WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2023/2356 E.  ,  2024/7205 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/706 E., 2021/562 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, suçta kullanılan nakil vasıtasının müsaderesine yer olmadığına
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebebi, sanığın kamu zararını gidermediği halde hapis cezasının ertelenmesine karar verildiğine ve suçta kullanılan nakil vasıtasının müsaderesine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

II. GEREKÇE
Olay tutanağına göre, 21.09.2013 tarihinde kolluk kuvvetlerince Hassa Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/333 Değişik İş sayılı önleme araması gereği yapılan yol uygulamasına sanığın sevk ve idaresindeki 27 D 8192 plakalı araçla geldiği ve araç durdurularak yapılan aramada, bagajda bulunan 4 adet 65 litrelik
bidonda 260 litre ve aracın yasal olmayan yakıt deposunda ise, 100 litre olmak üzere toplamda 360 litre kaçak akaryakıt ele geçirilen olayda, sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık savunmasında, kendi aracında kullanmak için aldığı, ancak kaçak olduğunu bilmediği akaryakıtın yakalandığını beyan etmiştir.

Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki bilgi ve belgelerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Ancak;
1.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ile 16.05.2017 tarihli ve 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;

Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 21.09.2013, iddianame düzenleme tarihinin 11.11.2013 olduğu,

Yapılan Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi sorgulamasında, Dairemizin 2022/8135 Esasına kayıtlı Kırıkhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/190 Esas, 2022/28 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 04.11.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 08.11.2013 olduğu,

Bu dosyadaki eylemin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

2.Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince etkin pişmanlık hususunda oran belirtmeksizin ihtaratta bulunulması,

3.Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 08.06.2020 tarihli ve 2019/20772 Esas, 2020/5717 Karar sayılı ilâmıyla, suçta kullanılan nakil vasıtasının müsaderesine yer olmadığına dair verilen karar onanarak
kesinleştiği halde mahkemece nakil aracı hakkında yeniden hüküm tesis edilmesi,

4.Suçtan doğrudan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan Gümrük İdaresinin mahkemece katılmasına karar verildiği halde, gerekçeli kararda sıfatının ''katılan'' olarak gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 18.09.2024 tarihinde karar verildi.