WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2023/6789 E.  ,  2023/5793 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/474 E., 2022/732 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.05.2015 tarihli ve 2013/856 Esas, 2015/288 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca erteli 10 ... hapis cezası ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.05.2015 tarihli kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 30.06.2021 tarihli ve 2019/2880 Esas, 2021/8989 Karar sayılı ilâmıyla; 15.04.2020'de yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tebdirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile sanık lehine getirilen düzenlemelerin yerel mahkemece değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2022 tarihli ve 2021/474 Esas, 2022/732 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci fıkrası ve 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca erteli 10 ... hapis cezası ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında 1 yıl denetim süresi belirlenmesine ve suça konu eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.

4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 15.03.2023 tarihli ve 2023/2873 numaralı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın eyleminin 4458 sayılı Kanun'un 239 uncu maddesi uyarınca gümrük kabahati fiilini oluşturduğuna ve 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasını ihlal eder nitelikte olmadığına, takoz (hurda) altınların raporda belirtildiği üzere 995/1.000'ten düşük saflıkta yani standart dışı işlenmemiş altınlar olduğuna, bu altınların ithalat vergilerinden muaf, KDV'den istisna bulunup herhangi başka bir vergiye tabi olmadığına, gümrük vergilerinin dava devam ederken ödendiğine, müsadere kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; 26.08.2013 günü Münih'ten ülkemize giriş yapmak için gelen uçakta yolcu olarak bulunan sanık ...'ün polis pasaport giriş işlemlerine müteakip gümrüğe tabi eşyam yok anlamına gelen yeşil hattı geçtikten sonra ülkemize giriş yapmak üzere iken şüphe üzerine gümrük muhafaza memurları tarafından çıkış kapısında durdurulduğu, X-Ray cihazında çantasında şüpheli yoğunluk tespit edilmesi üzerine yapılan inceleme sonucunda 11 adet farklı ebatlarda külçe halinde toplam 32.532,5 gram altın ile hurda ziynet eşyası şeklinde 1.864,8 gram altın ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Sanık ...'ün bozma öncesi suça konu altınların kendisine ait olduğunu, Türkiye'de satmak ve değerlendirmek amacıyla getirdiğini ve ithal için gümrük işlemi gerektiğini bilmediğini beyan ettiği belirlenmiştir.

3.Suça konu altınlara ilişkin İstanbul Kuyumcular Odası tarafından düzenlenen 29.08.2013 tarihli bilirkişi raporuna göre külçe altınların toplamda 32.530,20 gram olduğu, her birinin 419 milyem ile 768 milyem arasında değişen altın içerdiği, 1.864,45 gram altının ise 22 ayar hurda altın olduğu, eşyaların toplam değerinin 1.919.169,00 TL olduğu tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE
Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen sanık savunması, bilirkişi raporu içeriği ve tüm
dosya kapsamına göre; sanığın Atatürk Havalimanı’na geldikten sonra pasaport giriş işlemlerini müteakip yeşil hattı ve gümrük kontrol noktasını geçtikten sonra ülkemize giriş yapmak üzere çıkış kapısında görevlilerce şüphe üzerine durdurulduğu ve beraberindeki çanta kontrol edildiğinde suça konu altınların ele geçirildiği, suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının eşyanın vergilendirmeye tabi tutulup tutulmadığı ayırt edilmeksizin ''Eşyayı, gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın ülkeye sokan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.'' hükmünü içerdiği, sanığın yurda gümrük işlemine tabi tutmadan eşyayı sokması ve suça konu eşyanın ticari miktar ve mahiyette bulunması karşısında eyleminin sabit olduğu belirlenmekle sanık müdafiinin suçun sübûtuna yönelen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
Etkin pişmanlık ihtarının sanığın bizzat kendisine yapılması gerektiği cihetle, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı, bu cihetle kovuşturma aşamasında sanığa yapılan ödeme ihtaratında indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerektiği anlaşılmakla, dosya kapsamında usûlüne uygun ihtarat yapılmayan sanık hakkında ödeme yapmadığından bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2022 tarihli ve 2021/474 Esas, 2022/732 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

31.05.2023 tarihinde karar verildi.