WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Temmuz 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2023/2637 E.  ,  2023/4356 K.
"İçtihat Metni"
B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SUÇ : 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 19.03.2014 tarihli ve 2013/680 Esas, 2014/211 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında marka hakkına tecavüz suçundan (mülga) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci, 43 üncü ve 54 üncü maddeleri uyarınca, 1 yıl 15 gün hapis ve 100,00 TL adlî
para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.

2.Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 15.11.2018 tarihli ve 2015/34213 Esas, 2018/11909 Karar sayılı ilâmıyla;
"..Uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihte uzlaşma hükümlerinin uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde, kollukta düzenlenen matbu form üzerinde sanık uzlaşmayı kabul etmediğine dair seçeneği imzalamışsa da, bir hakkın doğmadan önce kullanılması söz konusu olamayacağından, uzlaşma teklifinin hukuken geçerli olmadığı anlaşılmakla, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan (suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/7. maddesinin aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A maddesinde düzenlenen satışa arz etme veya satma suçu yönünden de uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik CMK’nun 253. ve 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu,
Kabule göre de;
1) TCK'nun 52/4. maddesi gereğince ödenmeyen adli para cezasının infaz aşamasında hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarı ile yetinilmesi gerekirken adli para cezasının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrilmesine karar verilmesi suretiyle infazda yetkinin kısıtlanması,
2) Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu..." nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.İstanbul 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 13.02.2020 tarihli ve 2019/8 Esas, 2020/56 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında marka hakkına tecavüz suçundan (mülga) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci, 43 üncü ve 54 üncü maddeleri uyarınca, 1 yıl 15 gün hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.

4.Anılan kararın temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 21.12.2020 tarihli ve 2020/3507 Esas, 2020/20313 Karar sayılı ilâmıyla;
"..Suç tarihinde yürürlükte bulunan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A-1 maddesinde düzenlenen suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikayete tabi olup, katılanlar Apple Inc. ve ....Ltd. şirketlerinin ortak vekilinin şikayeti üzerine başlatılan soruşturma sonucunda sanık hakkında marka hakkına tecavüz suçundan kamu davası açılmışsa da;
Dosya içerisinde mevcut olan ve Apple Inc. ile ....Ltd. şirketinin yetkilileri tarafından ... irtibat bürosu yetkilisi ...’e verilen asıl vekaletnamelerin içeriğinde “Bir gümrük davasını ya da diğer davaları takip etme anlaşması vaka bazında mektup, telefaks veya e-posta iletişimi ile yapılacaktır.” şeklindeki kısıtlamaların bulunması
karşısında, katılanlar vekilinden; iş bu dava dosyasında şikayet hakkının kullanılması amacıyla marka sahibi firmaların yetkilileri tarafından kendilerine verilmiş izin içeren mektup, telefaks veya elektronik posta iletisinin tercüme edilmiş aslının veya onaylı örneklerinin bulunup bulunmadığı sorulup, varsa denetime imkan verecek şekilde dosyaya eklenmesinden sonra iade edilmek üzere mahalline gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE..." karar verilmiştir.

5.Tevdii ilâmı üzerine Yargıtay (kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 22.04.2021 tarihli ve 2021/4299 Esas, 2021/4812 Karar sayılı ilâmıyla;
"...Dosya içerisinde mevcut olan ve ...ile Samsung Elektronics Co. Ltd. şirketlerinin yetkilileri tarafından ... irtibat bürosu yetkilisi ...’e verilen asıl vekaletnamelerin içeriğinde “Bir gümrük davasını ya da diğer davaları takip etme anlaşması vaka bazında mektup, telefaks veya e-posta iletişimi ile yapılacaktır.” şeklindeki kısıtlamanın bulunması ve Dairemizin 21.12.2020 tarihli tevdii kararına rağmen katılan firmalar vekilinin, sanık hakkında şikâyet hakkının kullanılması amacıyla ve şikâyet tarihini kapsar şekilde marka sahibi firmaların yetkilileri tarafından kendilerine verilmiş izin içeren mektup, telefaks veya elektronik posta iletisi aslını veya tercümesinin onaylı örneklerini dosyaya ibraz edemediği anlaşıldığından, marka sahibi firmaların sanık hakkında suç tarihi itibarıyla hukuken geçerli bir şikâyetinin bulunmadığı gözetilmeden, davanın düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi,..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

6.İstanbul 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 19.04.2022 tarihli ve 2021/299 Esas, 2022/ 181 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında marka hakkına tecavüz suçundan (mülga) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, aynı Kanun'un 50 nci maddesi ve 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapis cezasından çevrilen 6.000,00 TL adlî para cezası ve 4 gün karşılığı 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebebi; yetersiz inceleme yapıldığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, suça konu ürünlerin satışa arz edilmediğine, katılan ... firması tarafından şikâyet tarihini kapsar onay bulunmadığına, zamanaşımının dolduğuna, sanık lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Samsung ve Apple firmaları vekilinin şikâyeti üzerine, sanığa ait işyerinde yapılan aramada; satışa arz edilmiş halde katılan ve şikâyetçi firmalar adına tescilli markaları taşıyan ürünler tespit edilmiştir.

2.Sanık savunmalarında; suça konu ürünlerin tanıtım amaçlı demo ürünler olduğunu, orijinal ürün sattığını beyan etmiştir.

3.Dosyada mevcut bilirkişi raporunda; suça konu ürünlerin taklit nitelikte olduğu, Apple Inc. ve Samsung firmaları adına tescilli markaların iktibas edilerek kullanıldığı, sanığın eyleminin marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.

4.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (5) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği belirlenmiştir.

5.Katılan firma vekili tarafından 15.02.2022 havale tarihli dilekçe ile katılan firma ile yapılan yazışmalar sunulmuştur.

IV. GEREKÇE
1.İstanbul 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 19.04.2022 tarihli ve 2021/299 Esas, 2022/ 181 Karar sayılı kararında; usulüne uygun arama sonucu sanığın iş yerinde satışa arz edilmiş halde katılan firma adına tescilli markaların taklidi ürünlerin ele geçirilmesi, sanık savunmaları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında ve hakkında mahkûmiyet hükmü kurulan sanık lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Sanığın yargılama konusu eylemi için, (mülga) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/A maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı ve 67 nci maddeleri gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, temyiz inceleme tarihi itibarıyla olağan ve olağanüstü zamanaşımı süresi dolmadığından sanık müdafiinin zamanaşımının tamamlandığına yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 19.04.2022 tarihli ve 2021/299 Esas, 2022/ 181 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.05.2023 tarihinde karar verildi.