7. Ceza Dairesi 2023/414 E. , 2024/3461 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/1775 E., 2021/1486 K.
SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri Ve Alkol Piyasasının
Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz nedenleri; suç kastının bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, hükmün bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Birleşen 2018/1786 Esas sayılı dosyada; 25.02.2013 tarihinde önleme arama kararına istinaden uygulama noktasında durdurulan yolcu otobüsünde sanığa ait 533 karton gümrük kaçağı sigara ele
geçirilmiş, olaya ilişkin iddianamenin 27.03.2013 tarihinde düzenlendiği görülmüştür.
Birleşen Bismil Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/145 Esas sayılı dosyasında; 05.03.2013 tarihinde önleme arama kararına istinaden uygulama noktasında durdurulan yolcu otobüsünde sanığa ait 445 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiş, olaya ilişkin iddianamenin 19.07.2013 tarihinde düzenlendiği görülmüştür.
Birleşen Siverek 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/10 Esas sayılı dosyasında; 14.03.2013 önleme arama kararına istinaden uygulama noktasında durdurulan yolcu otobüsünde sanığa ait 100 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiş, olaya ilişkin iddianamenin 22.03.2013 tarihinde düzenlendiği görülmüştür.
Ana dava dosyasında; 14.03.2013 tarihinde önleme arama kararına istinaden uygulama noktasında durdurulan yolcu otobüsünde sanığa ait 210 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiş, olaya ilişkin iddianamenin 13.06.2013 tarihinde düzenlendiği görülmüştür.
Birleşen 2020/1682 Esas sayılı dosyasında; 21.07.2013 tarihinde dinlenme tesisinde sanığa ait 570 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiş, olaya ilişkin iddianamenin 27.09.2013 tarihinde düzenlendiği görülmüştür.
Sanığın savunmasında, dosya kapsamındaki olaylarda suça konu sigaraların kendisine ait olduğunu, iddianame anlatımlarını kabul ederek atılı suçlamaları dolaylı olarak ikrar etmiş, gümrüklenmiş değerlerin iki katı tutarını ve gümrük vergilerini ödeme imkanının bulunmadığını ifade etmiştir.
Sanığın dosya kapsamındaki dört eylemi zincirleme suç kapsamında kabul edilirken, 21.07.2013 suç tarihli eylemi hakkında hukuki kesinti nedeniyle ayrıca cezaya hükmedildiği ve bu kapsamda eşyanın değer hafifliği değerlendirmesinin Dairemizin yerleşik içtihatları ile uyumlu olduğu görülmektedir. Mahkemece zincirleme suç kapsamına alınan 14.03.2013 suç tarihli iki eyleminin tek suç kabul edilmesi gerektiği saptanmıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve Kanun'a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanığın aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
1. 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma
evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamalarında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanığa zincirleme suç kapsamında kalan eylemleri bakımından gümrüklenmiş değerlerin toplamının iki katı tutarını, 21.07.2013 suç tarihli eylemi bakımından ise ayrıca gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını hüküm verilinceye kadar ödemesi ihtarı ile cezada indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken, 1/3 olarak bildirilmesi suretiyle sanığın yanıltılması ve hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması,
2. Sanığın dosya kapsamında 14.03.2013 suç tarihli iki eyleminin tek suç olduğunun kabulü ile zincirleme suç hükümlerinin buna göre değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3. Sanık hakkında temel ceza belirlenerek, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uygulandıktan sonra, 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının (7243 sayılı Kanun ile değişik yirmiüçüncü fıkrası) uygulanması ve buna göre netice cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, uygulama sırasında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi,
4. Sanık hakkında 21.07.2013 suç tarihli eylemi bakımından temel ceza alt sınırdan belirlendiği halde "teşdiden" hüküm kurulduğunun belirtilmesi,
5. Sanık hakkında takdiri indirim uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası yerine 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin yazılması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,
6. Sanık hakkında verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısımda taksit aralığı belirtilmeyerek 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasına muhalefet edilmesi,
7. Sanık hakkında hükmedilen hapis cezalarının ertelenmesine karar verildiği halde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılacağına dair ihtaratın yapılmaması,
8. Dosya kapsamında suça konu tüm eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken, yalnızca imha edilmeyen eşyanın müsaderesine karar verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
28.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!