7. Ceza Dairesi 2023/6215 E. , 2024/2963 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/855 E., 2021/1045 K.
ŞİKÂYETÇİ : Gümrük İdaresi
SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının
Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyaların müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma
Gümrük İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden
Suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi'nin hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan ... vekilinin temyiz istemi; sanık hakkında alt sınırdan ceza tayini ve indirim uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği halde hükmedilmediğine ve re'sen tespit edilecek sebeplere ilişkindir.
II. GEREKÇE
A. Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanık hakkında suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 6545 ve 7242 sayılı Kanunlarla değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu (5607 sayılı Kanun) hükümlerine göre uygulama yapılmış olsa da sanığın eyleminin suç tarihi, suçun işleniş biçimi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 5752 sayılı Kanun ile değişik 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun (4733 sayılı Kanun) kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de ... olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi'nin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Olay tutanaklarına göre; 04.07.2012 tarihinde...plaka sayılı yolcu otobüsünde önleme araması kararı ile yapılan aramada yolcuların bagaj ve valizlerini koyamayacakları kilitli bagaj kapağı muavine açtırıldığında bagajda siyah poşette ve dağınık halde 4507 paket kaçak sigara ele geçirildiği, muavinin sigaraların 28 numaralı koltuk yolcusuna ait olduğunu beyan etmesi üzerine, 28 numaralı koltukta yolcu olarak bulunan sanığın araçtan indirilerek sigaraların kime ait olduğu sorulduğunda kendisine ait olduğunu belirttiği ve tutanağı imzaladığı, 09.10.2012 tarihinde...plaka sayılı yolcu otobüsünde önleme araması kararı ile yapılan aramada ise otobüsün sol arka bagaj kısmında 335 karton kaçak sigara ele geçirildiği, muavinin söz konusu bagajı kendisinin yüklemediğini, kime ait olduğunu bilmediğini beyan ettiği, bu sırada sanığın görevlilerin yanına giderek, otobüste bulunan yolculardan biri olduğunu, kaçak sigaraları kendisinin yüklediğini beyan ettiği ve tutanağı imzaladığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 04.07.2012 ve 09.10.2012 tarihli olaylara ilişkin olarak 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davaları açıldığı, ayrı görülen davalar sonucunda verilen mahkûmiyet kararlarının Dairemizin 24.04.2018 tarihli ilâmları ile zincirleme suç hükümlerinin değerlendirilmesi bakımından bozulması üzerine dosyaların birleştirildiği belirlenmiştir.
Sanığın savunmalarında; olay tarihlerinde söz konusu otobüsün şoförlüğünü yaptığını, ele geçen kaçak sigaraların kendisine ait olmadığını, yolculara ait olduğunu ancak tam olarak kime ait olduğu tespit edilemediğinden araç bağlanmasın diye soruşturma evresinde sigaraların kendisine ait olduğunu söylediğini, suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği görülmüştür.
Her iki olayda ele geçen eşyaların ticari miktar ve mahiyette olması, sanığın olay sırasında kaçak sigaraları sahiplenmesi, sanığın savunmasında otobüsün şoförü olduğunu beyan etmesi ve 04.07.2012 tarihli olayda kaçak sigaraların yolcuların bagaj koyamayacağı yerde ele geçmesi karşısında hayatın olağan akışına da uymayan savunma içeriğinin suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Her ne kadar Tebliğname'de, sanığa soruşturma evresinde ihtarat yapılmamış olması nedeniyle suça konu kaçak sigaraların gümrüklenmiş değerinin iki katını kovuşturma aşamasında ödemesi halinde, cezasında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1/2 oranında indirim
yapılacağının bildirilmesi gerekirken, sanığa ödeme halinde yapılacak indirim oranı 1/3 olarak belirtilmek suretiyle sanığın yanıltıldığı ve sanığa gümrüklenmiş değerler toplamı yanlış belirtilerek ihtarat yapılması suretiyle usulsüz etkin pişmanlık ihtaratında bulunulduğu ve usulünce yapılmayan ihtarata uyularak ödeme yapılmadığından bahisle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığı gerekçesiyle hükmün bozulması talep edilmiş ise de; sanığa zincirleme suça vücut veren her iki eylemde ele geçen eşyaların gümrüklenmiş değerlerinin toplamı yerine yalnızca 09.10.2012 tarihli eylemde ele geçen kaçak sigaraların gümrüklenmiş değerinin 2 katının ihtar edildiği ve sanığın mahkeme huzurunda bu miktarı dahi ödeyecek ekonomik durumunun olmadığını beyan ettiği anlaşılmış olup, ödeme gücü olmadığını ifade eden sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmemiş, bu nedenle tebliğnamedeki düşünceye iştirak olunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ... vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen hususlar dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
1.Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollaması ile aynı maddenin beşinci ve onuncu fıkraları uyarınca tayin olunan 3 yıl hapis ve 7 gün adlî para cezasından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1/4 oranında artırım yapıldıktan sonra 3 yıl 9 ay hapis cezası yerine 3 yıl 7 ay 15 gün hapis cezasına, 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası uyarınca 1/2 oranında indirim yapıldıktan sonra 1 yıl 10 ay ve 15 gün hapis cezası yerine 1 yıl 9 ay 22 gün hapis cezasına, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1/6 oranında indirim yapıldıktan sonra 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası yerine, 1 yıl 6 ay 3 gün adlî para cezasına hükmedilerek hesap hatası yapılması,
2.Sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, kendisini vekille temsil ettiren katılan ... lehine vekalet ücreti hükmedilmemesi,
3.Karar başlığında suç tarihinin 04.07.2012 ve 09.10.2012 yerine yalnızca 09.10.2012 olarak gösterilmesi isabetli bulunmamış olup, söz konusu hukuka aykırılıkların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR
1.Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle katılan ... İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2.Gerekçe bölümünde (B ) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği; hükmün 4 üncü paragrafından ''3 yıl 7 ay 15 gün hapis'' ibarelerinin çıkarılarak yerine gelmek üzere hükme ''3 yıl 9 ay hapis'', 5 inci paragrafından ''1 yıl 9 ay 22 gün hapis'' ibarelerinin çıkarılarak yerine gelmek üzere hükme ''1 yıl 10 ay 15 gün hapis'', 7 nci paragrafından ''1 yıl 6 ay 3 gün hapis'' ibarelerinin çıkarılarak yerine gelmek üzere hükme ''1 yıl 6 ay hapis ve 22 gün hapis'' ibarelerinin eklenmesi, hüküm fıkrasına "Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 5.100,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine" fıkrasının eklenmesi, gerekçeli karar başlığında suç tarihi bölümüne ''04.07.2012 ve'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!