7. Ceza Dairesi 2023/4318 E. , 2024/3901 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/187 E., 2022/339 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; yanlış kargo nedeniyle sanığa ait olduğuna dair tespit olmadan usul ve yasaya aykırı karar verilmesine, kargo sahibi olan ... hakkında araştırma yapılmaması veya dinlenmemesine ve sanık ile bağlantısı olup olmadığı araştırılmadan eksik inceleme ile karar verilmesine, yapılan takip, arama ve el koyma işlemlerinin usulsüz yapılması nedenleriyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Suç tarihinde ... üzerinde bulunan ... Şubesine ... isimli bir şahıs adına koli içinde sigara getirileceği bilgisi alınması üzerine görevlilerin beklemeye başladığı, bir süre sonra ... ... adına iki kolinin tespit edildiği, bazı kolilerin kargo görevlileri tarafından ... sayılı adreste ikamet eden sanık ...'in eşi olan hakkındaki beraat hükmü kesinleşen ...'e teslimi sırasında kolluk görevlilerinin kolilere el koydukları, koliler içinden değişik markalarda toplam 2200 paket sigaranın ele geçirildiği ve sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı görülmüştür.
Sanık savunmalarında: dava konusu edilen sigaralarla ilgisinin olmadığını, halen kimlik tespiti sırasında verdiği adreste 7-8 aydır oturduğunu, kargo eşyalarının gönderildiği adresin kendisine ait olmadığını beyan etmiştir.
..., ..., ... ve ...'nun tanık olarak mahkemece beyanlarının alındığı görülmüştür.
Dosyada mevcut HTS kayıtlarına göre sanık ... ile tanık olarak dinlenen ...'ın olay tarihinde arama kayıtlarının bulunduğu anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında CIF değerinin 3.014,00 TL, vergiler toplamının 10.768,48 TL ve gümrüklenmiş değerin 13.782,48 TL olduğu ancak; dosyada bulunan 10.01.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre; ele geçen sigaraları CIF değerinin 1.767,50 TL, vergiler toplamının 10.133,53 TL ve gümrüklenmiş değerinin ise 11.901,03 TL olduğu bildirilerek, kaçak eşyaya mahsus tespit varakası ile bilirkişi raporu arasında çelişki oluştuğu anlaşılmıştır.
Olay tutanağına göre; suç tarihinde ... üzerinde bulunan ... Şubesine ... isimli bir şahıs adına koli içinde sigara getirileceği bilgisi alınması üzerine görevlilerin beklemeye başladığı, bir süre sonra ... ... adına iki kolinin tespit edildiği, bazı kolilerin kargo görevlileri tarafından ... sayılı adreste ikamet eden sanık ...'in eşi olan hakkındaki beraat hükmü kesinleşen ...'e teslimi sırasında kolluk görevlilerinin kolilere el koydukları, koliler içinden değişik markalarda toplam 2200 paket sigara ele geçirildiği, her ne kadar sanık ele geçen sigaraların kendisine ait olmadığını savunmuş ise de; mahkemece dinlenen tanıklar ... ve ...'ın beyanlarına göre istek doğrultusunda kolilerin sanık ...'nin evine götürülmüş olması, kolilerin geldiği kargo şubesinden temin edilen kayıtlara göre ... adına başka kargo kaydına rastlanmaması, tutanak tanıklarının olaya ilişkin beyanları karşısında ele geçen sigaraların sanık ...'e ait olduğu ve sanığın savunmasına itibar edilmeyerek tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Dosyada bulunan kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında suça konu eşyanın gümrüklenmiş değeri 13.782,48 TL olarak belirlenirken, 10.01.2014 tarihli bilirkişi raporunda ise gümrüklenmiş değerin 11.901,03 TL olarak belirlenmesi karşısında, 2013 yılı için 12.750,00 TL - 34.000,00 TL arasındaki gümrüklenmiş değerin "hafif" sınırda kalacağı ve sanığın cezasında 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, 5607 sayılı
Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrası uyarınca indirim yapılması gerekeceği göz önünde bulundurularak dosyadaki CIF değerler arasındaki çelişki giderilerek 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 5/2. ve 3/23. maddelerinin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Sanık hakkında kaçak eşyanın değeri hafif kabul edildiği halde cezasında 2/3 oranında indirim yapıldığı belirtilmesine rağmen 1/2 oranında indirim yapılmak suretiyle hükümde çelişki oluşturulması hukuka aykırı bulunmuştur.
3.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61. maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurlarının dikkate alınması gerekmekte olup dosya kapsamına göre sanığın benzer olaylarla karşılaştırıldığında fiili, eylem ile ceza arasındaki dengeyi bozacak şekilde alt sınırdan uzaklaşarak teşdit uygulanmasını gerektirmediği halde hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmayacak biçimde sanık hakkında asgari hadden ayrılarak fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
4.Sanık hakkında hem hapis hem de adlî para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasında adlî para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde hiçbir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde (1, 2, 3 ve 4) numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 02.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!