7. Ceza Dairesi 2023/4621 E. , 2023/4544 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/307 E., 2018/81 K.
ŞİKÂYETÇİ : Gümrük İdaresi
SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının
Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet
İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet (Hükmün açıklanması)
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Sanık ... hakkında İstanbul 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.11.2011 tarihli ve 2011/594 Esas, 2011/114 Karar sayılı kararı ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 52 nci maddesi uyarınca 6 ay hapis ve 600,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 ... maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına karar verildiği, şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin itirazı üzerine, İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.01.2012 tarihli ve 2012/112 Değişik İş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verilerek kesinleştirme şerhi düzenlendiği ve sanığın denetim süresi içerisinde 06.08.2013 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun bildirilmesi üzerine, İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2018 tarihli ve 2017/307 Esas, 2018/81 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 231 ... maddesinin onbirinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasına karar verildiği, söz
konusu kararın istinaf edilmeden kesinleştiğine dair şerh üzerine, 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (7242 sayılı Kanun) ile değişik 5607 sayılı Kanun uyarınca uyarlama yapılması talebi üzerine aynı Mahkemenin 07.10.2020 tarihli ve 2020/382 Esas, 2020/283 Karar sayılı kararı ile uyarlama talebinin reddi ile ilâmın aynen infazına karar verildiği, söz konusu karara karşı itiraz edilmediği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 27.12.2022 tarihli ve 2022/94660652 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 tarihli ve KYB-2022/165434 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.02.2023 tarihli ve KYB-2022/165434 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" 1-Sanığın mahkûmiyetine, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tâbi tutulmasına ilişkin İstanbul 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/11/2011 tarihli ve 2011/594 esas, 2011/114 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresinde işlediği İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/08/2013 tarihli ve 2014/320 esas, 2017/61 sayılı kararına konu aynı nev'iden suçun kesinleşmesinden sonra, Mahkemesince 23/05/2017 tarihli müzekkere ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın açıklanması için ihbarda bulunulduğu, ihbar sonrasında, İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/03/2018 tarihli ve 2017/307 esas, 2018/81 sayılı kararı ile sanık hakkındaki İstanbul 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/11/2011 tarihli ve 2011/594 esas, 2011/114 sayılı hükmün açıklanması gerekirken, gerekçe kısmında; ''...1-İstanbul 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/415-24 E-K sayılı ve 13.10.2011 tarihli kararıyla sanığın altı ay hapis ve 1.200TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı; bu kararın 25/01/2012 tarihinde kesinleştiği;'' şeklinde açıklamada bulunulmasına karşın hüküm kısmının 2. bendinde; ''Hükümlü hakkında mahkememizin 2008/764 Esas, 2009/902 Karar sayılı hükmünün CMK 231/1. maddesi uyarınca açıklanmasına'' karar verilmek suretiyle yanlış hükmün açıklanması şeklinde hüküm kurulmasında,
Kabule göre de;
2-İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/03/2018 tarihli kararının gerekçe kısmında İstanbul 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/415 esas 2011/24 sayılı kararının açıklanacağının belirtilmesine karşılık hüküm kısmında İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/764 Esas, 2009/902 sayılı kararının açıklanmasına karar verilerek, gerekçe ile hüküm kısmı arasında çelişki oluşturulmasında,
3-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun'un 231/11. maddesi hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması gerekirken, hükmün açıklanmasına şeklinde karar verilmesi ile yetinilip, önceki hükmün aynen açıklanmamasında, isabet görülmemiştir..." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.03.11.2010 tarihinde kolluk görevlilerinin pasaj içerisinde bir şahsın kaçak sigara satışı yaptığı yönünde ihbar almaları üzerine, olay yerine intikal ettiklerinde sanığın önünde bulunan tezgahta 272 paket kaçak sigara ele geçirilmiş, sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, 30.11.2011 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın ... Bakanlığına (...) tebliğ edilmeden 25.01.2012 tarihinde kesinleştirildiği, sonrasında sanığın 06.08.2013 tarihinde işlediği kaçakçılık suçu nedeniyle hakkında verilen hükmün kesinleşmesi üzerine hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın açıklanması için mahkemesine bildirimde bulunulduğu, bunun üzerine yeni esasa kaydedilen dosyada İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2018 tarihli ve 2017/307 Esas, 2018/81 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 231 ... maddesinin onbirinci fıkrası gereği İstanbul 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/594 Esas, 2011/114 Karar sayılı hükmünün açıklanmasına karar verildiği, ancak suçtan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan ... Bakanlığı (...) duruşmadan haberdar edilmediği gibi gerekçeli kararın tebliğ edilmediği bu sebeple hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır.
2.5271 sayılı Kanun’un 272 vd. maddeleri uyarınca henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği gözetilerek, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.05.2023 tarihinde karar verildi.
Yz. İşl. Müd. Y.
M.B.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!