WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2023/19889 E.  ,  2024/4059 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2011/413 E., 2012/2067 K.-2011/465 E., 2012/2064 K.
SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının
Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet
İNCELEME KONUSU KARAR : Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.12.2012 tarihli ve
2011/413 E., 2012/2067 K.-2011/465 E., 2012/2064 K. sayılı
kararları
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet suçundan sanık ...'nın, anılan Kanun’un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkraları uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 100,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine dair Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.12.2012 tarihli ve 2011/413 Esas, 2012/2067 Karar sayılı kararını kapsayan dosya ile sanığın aynı suçtan 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 100,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine ilişkin

Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.12.2012 tarihli ve 2011/465 Esas, 2012/2064 Karar sayılı kararlarının temyiz edilmeksizin usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 09.10.2023 tarihli ve 94660652-105-06.2229-2023-KYB sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.11.2023 tarihli ve KYB-2023/108475 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.11.2023 tarihli ve KYB-2023/108475 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet suçundan sanık ...'nın, anılan Kanun’un 8/4 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 100,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine dair Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/12/2012 tarihli ve 2011/413 Esas, 2012/2067 Karar sayılı kararını kapsayan dosya ile,
Sanığın aynı suçtan 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine dair Kanun'un 8/4, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 100,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ilişkin Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/12/2012 tarihli ve 2011/465 Esas, 2012/2064 Karar sayılı kararını kapsayan dosyalar incelendi.
Dosyalar kapsamına göre, Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/12/2012 tarihli ve 2011/413 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 20/02/2011, iddianame düzenleme tarihinin ise 11/04/2011 olduğu, Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/12/2012 tarihli ve 2011/465 esas sayılı dosyasında ise suç tarihinin 11/02/2011, iddianame düzenleme tarihinin 18/04/2011 olduğu, her iki suçun da 11/04/2011 tarihli ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukuki kesinti olmadığı, anılan iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, dosyaların birleştirilmesi ve 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, her bir eylem için ayrı ayrı ceza verilmek suretiyle yazılı şekilde kararlar verilmesinde isabet görülmemiştir...."şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı ve 16.05.2017 tarihli ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerinin bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi gerektiği anlaşılmıştır.

2.Dosya kapsamına göre, Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.12.2012 tarihli ve 2011/413 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 20.02.2011, iddianame düzenleme tarihinin 11.04.2011 olduğu, Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.12.2012 tarihli ve 2011/465 Esas sayılı dosyasında ise suç tarihinin 11.02.2011, iddianame düzenleme tarihinin 18.04.2011 olduğu, her iki suçun da 11.04.2011 tarihli ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukuki kesinti olmadığı, anılan iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, dosyaların birleştirilmesi ve 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, her bir eylem için ayrı ayrı ceza verilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.12.2012 tarihli ve 2011/413 Esas, 2012/2067 Karar-2011/465 Esas, 2012/2064 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.04.2024 tarihinde karar verildi.