşturucu madde kullandığını, Birlik Komutanından tedavi için yardım istediğini ancak kendisine yardımcı olunmadığını, nöbetçi onbaşısının kendisini uyandırarak nöbeti olduğunu ve hazırlanması gerektiğini söylediğini, uyuşturucu hap kullandığı için nöbet tutacak durumda olmadığını, aralarında tartışma yaşandığını, daha sonrasında olanları hatırlamadığını, kendine geldiğinde hastanede ve eli sarılı olduğunu, haksız tahrikle eylemleri gerçekleştirdiğini, mağdurla karşılıklı kavga ettiklerini ve lehe olan hükümlerden faydalanmak istediğini beyan etmiştir.
3. Mağdur ...'in ifadeleri ve ...,..., ..., ...,...'nın tanık sıfatı ile mahkeme huzurunda usulüne uygun olarak tespit edilmiş olan beyanları da maddi vakıayı destekler mahiyettedir.
4. Olay sonrası mağdur adına düzenlenen genel adli muayene raporunda; sol göz çevresinde 3x3 cm çapında ekimoz ve ödemli alan mevcut olduğu, hayati tehlikesinin bulunmadığı ve sanığın eylemi nedeniyle meydana gelen yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğu belirtilmiştir.
5. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında dinlenen psikiyatri uzmanı bilirkişi mahkemeye sunmuş olduğu sözlü ve yazılı mütalaasında; sanığın antisosyal kişilik özelliklerinde, suç tarihinde ve halen askerliğe elverişli, davranışlarını yönlendirme yeteneğinin tam ve yerinde olduğunu ve madde kullanımın iptila düzeyinde olmadığını ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarından yararlanamayacağını belirtmiştir.
6. Konya 56. Bakım Merkezi Komutanlığının 28.05.2015 tarihli ve "hazine zararı infazı takibi ve alacak takip dosyası" konulu yazı ekinde Konya Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğünün tanzim etmiş olduğu evrak dosya arasında mevcuttur.
7. Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması için ihbarda bulunan İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2021 tarihli ve 2021/7 Esas, 2021/369 Karar sayılı kararı dava dosyasında mevcuttur.
8. Sanığa ait güncel adli sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Üste Fiilen Taarruz Suçuna yönelik kurulan mahkûmiyet hükmü açısından yapılan incelemede;
Olay tarihinde sanığın rütbesiz ... er, mağdurun ise onbaşı rütbesine haiz olduğu, 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanun'un (211 sayılı Kanun) 10 uncu ve 1632 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına göre aralarında ast-üst ilişkisinin bulunduğu, sanığın rütbece üstü olan mağdurun yüzüne yumruk atmak suretiyle doğrudan onun vücut bütünlüğüne ve üstlük nüfuz ve otoritesine yönelik fiili saldırı gerçekleştirdiğinin kabulü ve dosya kapsamında bulunan ve usulüne uygun ifadeleri alınmış mağdur ve tanık ifadelerinin de bu yönde olduğu ve adli muayene raporu göz önüne alınarak Mahkemece üste fiilen taarruz suçuna konu eyleminin sabit görülmesinde ve denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasında, bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. 1632 sayılı Kanun'un mallara karşı yapılan diğer suçlar başlıklı sekizinci faslında yer alan 130 uncu maddesi; “Askeri eşyayı kasten terk veya kısmen yahut tamamen tahrip eden, özürsüz kaybeden veya harabolmasına sebebiyet veren veya özel menfaati için kullanan ... kişiler, eşyanın değeri, önemi, meydana gelen hasarın miktarı ve fiilin işleniş şekline göre üç aydan iki seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar. Suç konusu eşya; silah, mühimmat, savaş aracı veya gereci ise ceza artırılır. Kaybedilen, kasten terk veya kısmen yahut tamamen tahrip edilen veya harabolmasına sebebiyet verilen eşyanın ödettirilmesine de ayrıca hükmolunur.” hükmünü içermektedir.
Askeri eşyayı kasten tahrip etmek suçunun oluşumu için; askeri eşyanın tahrip edilmesi yani eşyanın yıkılıp, kırılması, yırtılması, harap edilmesi, bozulması gerekmektedir. Eşyanın tahribi herhangi bir şekilde yapılabilir. Ancak suçun oluşması için ayrıca suç işleme kastının bulunması gerekmektedir. Buradaki suç kastı askeri bir eşyanın bilerek ve istenerek tahrip edilmesidir.
Bu açıklamalar ışığında; sanığın, askeri eşya olduğunda şüphe bulunmayan koğuş kapısının camına yumrukla vurarak tahribine sebep olduğu ve olay yerinde bulunan tanıkların anlatımları göz önüne alındığında; 1632 sayılı Kanun'un 130 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suça konu eyleminin sabit görülerek denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2022 tarihli ve 2022/168 Esas, 2022/146 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,28.11.2023 tarihinde karar verildi.