7. Ceza Dairesi 2023/4635 E. , 2023/7133 K.
"İçtihat Metni"
KANUN YARARINA BOZMA
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
İNCELEME KONUSU KARARLAR: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
YOLUNA BAŞVURAN Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması
İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2015/203 Esas, 2015/582 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükmün, itirazın reddi ile 18.01.2016 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2016 tarihli ve 2014/359 Esas, 2016/87 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 10 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan
kararın katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.01.2021 tarihli ve 2016/183338 sayılı yazısı ile lehe Kanun değerlendirilmesi yapılması için Mahkemesine iadesine karar verildiği ve dosyanın İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/470 Esasına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 27.12.2022 tarihli ve 94660652-105-34-23647-2021-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 tarihli ve KYB-2022/165571 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 tarihli ve KYB-2022/165571 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği nazara alınarak yapılan incelemede,
Dosya kapsamına göre, İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/203 sayılı dosyasındaki suç tarihinin 28/11/2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 04/05/2015 olduğu, İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/359 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 15/09/2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 08/12/2014 olduğu, her iki suçun da 08/12/2014 tarihli ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukuki kesinti olmadığı, benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 16/06/2016 tarihli ve 2014/29378 esas, 2016/8441 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; anılan iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin ve suç vasıflarının aynı mahiyette olduğu dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlendiği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması amacıyla dosyaların birleştirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2016 tarihli ve 2014/359 Esas, 2016/87 Karar sayılı kararına yönelik
Anılan dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.01.2021 tarihli ve 2016/183338 sayılı yazısı ile lehe Kanun değerlendirilmesi yapılması için Mahkemesine iadesine karar verildiği ve dosyanın İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/470 Esasına kayıtlı ve derdest olduğu görülmekle, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği gözetilerek, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
B. İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2015/203 Esas, 2015/582 Karar sayılı kararına yönelik
İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2016 tarihli ve 2014/359 Esas sayılı dava dosyasının suç tarihinin 15.09.2014 olduğu, anılan dava dosyasından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ise, 18.01.2016 tarihinde usulüne uygun olarak kesinleştiği, dolayısıyla sanık hakkında 5 yıllık denetim süresi henüz başlamadan 15.09.2014 tarihinde ikinci suçun işlendiği anlaşılmakla, açıklanma koşulları oluşmadığı ve anılan kararın henüz kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü niteliğinde olmadığı anlaşılmakla kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği gözetilerek, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyalarının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!