7. Ceza Dairesi 2023/7413 E. , 2024/4584 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/959 E., 2022/149 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği; nakil aracı hakkında karar verilmemesi ve re'sen gözetilecek nedenler ile hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2.Sanığın temyiz isteği; hakkında 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/22 ve 5/2. maddelerinin uygulanmamasına, verilen cezanın ertelenmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedenleriyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
21.11.2013 tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki aracın kolluk görevlilerinin dur ihtarına uymayarak kaçtığı, yapılan takip sonucu durdurularak araçta yapılan aramada, toplam 10.910 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirildiği ve sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesine muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
Sanık tüm aşamalarda suçlamayı ikrar etmiştir.
20.02.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre; ele geçen sigaraların bandrolsüz ve kaçak olduğu bildirilmiş, 73.151,51 TL gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "normal değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Hazırlık aşamasında trafik sicili üzerine tedbir şerhi konulan ve iddianamede belirtilen ... plakalı nakil aracının ... Şirketi adına kayıtlı 2013 model, ... marka otomobil olup dosyada bulunan kira sözleşmesi uyarınca sanığa kiralandığı anlaşılmıştır.
Sanığın sevk ve idaresindeki araçtan ticari miktarda kaçak sigaranın ele geçirilmiş olması, ikrarı ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı ilâmlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 21.11.2013, iddianame düzenleme tarihinin 07.01.2014 olduğu,
Sanık hakkında, aynı gün incelenen Dairemizin 2022/11212 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 04.12.2013, iddianame düzenleme tarihinin 06.12.2013 olduğu gözetilerek,
Sanığın bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.
Kabule göre;
1.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları ile aynı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası nazara alınarak sonucuna göre uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Sanık hakkında kazanılmış hakka ilişkin uygulama yapılırken, uygulama maddesi olan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 326 ıncı maddesinin son fıkrasının gösterilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Trafik siciline tedbir şerhi konulan ve müsaderesi hususunda ek savunma hakkı verilen nakil aracı hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
4.Suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 21.11.2013 yerine 2013 olarak gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 30.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!