WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2023/7426 E.  ,  2024/2079 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/30 E., 2021/217 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık ...'un duruşmalı inceleme talebinin hükmolunan cezanın nevi ve miktarına göre yerinde görülmediğinden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 318. maddesi uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; nakil araçların müsaderesi yönünden hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2.Sanık ...'ın temyiz sebepleri; alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesine, zamanaşımı nedeni ile düşme kararı verilmesinin gerekmesi ve re'sen nedenler ile hükmün bozulması talebine ilişkindir.

3.Sanık ...'un temyiz sebepleri; duruşmalı inceleme yapılarak; beraatine karar verilmesinin gerekmesine, atılı suçlama hususunda samimi beyanlarda bulunduğu halde etkin pişmanlık hükümleri nedeni ile indirim yapılmamasına, temel cezadan uzaklaşılmak suretiyle ceza verilmesine, takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması ve re'sen nedenler ile hükmün bozulması talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE
Katılan ... İdaresi vekilinin temyizinin münhasıran araç müsaderesine yönelik olduğu kabul edilerek yapılan inceleme de;
1.Ana dosya yönünden; 24.01.2015 tarihinde sanık ...'ın sevk ve idaresinde bulunan nakil aracında yapılan önleme aramasında toplam 2.950 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiş ve sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/5-10-18-21. madde ve fıkraları gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık savunmalarında; Bingöl iline mobilya satmak için gittiğini ve suça konu sigaraları satmak için aldığını ancak Kangal ilçesinde kolluk görevlilerince yakalandığını beyan etmiştir.

2.Birleşen dosyada;23.03.2015 tarihinde saat 06.40 sıralarında sanık ...'ın sevk ve idareminde yanında ...'un bulunduğu araçta yapılan önleme aramasında, aracın bagajından toplamda 1750 karton kaçak ve bandrolsüz sigara ele geçirilmiş ve sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla 3/5 ve 3/10. maddeleri gereğince cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmış ve ana dosya ile birleştirilmiştir.

Sanık ... savunmalarında; mobilyacılık işi yaptığını, Erzincan'a 100 parça zigon sehpa bıraktığını ve oradan Ağrı iline geçtiğini, burada iken daha önceden tanıdığı ...'in arayıp kaldığı otele gelerek otelden akrabalarının yanına gideceğini söyleyerek aracı emanet olarak aldığını ve sonrasında yola çıktıklarını, yolda çevirmede ...'in geceleyin kaçak sigara aldığını ve bunları iade malların arasına yerleştirdiğini orada gördüğünü, sigaraların ...'e ait olduğunu ve ortaklığının bulunmadığını beyan etmiştir.

Sanık ... savunmalarında; Kayseri'den Ağrı iline akrabalarını ziyaret için otobüsle gittiğini, 2 gün Ağrı da kaldığını, daha önceden tanıdığı İbrahim'in Ağrı ya geldiğini öğrendiğini, kaldığı otele giderek Ağrı merkezde bulunan akrabalarının yanına gitmek için aracı aldığını, Doğubayazıt'ta kaçak sigaraları satın aldığını ve tekrar Ağrı'ya döndüğünü sabah İbrahim ile birlikte yola çıktıklarını, yolda çevirme olduğunu ve sigaraların yakalandığını, İbrahim'e kaçak sigaradan bahsetmediğini söylemiştir.

3.Sanık ...'ın sevk ve idaresinde bulunan araçta ticari miktarda sigara ele geçmesi, ana dosya yönünden ikrarı, birleşen dosya yönünden sanığın suça konu sigaranın miktarı karşısında haberinin olmadığına yönelik savunmasının hayatın olağan akışına aykırı olması, birleşen dosya yönünden sanık ...'un ikrarı ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanıklar hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

4.Katılan ... İdaresi vekilinin ...plaka sayılı aracı yönünden müsadere kararı verilmemesine yönelik temyizi yönünden iddianamede müsadere talep edilmediği gibi Mahkemece bu hususta bir hüküm kurulmadığı gözetilerek katılan vekilinin bu araç yönünden temyiz talebi inceleme dışım bırakılmıştır.

