WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2023/7587 E.  ,  2024/2830 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/440 E., 2022/1112 K.
SUÇ : 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma

Şikâyetçi Kültür ve Turizm Bakanlığı vekilinin temyiz isteği yönünden; açılan kamu davasının niteliğine göre, suçtan doğrudan zarar görmediği ve davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sanığın temyiz isteği yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, hakkında (A) ve (B) bendi şeklinde mükerrer olarak hüküm tesis edilmesinin ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamış olmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

II. GEREKÇE
A. Şikâyetçi Kültür ve Turizm Bakanlığı Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Açılan kamu davasının niteliğine göre, suçtan doğrudan zarar görmeyen Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığından Kültür ve Turizm Bakanlığı vekilinin temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanığın Temyiz İsteği Yönünden
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, sanığa ait tezgâhta satışa sunulan 525 adet bandrolsüz, 75 adet sahte bandrollü korsan basım kitap ele geçirilmiş olup, sanığın 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 71 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Suça konu kitaplar hakkında düzenlenen bilirkişi raporunun dosya arasında mevcut olduğu anlaşılmıştır.
Sanık savunmalarında, kitapların kendisine ait olduğunu, suç olduğunu bilseydi satmayacağını beyan etmiştir.
Dairemizin bozma ilâmının gereğinin yerine getirildiği görülmüştür.
Her ne kadar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sabıka kaydında kasıtlı suçlardan mahkûmiyetleri bulunması şeklindeki yerinde olmayan gerekçe ile uygulanmasına yer olmadığına karar verilmişse de, hükmolunan netice ceza itibarıyla anılan kanun maddelerinin uygulanma imkanı bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında 5846 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince hapis cezası ile birlikte beşbin güne kadar adlî para cezasına da hükmolunması gerekirken, adlî para cezasına hükmolunmayarak eksik ceza tayin edilmişse de, aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen hususlar dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

1.Sanığın 16.10.2014 tarihli eylemine yönelik bir kez cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı halde, kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında (A) ve (B) bendi şeklinde yazılmak suretiyle sanığın iki kez 5846 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmiş olması,

2.Bozma ilâmından önceki hükmün yalnızca sanık tarafından temyiz edilmiş olması sebebiyle, sanığın 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezada kazanılmış hakkı korunarak,
hükmolunan hapis cezasının "1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası üzerinden infaz edilmesine" karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sanığın "1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına" karar verilmesi, isabetli bulunmamıştır.

III. KARAR
A. Şikâyetçi Kültür ve Turizm Bakanlığı Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle şikâyetçi vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanığın Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün (B)-1-2-3-4 numaralı paragraflarının tamamen çıkartılması, (A) paragrafının (3) numaralı bendindeki "1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibaresi çıkartılarak yerine "1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası üzerinden infaz edilmesine" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

18.03.2024 tarihinde karar verildi.