WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2023/6609 E.  ,  2024/4791 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/816 E., 2022/154 K.
SUÇ : 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiin temyiz istemi, suç işleme kastı olmayan sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyetine hükmolunmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

II. GEREKÇE
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, sanığın yetkilisi olduğu ... adlı işyerinde, yapılan denetimlerde raflarda satışa hazır vaziyette olan, 67 adet sahte bandrollü ve 1 adet bandrolsüz korsan basım kitap ele geçirilmiş olup sanığın 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Ele geçen kitaplar hakkında düzenlenen bilirkişi raporunun dosya arasında bulunduğu görülmüştür.
Sanık savunmasında, bandrollerin sahte olduğunu bilmediğini, toplu alım nedeniyle gözden kaçtığını beyan etmiştir.
Dairemizin bozma ilâmının gereğinin yerine getirildiği görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir

Kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

Sanık hakkında 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın cezada kazanılmış hakkı gözetilerek bozma öncesi verilen ve sanık lehine cezada kazanılmış hak teşkil eden hapis cezasından çevrilen 6.000,00 TL adlî para cezası ve doğrudan hükmolunan 80,00 TL adlî para cezası üzerinden cezasının infazına karar verilmesi gerekirken, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda (5237 sayılı Kanun) cezaların toplanması müessesesine yer verilmediği dolayısıyla da bozma öncesi sanık hakkında doğrudan verilen adlî para cezası ile hapis cezasından çevrilen adlî para cezasının içtima ettirilmeyeceği gözetilmeyerek yazılı şekilde sanığın cezada kazanılmış hakkı gereğince 6.080,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi ve suça konu kitapların 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken aynı maddenin birinci fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmiş olması isabetli bulunmamıştır.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulandığı fıkrasından sonra gelen cezada kazanılmış hakka ilişkin fıkrasının tamamen çıkartılması, yerine "1412 sayılı Kanun'un 326 ıncı maddesinin son cümlesi uyarınca, sanığın cezada kazanılmış hakkı gözetilerek hükmolunan cezasının 6.000,00 TL adlî para cezası ve 80,00 TL adlî para cezası olarak infazına" ibaresinin eklenmesi, müsadereye ilişkin hüküm fıkrasındaki "54/1. maddesi" ibaresinin çıkartılarak yerine "5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

24.04.2024 tarihinde karar verildi.