7. Ceza Dairesi 2023/19859 E. , 2024/3773 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/428 Değişik İş
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
İNCELEME KONUSU
KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yapılan
itirazın reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan sanık Hamza Fouad Gaber Abdelsalam'ın anılan Kanun'un 3/5, 3/22, 5/2 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 3 ay 15 gün hapis ve 20,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi gereğince hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2021 tarihli ve 2020/886 Esas, 2021/135 Karar sayılı kararına karşı katılan kurum vekili tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.06.2021 tarihli ve 2021/428 Değişik İş sayılı kararını kapsayan dosya Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 09.10.2023 tarihli ve 94660652-105-34-17592-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.11.2023 tarihli ve KYB - 2023/109740 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.11.2023 tarihli ve KYB - 2023/109740 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
''Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 10.05.2022 tarihli ve 2020/27277 Esas, 2022/8825 Karar sayılı ilâmında yer alan "...sanık hakkında TCK'nın 43. maddesinin uygulanması koşullarının tartışılması kesinleşen mahkumiyet kararı bulunması halinde ise sanık hakkında belirlenecek cezadan söz konusu kesinleşen karardaki ceza miktarının mahsup edilmesi gerekmekte ise de; 14/06/2015 tarihinde işlenen eylemle ilgili verilip kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı henüz hukuken varlık kazanmadığından, söz konusu davanın incelemeye konu dava ile bu aşamada birleştirilmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin cezanın hükmolunacak cezadan indirilmesine imkân bulunmadığının anlaşılması karşısında..." şeklindeki açıklamalar nazara alınarak yapılan incelemede,
Dosya kapsamına göre, İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2021 tarihli ve 2020/886 Esas, 2021/135 Karar sayılı kararına konu dosyadaki suç tarihinin 11.01.2020, iddianame düzenleme tarihinin ise 05.10.2020 olduğu, İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/248 Esas sayılı dosyası ile derdest bulunan davadaki suç tarihinin 07.12.2019, iddianame düzenleme tarihinin 23.09.2021 olduğu, her iki suçun da ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukuki kesinti olmadığı, anılan iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, dosyaların birleştirilmesi ve 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Sanığın derdest dava dosyasına konu 07.12.2019 tarihli kaçakçılık eylemi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen dosyaya konu 11.01.2020 tarihli kaçakçılık eylemi yönünden, suç ve iddianame tarihleri itibarıyla incelendiğinde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanma şartları oluşmakta ise de;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları temyiz yasa yoluna tabi olmayıp itiraza tabi kararlardır. 5271 sayılı Kanun'un 231/8. madde ve fıkrası gereğince beş yıl denetim süresi bulunmaktadır. Aynı Kanun'un 231/10. madde ve fıkrasına göre denetim süresi içinde yeni bir suç işlemeyen sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilecektir. Aynı Kanun'un 231/11. madde ve fıkrasına göre ise denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkeme hükmü açıklayacaktır.
Yani hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukukî bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibarıyla karma bir özelliğe sahip bulunan, denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi halinde geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223. maddesi uyarınca düşürülmesi sonucu doğurduğundan, bu özelliğiyle sanık ile devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birisini oluşturmaktadır.
Somut olayda mahkeme, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile birlikte 5271 sayılı Kanun'un 231/8.
madde ve fıkrasına göre "sanığın 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına, herhangi bir yükümlülük yüklenmesine gerek olmadığına" karar verdiğinden, bu hükümler karşısında sanığın beş yıl süre ile denetime tabi tutulup, bu süre içinde kasten yeni bir suç işleyip işlemediğinin de takibi gerekecektir. Beş yıl içinde yeni bir suç işlemediği takdirde hakkındaki kamu davasının düşürülmesine karar verilecektir. Bu uygulama sanığın lehine sonuç doğuracak ve zincirleme suç hükümlerinin uygulama imkanı da ortadan kalkacaktır. Sanık beş yıllık denetim süresi içinde suç işlediği takdirde ise hüküm açıklanacaktır. Hükmün açıklanması ile birlikte sanık hakkındaki kesinleşen ve infaza verilen diğer eylemleri ile birlikte 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanma şartlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilebilecektir.
Açıklanan nedenlerle mercii tarafından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara katılan kurum tarafından yapılan itirazın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma isteminin yerinde olmadığı belirlenmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!