Ancak;
5.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 61. maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurlarının dikkate alınması gerekmekte olup dosya kapsamına göre sanıkların benzer olaylarla karşılaştırıldığında hakça teşdit uygulanması gerekirken sanıklar hakkında yanlış gerekçe ile orantısız teşdit uygulanarak ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

6.Sanık ... hakkında 01.12.2015 tarihli ilk kararda 2 yıl 6 ay hapis ve 160,00 TL adlî para cezasına hükmedildiği ve kararın sanıklar ile katılan ... İdaresi vekili tarafından sadece nakil aracı yönünden temyiz edildiği gözetilerek bozma sonrası yeniden yapılan yargılama sonucu 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi dikkate alınmadan sanığa 4 yıl 25 ay 37 gün hapis ve 180.000,00 TL adlî para cezasına hükmedilerek sanığın kazanılmış hakkının gözetilmemesi, yine sanık ... hakkında ana dosya yönünden 02.10.2015 tarihli ilk kararda 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezasına hükmedildiği ve kararın sadece sanık tarafından temyiz edildiği, birleşen dosya yönünden 01.12.2015 tarihli ilk kararda 2 yıl 6 ay hapis ve 160,00 TL adlî para cezasına hükmedildiği, kararın sanıklar ve katılan ... İdaresi vekili tarafından sadece nakil aracı yönünden temyiz edildiği gözetilerek bozma sonrası yeniden yapılan yargılama sonucu sanığa 5 yıl 31 ay 53 gün hapis ve 225.000,00 TL adlî para cezasına hükmedilerek sanığın zincirleme suç hükümleri uygulanmasına karşın her iki mahkûmiyet hükmünün toplamından fazla cezaya hükmedilerek 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesine aykırılık yapılması hukuka aykırı bulunmuştur.

7.Sanıklar hakkında kısa süreli hapis cezasına hükmedilmediği halde hükümde gün para cezasının adlî para cezasına çevrilmesi sırasında"Sanık hakkında verilen kısa süreli hapis cezasının TCK nun 50 maddesi gereğince suçlunun kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak seçenek yaptırımlarından TCK nun 50/1-a. maddesi gereğince takdiren adlî para cezasına çevrilerek" denilmek suretiyle hükümde karışıklığa neden olunması hukuka aykırı bulunmuştur.

8.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı ilâmlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanık ...'un eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;

İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin olduğu 23.03.2015, iddianame tarihinin 09.10.2015 olduğu,

Sanık hakkında, Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/1163 Esas sayılı derdest dosyasında suç tarihinin 22.04.2014, iddianame tarihinin 08.05.2015 olduğu gözetilerek,

Sanık ...'un bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.

9.Sanık ... hakkında kurulan 01.12.2015 tarihli mahkûmiyet hükmünde 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmaması ve bu kararın sanık ile nakil aracına hasren katılan ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiş olması nedeniyle 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hakkı gözetilerek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dava dosyasının kanun iadesi üzerine kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

10.Kayıt maliki ...'ın 23.11.2015 tarihli talimat mahkemesinde alınan beyanına göre sanık ...'a ait olduğu anlaşılan ve müsaderesi talep edilen 51 BA 146 plakalı aracında gümrüklenmiş değeri 117.799,99 TL olan 1.750 karton gümrük kaçağı sigara yakalandığı olayda, suça konu kaçak eşyanın, taşıma aracının yüküne göre miktar veya hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturması ve kaçak eşyanın değeri ile iadesine karar verilen nakil vasıtasının değeri göz önüne alındığında, 5237 sayılı Kanun'un 54/3.maddesine göre araç müsaderesinin hakkaniyete aykırı olmayacağı gözetilerek nakil aracının müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde (5, 6, 7, 8, 9 ve 10) numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ve sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye ve Ek Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 27.02.2024 tarihinde karar verildi.