WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2023/2392 E.  ,  2024/2023 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :2020/854 E., 2021/1002 K.
SUÇ :5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM :Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, araç iadesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Kısmî onama, kısmî bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I.TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan vekilinin temyizi, araç hakkında müsadere kararı verilmesi gerektiğine, araç üzerindeki şerhin hükümle birlikte kaldırılmasının hukuka aykırı olduğu sebepleriyle sınırlıdır.

2.Sanığın temyiz sebepleri, lehe hükümlerin uygulanması talebine, zamanaşımının gerçekleştiğine ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

II.GEREKÇE
Olay tarihinde Hassa Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/267 Değişik iş sayılı önleme araması kararına istinaden sanığın sürücülüğünü yaptığı otomobilde 5930 paket kaçak sigara ele geçtiği belirlenmiştir.

Sanık savunmalarında, atılı suçlamayı ikrar etmiştir.Bozma sonrası sanık kendisine bildirilen gümrüklenmiş değerlerin iki katını ödeyemeyeceğini beyan etmiştir.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, aynı Kanun'un 3/5-10. maddelerinin uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı tanındığı belirlenmiştir.
Sanıktan ticari miktarda ve mahiyette kaçak sigara ele geçirilmiş olması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 15.06.2020 tarihli ve 2020/20248 Esas, 2020/6741 Karar sayılı ilâmıyla; nakil aracının iadesi kararının onanmasına verilmesine karşın, temyize konu kararda bu konuda yeniden hüküm kurulması hukuken yok hükmünde kabul edilmiştir.
Ancak;
Sanığın yapılan Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) sorgulamasında halen derdest olduğu anlaşılan Kırıkhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/613 Esas sırasında kayıtlı dosyasında suç tarihi 28.07.2013 olan kaçakçılık eylemi ile temyiz incelemesine konu 26.08.2013 tarihli eyleminin zincirleme suç oluşturduğu anlaşıldığından davaların birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken; sanık hakkında 28.07.2013 tarihli eylemi nedeniyle kurulan Kırıkhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.12.2014 tarihli 2013/960 Esas ve 2014/651 Karar sayılı mahkûmiyet hükmü temyiz incelemesi için Yargıtay'a gönderildiği halde kesinleşmiş gibi kabul edilip, temyiz incelemesine konu iş bu dosyada hüküm kurulurken zincirleme suç hükümleri uygulanarak kesinleşen cezanın mahsubuna karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Kabule göre ise;
1.Yerel mahkemece lehe yasa karşılaştırılması yapıldığı esnada, 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun gereği uygulama yapılırken temel ceza alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edildiği halde, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun gereği uygulama yapılırken temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi suretiyle çelişki yaratılması hukuka aykırı bulunmuştur.

2.Sanık hakkında temel ceza belirlenip, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43/1. maddesi uyarınca artırım yapıldıktan sonra 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken sonuç cezanın 3 yıl 1 ay 15 gün hapis yerine 2 yıl 13 ay 15 gün hapis olarak belirlenmesi sureti ile eksik cezaya hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

3.Sanığın zincirleme suça esas alınan dosyasında aldığı cezanın mahsubuna karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken söz konusu cezanın netice cezadan düşülmesi suretiyle sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

4.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3. maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmalık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmalık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında

"Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği, zincirleme suç dosyaları kapsamında gümrüklenmiş değerlerin toplamının esas alınması gerektiği cihetle; soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında, mahkemece sanığa yapılan etkin pişmanlık ihtarında her iki dava dosyasındaki kaçak eşyaların gümrüklenmiş değerlerinin toplamının iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının "1/2" olacağının bildirilmesi gerekirken, yalnızca ana dosyadaki kaçak eşyanın gümrüklenmiş değeri üzerinden "1/3" oranında indirim yapılacağı bildirilmek suretiyle sanığın yanıltılması hukuka aykırı bulunmuştur.

III.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin ve sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına 27.02.2024 tarihinde karar verildi.