WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2023/4928 E.  ,  2024/1835 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/438 E., 2022/179 K.
SUÇ : 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama

Şikâyetçi ... vekilinin temyiz isteği yönünden;
Şikâyetçi vekilinin dava konusu materyaller ile ilgili olarak 6 aylık kanunî şikâyet süresi içerisinde hak sahipliğine ilişkin hukuken geçerli belgeleri ibraz edemediği anlaşılmakla, davaya katılma ve hükmü temyiz hakkı bulunmayan şikâyetçi vekilinin temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Sanığın temyiz isteği yönünden;
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir

durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. GEREKÇE
A. Şikâyetçi ... Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden;
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun ile değişik soruşturma ve kovuşturma usulünü düzenleyen 75 inci maddesindeki "71 ve 72 nci maddelerde sayılan suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması şikayete bağlıdır. Yapılan şikayetin geçerli kabul edilebilmesi için hak sahiplerinin veya üyesi oldukları meslek birliklerinin haklarını kanıtlayan belge ve sair delilleri Cumhuriyet Başsavcılığına vermeleri gerekir. Bu belge ve sair delillerin şikayet süresi içinde Cumhuriyet Başsavcılığına verilmemesi halinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.” şeklindeki düzenlemeye göre, şikâyetçi vekilinin dava konusu materyaller ile ilgili olarak 6 aylık kanunî şikâyet süresi içerisinde hak sahipliğine ilişkin hukuken geçerli belgeleri ibraz edemediği anlaşılmakla, davaya katılma ve hükmü temyiz hakkı bulunmayan şikâyetçi vekilinin temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanığın Temyiz İsteği Yönünden;
Dairemizin bozma ilâmının gereği de yerine getirilmek suretiyle 5846 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin onüçüncü fıkrasının Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilmiş olması nedeniyle aynı Kanun'un 81 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kurulan hükümde, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Sanık hakkında kurulan hükümlerde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen "sanığın zincirleme suç hükümleri kapsamındaki 10.12.2013 tarihli eylemi yönünden, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği kazanılmış hak nedeniyle cezanın 12.500,00 TL adlî para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi gerekirken ve sanığın zincirleme suç hükümleri kapsamındaki 04.02.2014 tarihli eylemi yönünden, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği kazanılmış hak nedeniyle cezanın 10.100,00 TL adlî para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi gerekirken, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği sanığın 10.12.2013 tarihli eylemi yönünden sonuç olarak 12.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 04.02.2014 tarihli eylemi yönünden ise sonuç olarak 10.100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi" dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

II. KARAR
A. Şikâyetçi ... Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle şikâyetçi ... vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı cihetle, şikâyetçi ... vekilinin vaki temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanığın Temyiz İsteği Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının (A-5) numaralı paragrafında yer alan "sanığın sonuç olarak ... 12.500,00 TL. adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin çıkartılması ve yerine "sanığın cezasının 12.500,00 TL adlî para cezası üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi ve hüküm fıkrasının (B-5) numaralı paragrafında yer alan "sanığın sonuç olarak ... 10.100,00 TL. adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin çıkartılması ve yerine "sanığın cezasının 10.100,00 TL adlî para cezası üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.02.2024 tarihinde karar verildi.