7. Ceza Dairesi 2023/20122 E. , 2024/3883 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/117 E., 2023/354 K.
SUÇ : 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkileriinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan ... vekilinin temyiz nedenleri; sanığın mudiler adına belge düzenleyerek sahte olarak imza attığının sabit olduğuna ve imzaların iğfal kabiliyeti bulunduğundan eylemin nitelikli zimmet olarak kabul edilmesi gerektiğine, alt sınırdan uzaklaşılarak temel cezanın belirlenmesine, hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2. Sanık müdafiinin temyiz nedenleri; sanığın mudi hesaplarından çektiği paraları zimmetine geçirmediğine, zimmet kastının bulunmadığına, eyleminin güveni kötüye kullanma suçu olarak değerlendirilebileceğine, re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Sanığın katılan bankanın Diyarbakır ... şubesinde kıdemli memur olarak bireysel satış ekibinde çalıştığı, işe girişte bankaya ibraz ettiği diplomanın sahte olduğunun anlaşılması üzerine 20.11.2012 tarihinde görevinden istifa ettiği, bunun üzerine Türkiye ... Teftiş Kurulu Başkanlığınca yapılan incelemeler sonucunda, çalıştığı süreçte banka müşterisi olan ..., ..., ... ve ...'nın hesaplarından bilgileri ve rızaları dışında 103.608,00 TL tutarında para çekme işlemini gerçekleştirdiği, anılan hesaplara 58.680,00 TL tutarındaki paranın yatırıldığı, aradaki 44.928,00 TL tutarı zimmetine geçirdiği tespit edilerek ilgili banka tarafından kanuni soruşturma raporu düzenlenmiştir.
Banka şikâyetinin ve dosya kapsamında banka tarafından düzenlenen soruşturma raporunun bulunduğu belirlenmiştir.
Sanık hakkında 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na (5411 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 160 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmasında, müşterilerin hesaplarının aynı zamanda borsaya açık olması nedeniyle para kaybedildiği zaman müşteri hesapları arasında işlemleri tuttutmak amacıyla para geçişlerini sağladığını, zimmetine para geçirmediğini, yaptığı bu işlemlerden kaynaklı banka zararını giderdiğini, atılı suçu kabul etmediğini ifade etmiştir. Banka soruşturması sırasında verdiği ifadesinde ise, bir kısım dekontlara mudi imzasını taklit etmek suretiyle imza attığını, bir kısmını önceden mudiye imzalattığı boş dekontları kullandığını, mudilerin hesapları arası transferler yaptığı gibi kendi ihtiyacı için de bu işlemleri yaptığını beyan etmiştir.
Müşteki olarak beyanları alınan mudiler bankacı olan sanık ile çalıştıklarını, birbirlerini tanımadıklarını ve hesaplar arasında para aktarımına ilişkin talimatlarının bulunmadığını, bir kısım mudiler boş dekont imzalayarak sanığa verdiklerini, bir kısım mudiler ise dekontlardaki imzaların kendilerine ait olmadığını, sanığa telefon ile talimat vermediklerini ifade etmişlerdir.
Tensip zaptı ile katılan bankadan dava konusu tüm dekont asılları ile ilgili mudilerin mukayeseye esas samimi imza örneklerinin talep edildiği, bankanın 09.07.2014 tarihli yazı ekinde ilgili belgelerin gönderildiği belirtilmiş olsa da dosyada yer almadığı görülmüştür.
Dosya kapsamında 06.04.2013 ve 23.12.2015 tarihli heyet bilirkişi raporlarının eylemi nitelikli zimmet olarak nitelendirdiği anlaşılmıştır.
Katılan bankadan gelen cevabi yazıya göre 02.04.2013 tarihinde sanık tarafından banka zararının karşılandığı bildirilmiştir.
Sanığın eyleminin Mahkemece nitelikli zimmet olarak kabulü sonrasında Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 27.12.2022 tarihli bozma ilamı neticesinde katılan bankanın 29.09.2023 tarihli yazısı ile, toplumsal olaylar nedeniyle 2014 yılı ekim ayında ... şubesinin tahrip edildiği, yakıldığı, şubenin tamamen kullanılamaz hale geldiği ve bu nedenle müşteriler ve 3. kişiler tarafından imzalanan sair tüm belgelere ilişkin ilgili mahkemeden zayi belgesi alındığı, dosya kapsamındaki dekont ve ilgili mudilerin
mukayeseye esas samimi imza örneklerinin sunulma imkanı bulunmadığı bildirilmiştir.
A. Bu kapsamda mahkemece dosya kapsamındaki banka soruşturma raporunun, müşteki beyanlarının, sanığın savunmalarının ve tüm delillerin değerlendirilmesinde, sanığın savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, sanığın zimmet suçunu işlediğinin kabulü ile dava konusu dekontlar ve ilgili mudilerin mukayeseye esas imza örneklerine bu aşamada ulaşılamamış olması sanık lehine değerlendirilerek basit zimmet suçundan ceza verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ... vekilinin ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
C. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen;
1.Hükmün 3 numaralı bendinde, sanık hakkında soruşturma başlamadan zararın tamamını ödemesi nedeniyle indirim yapılmasına ilişkin kısımda 5411 sayılı Kanun'un 160 ıncı maddesinin beşinci fıkrasının gösterilmesi gerekirken, aynı Kanun'un 160 ıncı maddesinin dördüncü fıkrasının gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,
2. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adlî para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir şekilde çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilmeksizin, sanık hakkında hapis cezasından çevrili adlî para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin bentte infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adlî para cezasının ödenmemesi halinde cezanın hapis cezasına çevrileceğinin belirtilmesi,
dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle, katılan ... vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği,
1.Hükmün 3 numaralı bendinde yer alan "160/4. maddesi" ibaresinin çıkarılarak yerine gelmek üzere, "160/5. maddesi" ibaresinin eklenmesi,
2. Hükmün 6 numaralı bendinin çıkarılması suretiyle hükmün, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
04.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!