WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2023/5251 E.  ,  2024/3489 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/358 E., 2022/ 99 K.
SUÇ : 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan banka vekilinin temyiz istemi, tazmine karar verilen banka zararı, nispi harç ve nispi vekalet ücretinin eksik hesaplandığına ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2.Sanık müdafiilerinin temyiz istemi, eylemin basit zimmet suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, sanığın banka zararını 03.03.2022 tarihli dekontla ödemesinden dolayı nitelikli zimmet oluşturan eylemler nedeniyle hükmedilen üç kat adlî para cezasının hukuka aykırı olduğuna, sanığın zararı soruşturma aşamasından beri gidermek istediğine ancak tutukluluk durumu nedeniyle gideremediğine, sanığa ait mallara tedbir konulmasının bankanın zararının garantiye alınması anlamına geleceğine ve soruşturma aşamasında zararı giderdiğinin kabul edilmesi gerektiğine ilişkindir.

II. GEREKÇE
Sanık ...'ün suç tarihleri olan 29.04.2016 ile 10.11.2019 tarihleri arasında katılan Yapı ve Kredi Bankasının Tekirdağ şubesinde portföy yöneticisi olarak görev yaptığı, banka görev yazısına göre müşterileri adına hesap açma-kapama, virman yapma, döviz alma-satma gibi bankacılık işlemlerini yapmaya yetkili olduğu, sanığın 7 banka mudisinin hesaplarıyla ilgili olarak, mudiler adına takliden imza atarak düzenlediği ortak hesap tanımlama formları ile ortak hesaplar açtığı veya müşterileri kendi açtığı hesaplarda ortak kullanıcı olarak tanımladığı, mudi ...'den kullanıma kapatacağını söyleyerek teslim aldığı kredi kartına yeni bir şifre tanımlayarak, mudiye kartı iptal ettirdiğini söyledikten sonra hem ...’ün hem de ... ile ortak hesap açtığı müşterilerin hesaplarından ATM üzerinden virman, havale, para çekme /yatırma, döviz alım satım ve vadeli mevduat erken kapama/iptal işlemleri yaptığı, müşteriler adına takliden imzalar atarak düzenlediği talimatlara istinaden müşterilerin bilgisi dışında vadeli hesap bozum, havale, döviz alış/satış işlemleri gerçekleştirdiği, diğer şube personeline; müşterinin şubede olduğunu ve işlem dekontu da müşteriye imzalatacağını söyleyerek müşterinin hesaplarına bilgileri dışında para yatırma işlemleri yapılmasını sağladığı, bu suretle 6.781.786,50 TL'yi zimmetine geçirdiği, mudi hesaplarına yapmış olduğu iadeler sonucunda uhdesinde kalan zimmet miktarının ise 1.474.804,83 TL olduğu anlaşılmıştır.

Sanık hakkında 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun (5411 sayılı Kanun) 160 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 ncü maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık savunmalarında, 2015 yılından itibaren internet üzerinden Forex oynamaya başladığını, kaybettiği paraları telafi etmek için mudilerin hesaplarından değişik tarihlerde para çektiğini, amacının paraları iade etmek olduğunu, ancak işlerin ters gitmesi üzerine zararının günden güne büyüdüğünü ve paraları hesaplara iade edemediğini, yurtdışında yaşayan mudilerin hesaplarını takip edemeyecekleri düşüncesiyle hareket ettiğini, işlemlerinden kaynaklanan banka zararının yaklaşık 1.500.000,00 TL olduğunu beyan etmiş, bozma sonrasında ise banka zararı olan 1.474.804,83 TL'yi yatırdığını beyan ederek buna ilişkin 03.03.2022 tarihli dekontu dosyasına sunmuştur.

Banka şikâyet dilekçesi, sanığın görev yazısı ve 28.02.2020 tarihli banka denetim raporu dosya içerisinde bulunmaktadır.

18.01.2021 tarihli bilirkişi heyeti raporu ve grafoloji uzmanı tarafından düzenlenmiş imza inceleme raporları dosya içerisinde bulunmaktadır.

