WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2023/20162 E.  ,  2024/1694 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/134 E., 2023/62 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiinin temyiz isteği; sanıklara 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231 inci maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmamış oluşunun mahkemenin baştan itibaren sanıklara iki yıldan fazla ceza verme düşüncesi ile hareket ettiğini gösterdiğine, dosyada mevcut bilirkişi raporlarının birbiriyle çelişmekte olup farklı bir bilirkişi heyetinden rapor alınması yönündeki taleplerinin gerekçesiz olarak reddedilerek eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, sanık ...'nin ... Off Shore Ltd. şirketinin yetkilisi-müdürü olup olmadığının, suça dayanak belgelerde imzası olup olmadığının araştırılması taleplerinin dikkate alınmadan karar verildiğine, sanık ...'nin hiçbir belgede imzası olmadığına, ... Off Shore Ltd. şirketinin yalnızca ortağı olup dava konusu beyannamelere ilişkin olarak alım satım işlerine iştirak etmediğine, diğer sanık beyanlarının da bu yönde

olduğuna, sanık ...'nin savunma içeriğinde verdiği bilgilerin dava konusu iş ve işlemlere iştirak ettiğinden değil de suçlama ile karşılaşınca kardeşinden öğrendiklerinden kaynaklandığına, 15.03.2014 tarihli bilirkişi raporununda atılı suçun işlenmediğinin belirtildiğine, dava konusu beyannamelerin ... Off Shore Ltd. şirketi ve ortakları tarafından düzenlenmediğine, ... Off Shore Ltd. şirketinin KKTC ülkesinde kurulmuş olduğuna, sanıkların bu suçtan Türkiye'de yargılanmalarının mümkün olmadığına, fatura bedelleri dışında fazla bir para transferi olmadığına, ... ve ...'nin eylemden menfaatlerinin olmadığına, dava konusu beyannamelerin düzenleyicisinin sanık ... olduğuna, sorumluluğun yalnızca İmper Elekronik firmasına ait olup ... Off Shore Ltd. şirketinin sorumlu tutulamayacağına, hükme esas alınan ikinci bilirkişi raporunun ilk bilirkişi raporunda yapılan aksi yöndeki tespitlere cevap barındırmadığına, müfettiş raporunun özetinden ibaret olduğuna, müfettiş tarafından mahkemenin yanıltıldığına, mahkeme gerekçelerinin dosya kapsamına uygun olmadığına, sanıklar hakkında haksız ve ölçüsüz biçimde teşdit uygulandığına ve re'sen tespit edilecek nedenlere ilişkindir.

II. GEREKÇE
Yetkilisi sanıklardan ... olan ithalatçı İmper firmasınca üretici ülkelerden ithali gerçekleştirilen eşyaların, öncelikle ortakları kardeş sanıklar ... ve ... olan KKTC'de mukim ... firması üzerinden üretici ülkelerden gerçek bedelleri üzerinden temin edilerek, ... firması tarafından ise daha düşük bedelli gerçeğe aykırı fatura düzenlendikten sonra İmper firmasınca bu faturadaki düşük bedeller üzerinden 07.09.2007-13.04.2009 tarihleri arası 10 ayrı gümrük giriş beyannamesi kapsamında eksik vergi ödenmek suretiyle ülkeye sokulması iddiasıyla sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık ... ile birlikte eşit hisseli ortağı olan ...'nin savunmasında; İmper firması sahiplerini duruşmada ilk kez gördüğünü, İmper firması ile satılacak mallar ile ilgili olarak telefon veya internet üzerinden görüştüklerini, bu işleri de ...'nin yürüttüğünü, imza yetkisinin de kardeşine ait olduğunu, uzak ... ülkelerinden aldıkları ürünleri Türkiye'ye ihraç ederken daha düşük fatura gösterdikleri iddiasını kabul etmediğini, zaman zaman stok nedeni ile bazı fiyat değişikliklerin olabildiğini, suçlamayı kabul etmediğini belirttiği, sanıklar ... ve ...'nın beyanlarının da bu yönüyle aynı doğrultuda olduğu olayda, Bakırköy 15. Noterliğince kaşeli ... Off-Shore Ltd. Şti. firmasına ait şirket direktörleri toplantı tutanağına göre şirketin her türlü muamelelerinde ... tarafından temsil edilmesine karar verilmiş ise de, şirketi temsil yetkisinin sanık ...'nin ortağı ve kardeşi olan diğer sanık ...'ye ait olmasının tek başına sanık ...'in şirketin mumalelerinden cezai sorumluluğunun olmayacağı anlamına gelmeyeceği, şirketin eşit hissedarı olan sanık ...'nin savunma içeriğine göre (sanık İmper firması sahipleri ile satılacak mallarla ilgili olarak telefon ve internet üzerinden görüşmeler yaptığını, faturalarda bedelin düşük gösterilmediğini, fiyat farkının stok değişikliklerinden kaynaklanmış olabileceğini beyan etmiştir), İmper firmasına yapılan satış işlemlerinden, bu kapsamda İmper firması ile kurulan ticari ilişkiden bilgisi olduğu ve ... firmasının üretici firmalardan USD üzerinden temin ettiği eşyayı USD olarak bedelinin çok altında bir fiyata İmper firmasına göndermesine ilişkin olarak fiyatların stok durumuna göre değişebildiği yönünde hayatın olağan akışına uygun olmayan beyanlarda bulunduğunun anlaşılması, malın göndericisi olan uzak ... ülkeleri ve Polonya dan yapılan yurt dışı araştırmalarında

temin edilen fatura kıymetleri ile ... firmasının faturaları arasında USD bazlı çıkan fark miktarı ile dava konusu beyannamelerde, mal bedellerinin alış fiyatının altında belirtilmiş olması ve böylece idare aleyhine 170.640,00 TL miktarında vergi farkı oluştuğunun belirlenmesi karşısında; sanıkların birlikte fikir ve eylem birliği içerisinde atılı kaçakçılık suçunu işlediklerinin sabit kabul edilip haklarında zincirleme biçimde toplu kaçakçılık suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Sanıklar hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

Mahkemece üç sanığın da mahkûmiyetine karar verilmiş olması karşısında; katılan Gümrük İdaresi lehine hükmolunan vekalet ücretinin, sanıklardan eşit olarak alınacağının hükümde belirtilmemesi isabetli bulunmamış olup, söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında katılan Gümrük İdaresi lehine vekalet ücretine hükmedilen paragrafta ''alınarak'' ibaresinden önce gelmek üzere hükme ''eşit olarak'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.02.2024 tarihinde karar verildi.