7. Ceza Dairesi 2023/20403 E. , 2024/3388 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/293 E., 2023/317 K.
SUÇ : 4389 sayılı Bankalar Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I.TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ...'un temyiz sebebi suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
II.GEREKÇE
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; Halk Bankası Karaman Şubesinde teftiş çalışmalarını yürüten müfettiş yardımcısı tarafından düzenlenen 19.10.2004 tarihli yazıda şubede krediler yönetmen yardımcısı olarak görev yapan sanık ...'un müşterilerinin mevduat hesaplarından yaptığı tediye tutarlarının, karşılığında düzenlediği tahsil tutarlarından fazla olduğu, bazı müşterilerin hesaplarındaki bu tediye ve tahsil farkını açıklayamadığı, bazı farkları ise kredi müşterisi ve kefilinden olan alacağına karşılık kendisinin aldığını beyan ettiği belirtmesi üzerine Halk Bankası Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından
düzenlenen 29.01.2005 tarihli soruşturma raporu sonucunda 13.05.2005 tarihli dilekçe ile sanık hakkında suç duyurusunda bulunulduğu ve kamu davası açıldığı belirlenmiştir.
2.Sanık hakkında 4389 sayılı Bankalar Kanunu'na muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
3.Sanık ...'un aşamalarda suç işleme kastı olmadığını beyan ettiği belirlenmiştir.
4.Sanık ... tarafından zimmetine geçirdiği miktarın faizi ile birlikte Türkiye Halk Bankası A.Ş.'ne ait soruşturma raporunun tanzim edildiği 29.01.2015 tarihi itibarıyla giderildiği anlaşılmıştır.
5.Dosya kapsamında incelenen 24.01.2011 tarihli bilirkişi heyeti raporuna göre; sanık ...'un yönetmen yardımcısı olarak çalıştığı Halk Bankası Karaman Şubesinde kredi kullanan bazı müşterilerden tahsilat yaparken tahsil fişlerinin açıklama bölümlerine müşterilerin isimlerini belirtmeyerek oluşturduğu tahsilat kayıtları üzerinden daha sonra tekrar dekont yazdırarak bu dekontları başka kredi müşterilerine verdiği, böylelikle aynı bimref kaydına sahip dekontlar karşılığında bu müşterilerden aldığı tutarları mal edindiği, yine bazı kredi müşterilerinin mevduat hesaplarından yapacağı tahsilata karşılık tediye ettiği tutarları söz konusu hesaba tahsil etmeyerek mal edindiği, bir kısım tediye tutarlarının ise karşılığında söz konusu hesaba tahsilat yapsa bile bu tahsilatı isimsiz yaparak aynı tahsilat kayıtları üzerinden çoğalttığı dekontları başka müşterilere vererek karşılığında aldığı tutarları mal edindiği, yine bazı müşterilere kredi hesabı açarken gişe üzerinde gerçekleştirdiği tediye ve tahsilat fişleri arasında fark oluşturarak kredi kullanan kişilere bu farkı masraf olarak lanse ettiği ancak farkı mal edindiği, bu fiillerin 4389 sayılı Kanun'un 22 inci maddesinin üçüncü fıkrasında tanımlanan zimmet suçunu oluşturduğu, her ne kadar görünüşte karmaşık hileli sayılabilecek bir takım işlemler mevcutsa da şube muhasebe servisinin gerekli mutabakat ve denetimleri yapması halinde söz konusu eylemlerin hemen ortaya çıkabilecek türden olduğu, bu nedenler eylemlerin nitelikli zimmet olarak kabul edilemeyeceği, sanığın şifresi, yetkisi ve imzası ile düzenlediği fişlerle eylemleri sonucunda 8.992.341,332 TL zimmetine geçirdiği, bu maddi zararı 30.05.2005 tarihinde 13.456,75 TL olarak ödediği görüşü bildirilmiştir.
6.Suç tarihi itibarıyla yürürlükte olan 4389 sayılı Kanun ile birlikte 765 sayılı Kanun ile 647 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5411 sayılı Kanun ile birlikte 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) ilgili hükümleri birlikte ele alınıp, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca önceki ve sonraki kanunların bütün halinde somut olaya uygulanarak lehe olan kanunun ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karma uygulama yapılarak hüküm tesis edilmesi bozmayı gerektirmiştir.
III.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ...'un temyiz isteği yerinde görüldüğünden sanık ...'un mahkûmiyetine ilişkin hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 27.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!