WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Temmuz 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2023/1967 E.  ,  2024/1528 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/312 E., 2022/368 K.
SUÇ : 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I.TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın atılı suçu işlemediğine, ele geçen eşyanın kaçak olmadığına, sanığın beraati gerektiğine, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığına ve re'sen gözetilecek diğer sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE
Olay tarihlerinde sanığa ait petrol istasyonunda yapılan kontrollerde tespit edilen gizli yer altı tanklarında, ilk olayda 3.600 kg; ikinci olayda ise 2.940 kg kaçak motorin ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanığın savunmalarında; gizli tanklarla ilgisi olmadığını, vaziyet planında yer almayan bölümlerin işletmeyi devraldığında mevcut olduğunu, kim tarafından konulduğunu bilmediğini beyan ettiği
görülmüştür.
21.12.2011 tarihli olayda ele geçen 3.600 kg kaçak akaryakıta ilişkin kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Ele geçen kaçak eşyanın ticari miktar ve mahiyette olması, sanığın aşamalardaki savunması, bozma ilâmları ve tüm dosya kapsamı karşısında, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak;
1.5237 sayılı Türk Ceza Kanunun'un 61. maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurlarının dikkate alınması gerekmekte olup dosya kapsamına göre sanığın benzer olaylarla karşılaştırıldığında vehamet arz eden fiili, eylem ile ceza arasındaki denge gözetildiğinde teşdidi gerektirdiği halde, sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılmadan ceza tayini,

2.Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulanmasını talep eden, engel adli sicil kaydı bulunmayan, kamu zararını gidererek makbuzu dosyaya ibraz eden ve netice ceza bakımından uygulama engeli bulunmayan sanık hakkında, başkaca gerekçe de gösterilmeden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve ertelemeye ilişkin hükümlerin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,

3.15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2 maddesi uyarınca, sanığın kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık müessesesinden yararlanabilmesi için mahkemece kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında yer alan dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar tutarı ödemesi hususunda ihtarat yapılması ve ödeme yapması halinde, soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun'un 5/2 maddesi uyarınca daha önce sanığa bu hususta ihtarat yapılmamış olduğu da gözetilerek cezasında 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerektiği cihetle; kovuşturma aşamasında yapılan ihtaratta indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken 1/3 olarak bildirilerek sanığın yanıltılması ve ödeme yapılmadığından bahisle ilgili hükümlerin sanık hakkında uygulanmaması hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, temyiz edenin sıfatına göre 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 14.02.2024 tarihinde karar verildi.