Her bir işlem bakımından eylemlerin ayrı ayrı basit ya da nitelikli zimmet olup olmadıklarının tespit edilmesi yönünden, Mahkeme heyeti tarafından 28.12.2021 tarihli duruşmada, banka mudileri ..., ..., ..., ..., ... ve ... ile ... ortak hesaplarından gerçekleştirilen sahte imzalı havale talimatı, vadeli mevduat hesabı erken kapama talimatı, ortak hesap kullanım formu ve tediye fişleri üzerinde inceleme yapıldığı anlaşılmıştır.

Tüm dosya kapsamının incelenmesinde, sanığın banka mudisi ...'ün kredi kartının kapatılması için şubeye başvurusu sonrasında, kartın kapatılması için cep telefonuna şifre geldiğini
söyleyerek mudiyi kandırarak, şifre değişikliği için gelen şifreyi kullanmak suretiyle mudinin kartını ele geçirdikten sonra mudinin kredi kartını diğer hesaplarına bağladığı, hatta diğer banka mudileri olan ... - ... gibi mudilerin hesaplarını da ortak hesap yaparak, bu mudilerin hesaplarından da ...'e ait kredi kartını kullanarak para çektiği, mudiler adına takliden imza atarak düzenlediği ortak hesap tanımlama formları ile ortak hesaplar açtığı veya müşterileri kendi açtığı hesaplarda ortak kullanıcı olarak tanımladığı, müşteriler adına takliden imzalar atarak düzenlediği talimatlara istinaden müşterilerin bilgisi dışında vadeli hesap bozum, havale, döviz alış/satış işlemleri gerçekleştirdiği, özellikle mudiler ... ve ...'a ait hesaplardan gerçekleşen işlemlere ait talimat ve fişler üzerindeki sahte imzaların ilk bakışta ve basit bir inceleme ile sahteliğinin anlaşılmadığı ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu anlaşılmakla suç vasfının ... biçimde belirlendiği, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan banka vekilinin ve sanık müdafiilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Hüküm fıkrasında, hükmedilen 12 yıl hapis ve 5 gün adlî para cezasından 5237 sayılı Kanunun 43 ncü maddesi gereği 1/2 oranında artırım yapılacağı belirtilmesine rağmen 1/3 oranında artırım yapılması, hükmün gerekçe bölümünde kararda artırım oranının sehven 1/2 yazılmış olduğuna dair açıklama ve sonraki fıkralarda da 1/3 artırım oranına göre ceza tayin edilmesi karşısında bu husus mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiştir.

Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen hususlar dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
1.Adlî para cezasının tayini yönünden; 5411 sayılı Kanun'un 160 ıncı maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "hükmolunacak adli para cezası miktarının bankanın uğradığı zararın üç katından az olamayacağına" ilişkin düzenleme uyarınca, üç katı uygulamasında nitelikli zimmet kapsamında değerlendirilen eylemler nedeniyle oluşan ve tazmin edilmeyen zarar miktarının dikkate alınacağı, zararın bulunmaması halinde ise sadece gün adlî para cezası tayin edilerek anılan maddedeki üç kat uygulamasının yapılamayacağı cihetle, banka zararını tamamen gideren sanık hakkında sadece gün adlî para cezası tayin edilerek anılan maddedeki üç kat uygulamasının yapılmayacağı gözetilmeden yazılı şekilde fazla adlî para cezasına hükmolunması,

2.Sanığın 03.03.2022 tarihli dekont ile banka zararını giderdiğinin anlaşılması karşısında tazmine konu zarar bulunmadığı gözetilmeksizin banka zararının ödettirilmesine karar verilmesi,

3.Banka zararının giderilmesi karşısında nispi harç ve nispi vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi, isabetli bulunmamıştır.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, katılan banka vekili ve sanık müdafiilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği;

1.Hükmün 5 nci fıkrasında "...60 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," cümlesinden sonra gelen kısım ile hükmün 6 ncı ve 7 nci fıkralarının hükümden çıkartılması, hükmün 2 nci fıkrasında olan TCK'nun 43 üncü maddesine ilişkin uygulamada "1/2" ibaresinin "1/3" olarak belirtilmesine,

2.Hükmün banka zararının tazminine yönelik 9 ncu fıkrası, nispi harç tahsiline yönelik 10 uncu fıkrası ve nispi vekalet ücretinin tahsiline yönelik 11 inci fıkraları hükümden tamamen çıkartılmak ve diğer kısımları aynen bırakılmak suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.03.2024 tarihinde karar verildi.