WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2023/5648 E.  ,  2024/3371 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/155 E., 2021/31 K.
SUÇ : 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan ... vekilinin temyiz isteği; cezanın ertelenmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

2.Sanık ...'ın temyiz isteği; eksik inceleme ile karar verildiğine, davanın zamanaşımına uğradığına ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

3.Sanık ...'ın temyiz isteği; eksik inceleme ile karar verildiğine, davanın zamanaşımına uğradığına, dava konusu ürünün kaçak olmadığına ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

II. GEREKÇE
"...Petrol" isimli akaryakıt istasyonunda kaçak akaryakıt satışı yapıldığının ihbarı üzerine, Cumhuriyet savcısından alınan arama kararı üzerine kolluk görevlileri tarafından ihbara konu akaryakıt istasyonuna gidildiğinde, sanık ...'ın sahibi, diğer sanık ...'ın ise çalışanı olduğu, istasyon içerisinde bir adet 4 tabancalı ve bir adet 2 tabancalı pompa olduğunun görüldüğü, 4 tabancalı olan pompada yapılan ulusal marker ölçümünde 1 ve 3 numaralı tabancalardan alınan numunelerin ''geçersiz''' olduğu sonucu alınması üzerine, geçersiz sonuç alınan pompanın yan kapakları açtırılarak yapılan incelemede alt kısmında ayırıcı düzenek olduğu tespit edilerek işyerinde usulüne uygun yapılan aramada, kazı çalışması sonucu vaziyet planında yer almayan, bir adet dalgıç pompanın takılı olduğu gizli yer altı tankında toplam 13.820 kg akaryakıt ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na (5015 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanıklar atılı suçlamayı kabul etmediklerini beyan etmişlerdir.
Dosya kapsamında bulunan TÜBİTAK-MAM raporunda ele geçen numunenin ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğu, motorin ve yağ karışımından oluştuğu tespit edilmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

Ancak;
1.Sanık ...'ın sahibi, diğer sanık ...'ın ise çalışanı olduğu ...Petrol adlı iş yerinde 06.02.2013 tarihinde yapılan usulüne uygun yapılan arama ve kazı çalışması sonucu vaziyet planında yer almayan, bir adet dalgıç pompanın takılı olduğu gizli yer altı tankında toplam 13.820 kg akaryakıt ele geçirildiği olayda, sanıkların eylemlerinin kül halinde suç tarihinde yürürlükte olan 5015 sayılı Kanun'a muhalefet suçunu oluşturduğu, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/14. maddesindeki ''Kaçak akaryakıt veya sahte ulusal marker elde etmeye, satmaya ya da herhangi bir piyasa faaliyetine konu etmeye yarayacak şekilde lisansa esas teşkil eden belgelerde belirlenenlere aykırı olarak sabit ya da seyyar tank, düzenek veya ekipman bulunduranlar iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır'' şeklindeki düzenleme aleyhe olduğundan sanıklar hakkında tatbikinin mümkün olmadığı gibi ticari amaçla kaçak akaryakıt bulundurmak ve lisansa esas teşkil eden belgelerde belirlenenlere aykırı olarak sabit ya da seyyar tank bulundurmanın ayrı eylemler olduğu, bu nedenle olaya 5237 sayılı Kanun'un 44. maddesinin uygulanmasının da mümkün olmadığı cihetle, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıkların lehine olduğu anlaşılan 5015 sayılı Kanun gereği uygulama yapılması gerekirken suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve sanıkların aleyhine olduğu anlaşılan 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanun hükümleri uyarınca uygulama yapılması, hukuka aykırı bulunmuştur.

2.5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile 5607 sayılı

Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanıklara ödeme ihtaratında indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken, yazılı şekilde 1/3 olarak bildirilerek sanıkların yanıltılmaları ve haklarında ödemediklerinden bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması, hukuka aykırı bulunmuştur.

3.Hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine engel hali bulunmayan ve alınan savunmalarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmasını talep eden sanıkların, kamu zararından haberdar olmadığı anlaşılmakla; sanıklara dava konusu eşyanın gümrük idaresince hesaplanan eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve eş etkili vergiler ile diğer mali yükler toplam tutarı olan miktarın kamu zararı olduğunun bildirilmesi ve sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

4.Sanıkların cezada kazanılmış hakkı gözetilerek cezalarının 1 yıl 8 ay hapis ve 160,00 TL adlî para cezası üzerinden infazına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, netice olarak 1 yıl 8 ay hapis ve 160,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

5.Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum adına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekâlet ücreti yerine dilekçe yazım ücretine hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.

6.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "06.02.2013" yerine "2013" olarak yazılması hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ... müdafii, sanık ... ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 27.03.2024 tarihinde karar verildi.