7. Ceza Dairesi 2023/4643 E. , 2024/3859 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2007/562 E., 2010/194 K.
SUÇ : 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme
Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 02.10.2017 tarihli ve 2017/2294 Esas, 2017/7518 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.02.2023 tarih ve KD - 7-2021/148137 sayılı itiraz yazısı ile "Sanığın yokluğunda verilen kararda yasa yolu mercii, süresi ve yöntemi gösterilmeden sanığa yapılan tebligat işleminin usulsüz olduğu, hüküm henüz kesinleşmeden verilen tecilli cezanın aynen infazına dair tüm kararların da hukuken geçersiz ve yok hükmünde bulunduğu, gerekçeli kararın sanığa 21/01/2015 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğinden sonra 28/01/2015 tarihli temyiz başvurusu üzerine sanık hakkındaki Çorlu 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18/03/2010 tarih ve 2007/ Esas - 2010/194 Karar sayılı hükmünün incelenmesi gerektiğine ilişkindir.
Çorlu 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18/03/2010 tarih ve 2007/562 Esas - 2010/194 Karar sayılı kararı ile sanığın yokluğunda cezalandırılmasına hükmedilmiştir.
18/03/2010 tarihli 2007/562 Esas ve 2010/194 Karar sayılı hükümde "7 gün içinde temyiz yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda.." karar verilmiştir.
Yasa yolu, mercii, süresi ve yöntemi gösterilmeden sanık ...'e kararın tebligat işlemleri usulsüzdür.
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 23/11/2014 tarihli 70219 sayılı yazısı üzerine;
"...mahkemenin 2007/562 Esas 2010/194 Karar sayılı gerekçeli kararının halen Tekirdağ 1 Nolu T Tipi Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü/tutuklu bulunan sanık ...'e tebliğ edilerek, mahkemenin hükmüne karşı 7 gün içerisinde mahkemeye hitaben yazılacak dilekçe ile veya sözlü beyanın zabıt katibi tarafından tutanağa geçirilmesi koşuluyla Yargıtay'a temyiz yoluna başvurabileceği” hususundaki gerekçeli kararı okumak/almak suretiyle 21/01/2015 tarihinde sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Sanık 28/01/2015 tarihli dilekçesi ile kararın kendisine yeni tebliğ edildiğini belirterek hükmü temyiz etmiştir.
18/03/2010 tarihli hüküm henüz kesinleşmeden verilen tecilli cezanın aynen infazına dair tüm kararlar hukuken geçersiz ve yok hükmünde bulunmaktadır.
Sanığın yasal süresi içinde 28/01/2015 tarihli temyiz başvurusu üzerine mahkemenin 18/03/2010 tarihli 2007/562 Esas ve 2010/194 Karar sayılı hükmünün temyiz incelemesinin yapılması gerekirken, sanığın tecilli cezasının bir kısmının ceza infaz kurumuna çektirilmesine dair 10/06/2014 tarihli 2014/162 - 2014/363 sayılı EK kararına yönelik incelemede 5275 sayılı Kanun'un 98. maddesi uyarınca infaza dair kararların itiraza tabi olması sebebiyle dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu düşünmekteyiz.
Bu nedenle;
"18/03/2010 tarihli 2007/562 Esas ve 2010/194 Karar sayılı hükümde "7 gün içinde temyiz yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda.." karar verilmiş olup, yasa yolu, mercii, süresi ve yöntemi gösterilmeden kararın sanık ...'e yapılan tebligat işlemi usulsüz bulunduğundan, hüküm henüz kesinleşmeden verilen tecilli cezanın aynen infazına dair tüm kararların da hukuken geçersiz ve yok hükmünde bulunduğu gözetilip,
Sanığın yokluğunda verilen kararın 21/01/2015 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğinden itibaren yasal süresi içinde 28/01/2015 tarihli temyiz isteği üzerine;
Sanık ... hakkındaki 18/03/2010 tarihli hükmün incelenmesinde;
Suç tarihi olan 24/11/2007 tarihinden itibaren temyiz inceleme gününde 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e, ve 67. maddelerinde öngörülen zamanaşımı süresi dolmuş bulunduğundan hükmün BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasa'nın 8. maddesi ile yürürlüke bulunan CMUK'nın 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddesi uyarınca düşmesine verilmesi gerektiği" gerekçesiyle itirazda bulunulduğu anlaşılmakla;
Yapılan yeniden inceleme sonucunda, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz nedenleri yerinde görüldüğünden, 6352 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası gözetilerek, itirazın kabulüne,
Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 02.10.2017 tarihli ve 2017/2294 Esas, 2017/7518 Karar sayılı kararının kaldırılması ile yeniden yapılan incelemede;
Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, suçun işlendiği 24.11.2007 tarihinden itibaren temyiz inceleme tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında, sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
04.04.2024 tarihinde karar verildi
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!