WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2023/8133 E.  ,  2024/3578 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/422 E., 2022/320 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; olayın tatlıya bağlanması için araya girdiğine, müştekinin şikâyetinden vazgeçtiğine, hakkında beraat kararı verilmesi ve lehe kanun hükümlerinin uygulanması talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE
Yapılan incelemede; suç tarihinde Konya Hava Savunma Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı emrinde askerlik yükümlülüğünü yerine getirmekte olan ...'nin çavuş, sanık ...'ın ise er olarak görevli oldukları, olay günü sabah saatlerinde bölük istirahat halindeyken P.Onb. ... ile P.Er ...'in arasında yaşanan tartışmaya ...'nin de dahil olduğu, akşam saatlerinde de tartışmanın devam ettiği ve yaşanan karışıklık esnasında ...'ın ...'a saldırarak
yumrukladığı anlaşılmıştır.

Sanık hakkında üste fiilen taarruz suçlarından, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 91/1 maddesinin az vahim hal cümlesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık aşamalardaki savunmalarında özetle; 20 kişinin olaya müdahil olduğunu, bir kısım arkadaşlarını olay yerinden uzaklaştırdığını ve kendisinin darbe almadığını beyan etmiştir.

Yapılan incelemede;
Hükümden önce 30.06.2021 tarihli ve 31527 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 24.06.2021 tarihli ve 7329 sayılı Askerî Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2 nci maddesi ile 1632 sayılı Kanun'a eklenen Ek 12 nci maddesinin ikinci fıkrasında "Yükümlü erbaş ve erler arasında ast, üst veya amir ilişkisinin dikkate alınması için fiilin askerî hizmet ve görevlerinden dolayı işlenmesi şarttır." şeklindeki düzenleme karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü de gözetilerek, sanık tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen eylemin askeri hizmet ve görevlerden dolayı işlenmemiş olması, dolayısıyla, sanık ile mağdur arasında ast-üst ilişkisinin dikkate alınmasının mümkün olmaması ve değişen suç vasfı itibarıyla sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmasına karşın, yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

02.04.2024 tarihinde karar verildi.