WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Temmuz 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2023/19580 E.  ,  2024/1265 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/1054 E., 2023/1182 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve suçta kullanılan aracın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ... müdafiilerinin temyiz sebepleri; usulsüz arama kararına, dosya kapsamına göre sanığın sigaralardan haberinin olmadığına, sigaralar henüz satılmadığı için suçun sübut bulmadığına, suça konu eşya üzerindeki incelemenin usulüne uygun yapılmadığına, zararın sanığa usulüne uygun biçimde bildirilmediğine, etkin pişmanlık ihtaratının hukuka aykırı olduğuna, nakil aracının müsadere edilmemesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2.Sanık ... ve ...'nin temyiz sebepleri; usulsüz arama kararına, sigaralar henüz satılmadığı için suçun sübut bulmadığına, suça konu eşya üzerindeki incelemenin usulüne uygun

yapılmadığına, zararın usulüne uygun biçimde bildirilmediğine, etkin pişmanlık ihtaratının hukuka aykırı olduğuna ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE
Sanık ...'ın sevk ve idaresinde, diğer sanıklar ... ve ...'nin yolcusu olduğu, sanıklardan ...'a ait kapalı kasa kamyonetin kontroller esnasında önleme araması kararına istinaden yapılan aramasında, aracın iç kısmında bulunan kavunların altındaki çuval ve poşetlerden 401 karton, aracın arka bagajında bulunan zula niteliğindeki gizli bölmesinden 147 karton olmak üzere toplamda 548 karton kaçak sigara ele geçirilmiştir.

Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasına muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanıklar ...'ın üzerine atılı suçu kabul ettiğini, sigaraların kendisine ve sanık ...'ye ait olduğunu, sigaralardan ...'ın haberinin bulunmadığını beyan etmiştir.

Sanık ... savunmasında üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiştir.

Sanık ... savunmasında; İstanbul iline köylüsü olan diğer sanıklarla birlikte gideceğini, İstanbul'dan eşya satın alacağını, diğer sanıkların kavun nakletmek istemeleri üzerine para karşılığı teklifi kabul ettiğini, eşyayı araca diğer sanıkların yüklediğini, aracın gizli bölmesinden ve araçtaki sigaralardan haberi olmadığını beyan etmiştir.

Sanıkların uhdesinde Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olan 548 karton kaçak sigaranın ele geçirilmiş olması, sanıklar ... ve ...'nin suçlarını ikrar etmeleri, yolcu olan sanıkların aracın kasasına ve zulalı bölmelerine şoför olan sanık ...'tan habersiz biçimde yüksek miktarda kaçak sigara koymasının mümkün olmayacağı gibi, araçtaki zuladan araç sahibi olan şoförün habersiz olduğuna dair savunmasının açıkça suçtan kurtulmaya yönelik olması, kolluk ifadeleri ile savunmaların kısmen çelişkili oluşu ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların eylemlerinin sabit olduğu belirlenmekle, sanıklar hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanık ... müdafiileri, sanıklar ... ve ...'nin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Sanıklar hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, mahkum oldukları uzun süreli hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun, sanıkların kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından uygulanmamasına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerekirken uygulanmamasına karar verilmesi isabetli bulunmamıştır.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ... müdafiileri, sanıklar ... ve ...'nin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hak yoksunluklarına ilişkin A-14, B-14 ve C-14 numaralı fıkralarda bulunan "hak yoksunluğunun" ibaresinden sonra gelmek üzere "kendi altsoyu bakımından" ibaresinin aynı fıkralara eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.02.2024 tarihinde karar verildi.