7. Ceza Dairesi 2023/19932 E. , 2024/2942 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/177 E., 2020/494 K.
SUÇTAN ZARAR GÖREN : Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu
SUÇ : 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na muhalefet
İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Bafra Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.2010 tarihli ve 2009/417 Esas, 2010/487 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na (5809 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, anılan Kanun'un 63 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 16.660,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, söz konusu kararın 08.06.2010 tarihinde itiraz edilmediğinden bahisle kesinleşmesine müteakip sanığın denetim süresi içerisinde 27.02.2012 tarihinde kasıtlı bir suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine Bafra 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.06.2020 tarihli ve 2020/177 Esas, 2020/494 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanması suretiyle sanığın üzerine atılı suçtan 5809 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası, 5237
sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 16.660,00 TL
adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın istinaf edilmediğinden bahisle 29.06.2020 tarihinde kesinleşmesi üzerine zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle davanın düşürülmesi
yerine mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.10.2010 tarihli kanun yararına bozma istemine istinaden Dairemize gelen dava dosyası, Dairemizin 10.03.2022 tarihli ve 2022/4769 karar sayılı ilâmıyla suçtan doğrudan doğruya zarar gören ve yargılamaya katılma hakkı bulunan kurum olan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu dava ve duruşmadan haberdar edilmeden yargılama sonlandırıldığı gibi adı geçen kuruma gerekçeli kararın da tebliğ edilmediği ve kanun yararına bozma istemine konu kararın kesinleşmediği anlaşıldığından kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmesi üzerine Bafra 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.06.2020 tarihli ve 2020/177 Esas, 2020/494 Karar sayılı kararının Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'na tebliğ edildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 5271 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca kanun yararına bozma istemini içeren, 15.02.2023 tarihli ve KYB-2022/165545 sayılı Tebliğnamesi ile gönderilen dava dosyasının, Dairemizin 15.06.2023 tarihli ve 2023/6338 Karar sayılı ilâmı ile Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar verilerek tevdiine karar verildiği anlaşılmıştır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 5271 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca kanun yararına bozma istemini içeren, 27.11.2023 tarihli ve KYB-2023/111082 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.11.2023 tarihli ve KYB-2023/111082 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
1- Bafra Asliye Ceza Mahkemesinin 01/06/2010 tarihli ve 2009/417 esas, 2010/487 sayılı kararı ile 5809 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de; anılan kararın verilmesinden önceki aşamada, davanın suçtan zarar gören Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'na ihbar olunmadığı, gerekçeli kararın adı geçen Kuruma tebliğ edilmediği için usulüne uygun kesinleşmediği ve sanık hakkındaki denetim süresinin de başlamadığı, dolayısıyla sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle hükmün açıklanamayacağının gözetilmemesinde,
2- Kabule göre de, "5809 sayılı Kanun'un 63/9. maddesi kapsamında işlenen suçun 8 yıllık olağan zamanaşımı süresine tabi olduğu, sanığın müsnet suçu 07/10/2008 tarihinde işlediği, 27/10/2009 tarihinde mahkemesince savunmasının alındığı, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın ise 08/06/2010 tarihinde kesinleştiği, sanığın 27/02/2012 tarihinde yeniden suç işlediği, 27/10/2009 günü yeniden işlemeye başlayan sürenin 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 08/06/2010 ile 27/02/2012 tarihleri arasında durduğu, denetim süresinde işlenen suç tarihi olan 27/02/2012 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlemeye başladığı anlaşılmakla; zaman aşımının durduğu süreler mahsup edildikten sonra, sanığın sorgusunun yapıldığı 27/10/2009 tarihinden kararın verildiği 19/06/2020 tarihine kadar 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesinde düzenlenen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin tamamlandığı nazara alınmadan, davanın düşürülmesi yerine yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Kanun yararına bozma ihbarnamesindeki (1) nolu istem yönünden yapılan değerlendirmede;
Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbarnamesindeki (1) nolu talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma ihbarnamesindeki (1) nolu isteminin KABULÜNE,
2.Bafra 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.06.2020 tarihli ve 2020/177 Esas, 2020/494 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3.Bozma sebebine göre, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma ihbarnamesindeki (2) nolu istem yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!